Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM’ın Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yürüttüğü “Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023“ Projesinin 81 İl Çalıştayları Adana Toplantısı 23 Ekim 2009 tarihinde, Adana Seyhan Kültür Merkezi Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştaya, Adana Valisi İlhan Atış İl protokolü, TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, (E) Büyükelçi Ömür Orhun, TASAM Başkan Yardımcısı (E) Büyükelçi Murat Bilhan, (E) Büyükelçi Aydemir ERMAN, Dr. Abdullah Özkan, TASAM Direktörü Dr. Engin Selçuk, Prof.Dr. Vural ALTIN ve AB Uzmanı Can Baydarol’un yanısıra çok sayıda belediye başkanı kurum müdürü ve sivil toplum kuruluşları temsilcisi katıldı.
Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023’te ülkemizin olması gereken yer ve hedeflerle ilgili kamu üst bürokrasisine, STK’lara ve kamuoyuna yönelik çok boyutlu ve stratejik bilgi aktarımını hedefleyen "Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023" projesinin Adana’daki toplantısının açılış konuşmasını TASAM Başkanı Süleyman Şensoy yaptı.
Başkan ŞENSOY katılımcıları selamladıktan sonra Projeyi manevî himayelerine alan Cumhurbaşkanlığı makamı ve makamı temsil eden Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’e şükranlarını kurumsal olarak arz ettiklerini belirtip, projede cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılını sembol olarak kabul edildiğini, çalışma ile insanımız için gelecek endişesinin kültür ve yaşam tarzı olarak şekillenmesine katkı yapıp, hem kamu yönetimi hem de kanaat önderlerine artı bir değer katılmasının hedeflendiğini vurguladı.
Şensoy "Atatürk’ün bize bıraktığı en önemli sözlerden birisi “muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak“tır. Bu söz bizlere Doğuda ve Batıda ne varsa bunlardan faydalanıp daha sonra kendi katkı ve referanslarımızla seviyemizi, dünyada o an yaşanılan mevcut muasır medeniyet seviyesinin üzerine taşımak gibi bir misyon yüklüyor. Bu Türkiye’nin Türklerin bilinen medeniyet geçmişiyle de örtüşüyor. Tabi çok büyük hamasî sözler konuşmak yerine mümkün olduğunca reel-politik durumu dünya açısından, bölge açısından, ülkemiz açısından doğru görmeye çalışmak moral değerlerimize de doğru vurgular yapmak durumundayız" dedi.
Projenin “Uluslararası İlişkiler“, “Uluslararası Güvenlik“, “İç Siyaset“, “Ekonomi“, “Kültür“, “Eğitim, Bilim ve Teknoloji“ olmak üzere altı ana başlığı kapsadığını söyleyerek bu başlıkların devlet ve millet olmanın olmazları olduğunu dile getiren Başkan Şensoy "Burada hedeflenen önümüzdeki dönemde ülkemizin, bölgenin, dünyanın nereye varacağını tahmin etmeye çalışarak yöneticilerimizin görev alanlarıyla ilgili çıkarımlarda bulunmak.
Sadece bütçe yılıyla sınırlı bir vizyon değil de mümkün olduğunca, elbette devlet olmanın gereklerini aksatmadan zihinsel anlamada bir gelecek endişesi taşıyan anlayışla görev ifa etmek hedefine katkı yı amaçlıyor proje. Burada şöyle bir düşünce aklınıza gelebilir. "Bu Türkiye’nin makro vizyonu bizim ilimizle, kurumumuzla ne ilgisi var ve nasıl bir bağlantı kurulabilir?" Bu yaklaşım çok mantıklı olmakla birlikte doğru cevaplanmazsa soranı yanlışa da götürebilir. Ülkenizin makro vizyonunun nereye gittiğini bilmeden kendi kurumumuza yol haritası çizmemiz hedeflenemez. Toplum zihninde bu tür çalışmaların Ankara’nın belli kurum ve yöneticilerinden beklenir. "Bu konuda aktif değiliz yada bir görev alanımız yok" diye düşünülür. Bu tür yaklaşımlar artık dünyada yeni gelişen konseptte yerini kaybetmiştir. Hep bir kurtarıcı beklemek bizim geleneğimizde vardır. Bir lider çıkacak, bir parti, bir başbakan, bir paşa çıkacak yada bakanlar kurulu yapsın, İl valisi yapsın, belediye başkanı yapsın durumu artık geçerli değil. Bu saydıklarımın liderlikleri elbette çok önemli. Ama gelinen noktada ülkemizin dinamikleri dünyanın gelişmesine paralel olarak topyekün bir bütünleşme içinde hedeflenen başarılar için çalışılmalı. Bu hedefler gelişmelere göre revize de ediliyor. Sonra bu, ülkenin ekonomi politikalarına uygulanıyor. Ekonomi politikalarına uygun olarak sektörel politikalara uygulanıyor. Ondan sonra alt sektörlerin politikalarına uygulanıyor. Bunlar yukarıdan aşağıya yada aşağıdan yukarıya doğru birbiriyle uyuşmadığı zaman ülke enerjisinin % 80’i toprağa veriliyor demektir. Dolayısıyla hedefte bütünlük bizi başarıya götürecek olan en temel unsurdur" diyerek sözlerini tamamladı.
Adana Valisi İlhan Atış ise yaptığı konuşmada "Sayın TASAM Başkanına, çok önemli görevlerde bulunmuş büyükelçilerimize, değerli hocalarımıza ilimize teşrif ettikleri için teşekkür ediyor Seyhan ilçesinde toplantıyı yaptığımız için Seyhan kaymakamı, belediye başkanı değerli çalışma arkadaşlarım, basınımızın değerli temsilcilerine de katkı ve katılımlarından dolayı teşekkür eiyorum.
Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecekle ilgili endişeleri yoktur. Türkiye’de son dönemlerde olumlu söylemler hamasî nutuklar gibi adlandırıldı. Bu söylemler hamasî nutuklar değildir -yeter ki içi doğru doldurulsun- hepsi olumlu ve yerinde kullanılmış doğru sözlerdir.
Değerli konuklar 80 sene önce Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı yüce önder Mustafa Kemal Atatürk misafirlerini Ankara’da götürecek lokanta bulamıyordu. 1914 yılında dünyanın önemli ülkeleri Türk problemlerinin bittiğini düşünerek Çanakkale’ye saldırdılar. Gördüler ki karşılarında bir dağ var. 1921’de bir ülkenin temsilci ülkesine mesaj çekiyor. "Türk problemi bitmiştir" diye. Orduları Sakarya’ya dayanmıştı. Ama sonra baktılar ki Türk problemi diye bir problem yok Türk milleti var hiç de bitmeyecektir. Bazı Atasızlar 91-98-93-94’te Türk milletinin Misak-ı Millî sınırlarının değişebileceği düşüncesine kapıldılar. Gördüler ki hayır Türk milleti sınırlarını tartışmıyor bile, gerekirse şehit vererek gazi olarak mücadele ediyor. 2001 kriziyle birlikte Türk ekonomisi tepetaklak olmuşken bir çok kişi bu iş bitmiştir dedi ama gördük ki bitmedi. Biz şimdi Avrupa’nın 6. Dünyanın en büyük 16. ekonomisiyiz. Gelecekte Avrupa’nın 5. Dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi içerisinde olacağız ve bu hamasî bir söylem değildir. Türkiye’nin 80 yıl içerisinde aldığı mesafe Japonya’dan da Almanya’dan da büyüktür. Nedeni 80 yıl içinde bizim de bütün milli savunma giderlerimizi Japonya gibi Almanya gibi ekonomik refah için harcansaydı, sanayi için harcansaydı şimdi çok çok daha büyüktük. Benim de Fransa, Belçika, Hollanda, Avusturya gibi komşularım olsaydı ben şimdi çok ilerdeydim. Benim komşularım beni yıkmak için terörü besleyen komşulardır. Biz Türk milleti hiç yorulmak üzere yola çıkmayız.Türkiye Cumhuriyetinin Bayrağı altında ezanını dinleyerek herkes mutludur huzurludur. Hiçbir zaman endişeye kapılmayacak hep dik duracak ve ne mutlu Türküm diyerek önünüze bakacağız. Hiçbir devlet hiçbir kuruluş bizi problemli kılamayacaktır. Tedbirlerinizi doğru ve zamanında aldığınız da hiçbir endişeniz olmasın Adana da şimdi 205 milyar dolarlık yatırım var. Adana’da şimdi bankalarımızda 4.5 milyarlık tasarruflarımız var. Adana’da işlerini çok iyi yapan bürokratlarımız, işlerini çok iyi yapan sivil toplum kuruluşları ve oda başkanları var. Biz 2023 yılı değil 3023 yılına hazırız. Neyle hazırız 1 milyon hektarlık toprağımızla, enerji bölgelerimizle hazırız, petrol borularımızla, çalışan insanlarımızla birbirini asla ötekileştirmeyen Adanalılarla hazırız. TASAM’ın bugün bu toplantıyı burada yapması Adana’nın geleceğinin ne kadar parlak olduğunun bir göstergesidir. Ülkemizin geleceği nasıl parlaksa Adananın geleceği de öyle parlaktır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisiyle hükümetiyle, muhteşem yargısıyla, ordusuyla demokrasisiyle dimdik ayaktadır hep olacaktır."
Oturum başkanlığını TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un yaptığı öğleden önceki oturumda “Uluslararası İlişkiler“ konusunu (E) Büyükelçi Murat Bilhan, “Uluslararası Güvenlik“ konusunu (E) Büyükelçi Ömür Orhun, “İç Siyaset“ konusunu Dr. Abdullah Özkan sundu. Öğleden sonra (E) Büyükelçi Murat Bilhan başkanlığında gerçekleştirilen ikinci oturumda ise “Ekonomi“ başlığını AB Uzmanı Can Baydarol, “Kültür“ başlığını Dr Engin Selçuk ve “Eğitim, Bilim ve Teknoloji“ Prof. Dr. Vural Altın başlığını ise sundular.