Şanghay İşbirliği Örgütü: Asya’nın NATO’su

Haber

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Rusya - Orta Asya - Çin hinterlandında sınır ihtilafları çözme gayesiyle Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın bir araya gelmesiyle peyda olan Şanghay Beşlisi’nin temelleri üzerine kurulmuştur....

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Rusya - Orta Asya - Çin hinterlandında sınır ihtilafları çözme gayesiyle Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın bir araya gelmesiyle peyda olan Şanghay Beşlisi’nin temelleri üzerine kurulmuştur.

1996–2000 tarihleri arasında Şanghay Beşlisi üye devlet başkanları sırasıyla Şanghay (1996), Moskova (1997), Almaty (1998), Bişkek (1999) ve Duşanbe’de (2000) toplanmışlardı.

Özbekistan’ın katılınıyla Şanghay Beşlisi hem sayı hem de nitelik açısından dönüşüme uğramıştır. 14 Haziran 2001 tarihinde Şanghay’da bir araya gelen altı üyenin devlet başkanları Şanghay İşbirliği Örgütü’nün konseptin tanımlanmasını yapmışlar. 17 Haziran 2004 tarihinde gerçekleşen Taşkent Zirvesi’nde “Taşkent Deklarasyonu“ imzalanmış, örgütün Daimi Sekretaryası da Pekin’de bulunması karara varılmıştır. Afganistan Başkanı Hamid Karzai ve Moğolistan Dışişleri Bakanı Luvsangiyn Erdençulun’un zirvede “gözlemci“ statüyle katılmaları, örgütün yeni açılımlara bir ipucu şeklinde değerlendirmemiz mümkündür.

Taşkent zirvesi, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün artık sadece sınır problemleri çözmekten öte çok katmanlı bir yapıya doğru gittiğini göstermektedir. Çin’in üye ülkelere kredi imkanı sunması, Asya-Pasifik bölgesindeki ülkelerle işbirliğini geliştirmek için siyasi irade gösterilmesi, zirve sonunda liderlerin imzaladığı Taşkent Deklarasyonu ile “Şanghay İşbirliği Örgütü Kalkınma Fonu“ ve “Şanghay İşbirliği Örgütü İş Kurulu“ oluşturulması fikrinin benimsenmesi, Orta Asya’daki güvenlik ve istikrar için üye ülkelerin ekonomik kalkınmasına vurgu yapılması bu dönüşümün ilk işaretleri olarak sayılabilir.

Nitekim, 28 Mayıs 2004’te örgüte üye ülkelerin ekonomi ve ticaret bakanlarının yine Taşkent’te yaptığı toplantıda, güvenlik ve istikrar için önceliğin bölgesel ekonomik ve ticari işbirliğine verilmesi üzerinde duran bakanlar, Özbekistan Devlet Başkanı Kerimov’un daha önce ortaya attığı ‘Orta Asya Ortak Pazarı’ projesini tartıştı. Dünyada yaklaşık 500 milyon kişilik AB ortak pazarı; yaklaşık 900 milyon kişilik Amerikan ortak pazarı; Asya ve Büyük Okyanus bölgesindeki 21 ülkeden oluşan yaklaşık 2,6 milyar kişilik ortak Pazar; 10’dan fazla Güney Asya ülkelerinden oluşan 500 milyon kişilik ortak pazar örnek gösterilerek, Merkezî Asya’da benzer bir ekonomik birliktelik kurulabileceği fikri geliştirildi. Projenin ilk aşamasında, serbest ticaret bölgelerinin, ardından ortak gümrük birliğinin, daha sonra da yatırım ve işgücünün serbest dolaşabileceği bir ortak pazar oluşturma hedefi de aktüeldir.

Avrasya havzasında iki bölgesel güçü (Rusya ve Çin) ihtiva eden Şanghay İşbirliği Örgütü, Asya kıtasında bölgesel güvenlik sorunlar için çözüm arayışındadır. Sadece toplantılar ve zirvelerdeki söylemlerin ötesine geçemeyen Örgüt artık somut adımları atmaktadır.

Örgütün daimi Genel Sekreterliği Pekin’de, ŞİÖ bünyesinde kurulan Bölgesel Anti-terör Komitesi daimî ofisi de Bişkek’te konuşlandırıldı. Sekreterya’nın açılış töreninde Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov’un deyimiyle, Şanghay İşbirliği Örgütü uluslararası örgütlerle diyalog ve işbirliğini kuvvetlendirmektedir. Pekin’deki konuşmasında şunların altını çizmiştir: “ŞİÖ, BM Güvenlik Konseyi çerçevesinde kontrterrör komitesinde çalışmalarına başlamış, AGİT zirvelerinde de aktif katılımı sürdürmekte, ayrıca ASEAN’la da diyalog ilişkilerini arttırmaktadır“.

Şanghay İşbirliği Örgütü’nün küresel alanda belirleyici unsur olarak yerini alabilmesi için sınır güvenlik anlaşmalarının ötesinde ekonomik, politik ve kültürel geçişkinlikleri tamamlayıp Hindistan ve Pakistan gibi Asya-içi denge unsurlarını da içine katması halinde NATO’nun genişleme planlarına karşı bir Asya cephesini oluşturulabilir.

Osmanlı Devletinin mirası üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlet özelliğini taşımakla beraber, Kuzey Afrika’da, Balkanlar’da, Orta Doğu’da ve Asya’da doğal uzantıların mevcut olduğu bilinci son dönemde açıklanan dış politika perspektiflerinden okunması mümkündür. Türkiye sahip olduğu tarihî birikimi çerçevesinde sadece bölgesel değil küresel aktör olma vizyonuna sahip olmalıdır. Bu bağlamda Avrupa istikametindeki ilerlemelere denk Asya hamleleri de geri plana atılmamalı, bölgede zuhur eden olayları anlama, kullanma ve yönlendirme kabiliyetlerini kullanarak etkin politikalar izlenmeli. Bu gayeye ulaşmak için romantik söylemlerden uzaklaşarak pragmatik ve kalıcı stratejik analizler geliştirilmelidir .

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

İktisadı diğer sosyal bilimlerden ayıran şey, çoğu zaman konusu değil, bakış açısıdır. Sosyolog da siyaset bilimci de antropolog da insan davranışını inceler; ama iktisatçıyı ayıran, davranışa “kıt kaynakların tahsisi” merceğinden bakmasıdır. Bu, kulağa basit bir tanım gibi gelir — ama tarihine bakı...;

Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi ve 280 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi olan Endonezya; küresel enerji dönüşümü, hammadde jeopolitiği ve yeniden haritalanan küresel tedarik zincirlerinin tam merkezinde yer almaktadır.;

Birleşik Devletler uzun süredir Rusya’yı nihai bir çöküş sürecindeki güç olarak gördü. Bu değerlendirme, 1980’lerde Sovyetler Birliği’nin açık emperyal aşırı yayılma belirtileri göstermesiyle şekillendi; önce Varşova Paktı’nın, ardından Sovyetler Birliği’nin kendisinin dağılmasıyla pekişti.;

İktisat tarihinin ve sosyal bilimlerin gelişim sürecinde "ahlaki ekonomi" (moral economy) ve "etik iktisat" kavramları, tek tip ve monolitik bir tanıma hiçbir zaman sahip olmamıştır. Aksine bu kavramlar, kökenleri, epistemolojik yöntemleri ve hedefleri bakımından belirgin şekilde farklılaşan iki ana...;

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ;

Kalıcı güvenlik düzenleri ortak değerlerden değil, tarafların birbirlerini tasfiye edemeyeceklerini kabul etmelerinden doğar. 1648 Westphalia ve 1975 Helsinki’nin stratejik gerçekçilik buydu.;

Modern siyaset ve iktisat düşüncesi, kamu hukuku ile özel hukuku, devlet ile piyasayı, kamu iktidarı ile özel mülkiyeti birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış iki antagonist ya da en iyi ihtimalle dengelenmesi gereken bağımsız alanlar olarak kurgulama eğilimindedir. Ancak iktisat tarihi, bu kavramsal...;

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikk...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...