Küresel Yeni Bir Güç: ASEAN

Haber

29 Kasım’da, dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan on altı Asya ülkesinin (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile birlikte ASEAN ’ı oluşturan on ülke), hükümet ve devlet başkanlarının Lao PDR ’nin başkenti Vientian ’da bir araya gelmeleri, araştırmacıların “küreselleşme sürecinde yeni aktörlerin belirmekte olduğu” yönünde yorumlarına neden oldu. ...

İlhan Güllü**

Dünyanın yarıdan fazlası AB ve ABD’nin alternatifi olabilir mi?

29 Kasım’da, dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan on altı Asya ülkesinin (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile birlikte ASEAN ’ı oluşturan on ülke), hükümet ve devlet başkanlarının Lao PDR ’nin başkenti Vientian ’da bir araya gelmeleri, araştırmacıların “küreselleşme sürecinde yeni aktörlerin belirmekte olduğu“ yönünde yorumlarına neden oldu. Çin’li yetkililer ise Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı ekonomik ve siyasi bir blok oluşturmayı öngördüklerini açıkça ifade etmektedirler.

Bu zirve, Çin’li yetkililerin de ifadesiyle “2020’li yıllarda“ Asya’da kurulması hedeflenen, günümüz Avrupa Birliği’ndekinin benzeri bir ortak pazarın temelini de atmış bulunmaktadır. ASEAN (Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği) daha önce, Japonya ve Güney Kore gibi Kuzey ülkeleriyle de benzer girişimlerde bulunmuş ancak bu defa Çin’in katılımıyla çok büyük bir pazarın söz konusu olması, konuya ayrı bir önem kazandırmıştır.

Öncelikli sektörler ve gümrük indirimleri

Onuncu zirve toplantısında, Çin ve ASEAN’ın 10 üyesi (Birmanya, Burundi, Kamboçya, Endonezya, Lao PDR, Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland, Vietnam), daha önceden öngörüldüğü gibi 2012’den itibaren gümrük tarifelerini 0 ile %5 arasına indirerek ve 2 milyardan fazla potansiyel tüketiciyi içine alacak olan serbest değişim bölgesini oluşturmak konusunda anlaşmaya vardılar.

Ancak ülkeler arasındaki gelişmişlik farkı da göz ardı edilmemektedir. İlk önce, gelişmiş ekonomiler ( Burundi , Malezya, Endonezya, Filipinler, Singapur ve Tayland), 2007 yılına kadar aralarındaki gümrük tarifelerini tamamıyla kaldıracaklar, bunu 2012 yılında birliğin en fakir dört ülkesi (Kamboçya, Birmanya , Lao PDR ve Vietnam) takip edecektir.

Dünyanın en büyük pazarının temellerini atmaya yönelik olarak ilk aşamada, sağlık, ahşap ürünler, kauçuk ürünler, elektronik, otomobil, tekstil ve giyim, balıkçılık ve hava yolu taşımacılığı ve turizm olmak üzere 11 öncelikli sektör belirlenerek, 2007’den 2012’ye kadar bu sektörlerdeki gümrük vergilerini yürürlükten kaldırması kabul edilmiştir. Ayrıca, ekonomik bütünleşmeyi hızlandırmak için rekabet gücünü artırmak, serbest piyasanın yerleşmesini sağlamak, özel sektörü geliştirmek amacıyla da bir yol haritası belirlenmiştir.

ASEAN’ın yeni bir boyut kazanıyor

Yapılan gözlemler, Çin ve ASEAN ülkeleri arasında 2003’te 78,2 milyar Dolar olan ticaret hacminin bu yıl %28 büyüyerek, 100 milyar Dolar artacağına işaret etmektedir. Toplam olarak 2.100 milyar Dolar artacak olan GSMH’sıyla, dünyanın öbür ucundaki bu iki yeni ortak, ekonomik ve siyasi bakımdan kaçınılmaz bir blok oluşturmaktadır. Öte yandan Çin-ASEAN ikilisiyle, Japonya ve Güney Kore arasındaki yakınlaşmanın hızlanacak olması ve hatta gelecek yıl Malezya’da EAS (Güney Doğu Asya) grubu adı altında yapılacak ilk zirvesinde Çin, Kore ve Japonya’nın ayrıcalıklı gözlemci değil de ayrı üye olarak katılacak olmaları, söz konusu bloğun önemini ortaya koymaktadır. ASEAN’ın Çin ile imzaladığı bu antlaşma Japonya’yı uyandırmışa benzemektedir ve Çin’in bu girişimi karşısında seyirci kalmayacaktır. Bu şekliyle, bölgenin bütün ülkelerini içine alarak 2010 yılında dünyanın en büyük serbest değişim bölgesi olmanın hedeflendiği açıktır.

İfade edildiği şekliyle bu ülkeleri yeni bir blok oluşturmaya götüren nedenler çok çeşitli olup bunlardan en önemlileri şüphesiz, Küreselleşen dünyadaki Avrupa Birliği ve Amerika faktörleridir. Avrupa Birliğinin genişleyici bütünleşme hamleleri, özellikle Euro bölgesini kurduktan sonra ABD Dolar’ı karşısında gösterdiği direnç ve son olarak on yeni ülkeyi bünyesine alması, iktisadi refah seviyesini artırmayı hedefleyen gelişmekte olan ülkelere, ekonomik ve siyasi bütünleşmelerin bir model olduğu izlenimini vermektedir. Bazı iktisatçılar bu yönelişi gelişmekte olan ülkelerin binmek üzere, “yürüyen bir merdiven arayışı“na benzetmektedirler. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler, ekonomik bir birliğe dâhil olmak suretiyle bu yeni yapının iktisadi refaha taşıyıcı özelliklerinden yararlanmak istemektedirler. Avrupa Birliği ve yeni üye olan ya da aday ülkeler bunun en çarpıcı örneğini oluşturmaktadırlar.

Amerika Birleşik Devletleri’nin bu yeni bloğun oluşturulmasındaki etkisi, daha ziyade siyasi yönden olmaktadır. Bu yeni oluşum, ABD’nin dünyadaki yegâne güç olmasının, Çin’in yakın komşularında bile askeri üsler bulundurmasının ve değişik gerekçelerle dünyanın çeşitli bölgelerindeki müdahalelerinin yarattığı hoşnutsuzluğa karşı bir tepki olarak yorumlanabilir.

Gelişmişlik farkları frenleyici olabilir

Çin ve ASEAN ülkeleri arasında imzalanan bu antlaşmadan sonra, yeni bloğun aktörleri, tamamlayıcı ekonomilerin bütünleştirici gücünden yararlanmayı hedeflemektedirler. Bölgesel düzeyde ve oluşturulan grup içinde işbirliğinin gelişmesinde bu tamamlayıcı özelliğin önemli bir role sahip olduğu bir gerçektir. Ancak, ülkeler arasındaki gelişmişlik düzeylerinin farklılığı da dikkate alınmalıdır. Gerçekte, bu türden iktisadi ve politik bütünleşmelerin gelişmiş ülkeler arasında görülüyor olmasına rağmen, ASEAN grubu içinde ekonomik yönden zayıf ülkelerin de bulunması, bu grubun gelecekteki etkinliği bakımından şüpheler uyandırmaktadır.

Ekonomik bütünleşme teorisi açısından ele alınması gereken bir konu ise, iktisadi bütünleşmeye dâhil olan farklı gelişmişlik düzeyindeki ülkelerin maruz kalacakları yapıcı ve zorlaştırıcı etkilerdir. Viner’in de ifade ettiği gibi ekonomik bütünleşme, az gelişmiş ülkeler üzerinde atıl durumdaki işgücünün istihdama kavuşması gibi olumlu etkiler yaparken, gelişmiş ülkeler üzerinde tam tersi etki yapmakta, örneğin istihdam edilmiş durumdaki işgücünün yer değiştirmesine, dolayısıyla yerleşmiş durumdaki yapının bozulmasına neden olmaktadır. ASEAN örneğinde ise pazarın en büyük parçasını oluşturacak olan Çin’in ekonomik yapı itibariyle henüz belirgin bir özellik sergilemediğini ve gelişmekte olan ülkeler grubunda olduğunu dikkate alarak, daha çok Çin ve az en fakir ülkeler Kamboçya, Lao PDR , Birmanya, Vietnam açısından yapıcı, gelişmiş ülkeler olan Burundi , Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland açısından ise yıkıcı etki söz konusu olacaktır. Bununla birlikte, gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler arasındaki fark, ASEAN üzerinde genel olarak yıkıcı etki yapacaktır.

2003 yılı itibariyle, ASEAN’ın altı büyük ülkesi Burundi , Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland’da ortalama kişi başına düşen GSMH dünya ortalaması civarında iken iken en fakir dört ülkesi olan Kamboçya, Lao PDR , Birmanya ve Vietnam’da 356 Doları geçmemektedir. 1990’lı yılların sonunda savaş, durgunluk gibi nedenlerden dolayı oldukça olumsuz durum sergileyen bu ülkelerin ekonomileri halen çok hassas bir durum arz etmektedir.

Güney Doğu Asya ülkeleri, gerek doğrudan yatırımları gerekse geliştirmiş oldukları ticaret hacimleri yoluyla Çin’in ekonomik gelişmesinden büyük ölçüde etkilenmektedirler. Aslında Çin, bölgedeki ekonomik gelişmenin potansiyel motoru işlevini görmektedir. Hatta küçük ülkeler, Çin’in kendilerini sislindir gibi ezip geçmesinden endişe etmektedirler.

28 Kasım’da ASEAN’ın en fakir dört ülkesi Kamboçya, Lao PDR , Birmanya ve Vietnam ilk kez bir araya gelerek gelişme sürecinde geri kalmışlıklarına ortak çözümler üretebilmenin ve Asya’nın devlerinin arasında gelecekte yer edinebilmenin yolunu aramaları, ayrıca ASEAN’ın bu ülkelere yönelik olarak, gümrük tarifelerinin kaldırılması konusunda daha esnek politikalar izlemesi bunun işareti olarak değerlendirilebilir.

Güven verici olmayan düzensiz büyüme

Bununla birlikte ASEAN, dağınık bir düzen içinde ilerlemeye devam etmektedir. Lao PDR’nin Japonya ile, üye ülkelerden bir diğeri olan Singapur’un da Vientian ’de sadece, Güney Kore’yle, yılsonundan önce tamamlanacak olan tek bir serbest değişim antlaşması imzalamaları buna örnek olarak algılanabilir. Ancak ASEAN’ın bir yetkilisinin de belirttiği gibi “Gümrük engellerini kaldırdığı ve ekonomilerini yaklaştırdığı ölçüde yabancı yatırımcıların bu grubu küresel bir pazar olarak görmeleri mümkün olacaktır“ .

Çin’in geleceğe yönelik tutkusu ile 2020’li yıllarda bugünün Avrupa Birliği gibi bir güç olmayı hedefleyen ASEAN’ın bu tür bir ekonomik birlik, hedeflenen süre içerisinde gerçekleştirecek dinamiklerden; kültürel, iktisadi ve teknik birikimden henüz yoksun olduğunu ifade edebiliriz. En azından geleceğe yönelik böyle bir bakış açısının ekonomik ağırlığının olabilmesi için, AB’nin bütünleşme programlarında olduğu gibi ülkeler ve bölgeler arası kalkınmışlık düzeylerinin giderilmesi, siyasi ağırlığının olabilmesi için ise en azından, Tayland’ın güneyindeki Müslüman bölgelerde ve Birmanya ’daki politik durumdan dolayı terörizmle savaş konularına da değinilmesi gerekir.

Ekonomik bütünleşmelerin geçirdiği aşamalar, oluşturduğu kurumlar ve bu kurumlarının işleyiş biçimlerini dikkate aldığımızda yukarıda ifade edildiği gibi ulaşılması öngörülen iki model Avrupa Birliği (ekonomik güç) ve Amerika Birleşik Devletleri (siyasi güç)’nden Avrupa Birliği hedefi, 2020’ye kadar ulaşılması zor olanıdır. Ancak, stratejik açıdan öngörülen Amerika Birleşik Devletleri modeli, henüz demokratik açılımını sağlamamış, bölgesine yakınlaşmış olmakla birlikte tam olarak güven verememiş, gelecekte de Güney Doğu Asya’da jandarma rolünü öngörüp görmediği belli olmayan Çin’in de içinde bulunduğu ASEAN tarafından, değişik seviyelerde yakalanabileceği düşünülebilir.

* TASAM Genel Md.

** TASAM Ekonomi Çalışma Grubu, Uzman

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2572 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 607
Asya 76 1001
Avrupa 13 619
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 281
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1327 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 277
Orta Doğu 18 584
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1280 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 774
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1950 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
Türkiye 72 1950

Son Eklenenler