Balkanlar II. Uluslararası Balkan Kongresi İle Tekirdağ’da Buluşuyor

Haber

II. Uluslararası Balkan Kongresi 24-26 Nisan 2009 tarihleri arasında Asya ile Avrupa’nın kucaklaşma noktası ve Balkanlarla Anadolu’nun kesiştiği kent olan Tekirdağ’da “Balkanlar’da Sosyoekonomik İş Birliği ve Kalkınma” alt başlığı ile gerçekleştiriliyor. Kongreye 12 Balkan ülkesinden 40’ın üzerinde bilim adamı katılıyor....

II. Uluslararası Balkan Kongresi 24-26 Nisan 2009 tarihleri arasında Asya ile Avrupa’nın kucaklaşma noktası ve Balkanlarla Anadolu’nun kesiştiği kent olan Tekirdağ’da “Balkanlar’da Sosyoekonomik İş Birliği ve Kalkınma“ alt başlığı ile gerçekleştiriliyor. Kongreye 12 Balkan ülkesinden 40’ın üzerinde bilim adamı katılıyor.
Tekirdağ Valisi Aydın Nezih DOĞAN, yöneticiler olarak bölgede yaşayan insanların ekonomik durumlarının iyileştirilmesi ve refah seviyelerinin yükseltilmesinin temel hareket noktaları olduğunu belirtirken, TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY, “Günümüzde Balkan ülkelerinde yaklaşık 1.5 milyon Türk ve toplam 9.5 milyon Müslüman yaşamaktadır. Balkanlar’dan Anadolu’ya doğru yaşanan göç dalgası günümüz Türkiye’sinde yaklaşık 7 milyon olarak tahmin edilen Balkan kökenli bir nüfus yaratmıştır. Balkanlar derin tarihsel ve sosyo-kültürel bağlar ile ekonomik ve siyasal ilişkiler bakımından Türkiye için son derece önemli bir bölgedir“ dedi.
Kongrede iki gün boyunca toplam yedi oturum gerçekleştirilecek. “Balkanlar’da Sosyalizmden Serbest Piyasa Ekonomisine Geçiş“, “Balkanlar’ın Avrupa Birliği’ne Sosyoekonomik Entegrasyonu“, “Balkanlar’da Sosyoekonomik Problemler ve Çözüm Önerileri“, “Türkiye’nin Balkan Ülkeleri ile Sosyoekonomik İlişkileri“, “Balkan Ülkelerinde Yatırım İmkanları“ ve “Balkanlarda Sosyoekonomik İş Birliği Alanları“ konuşulacak.


ELVEDA RUMELİ DİZİSİ EKİBİ DE KONGREDE
Kongrenin ilk gününe Balkan ülkelerinde ve Türkiye’de ilgi ile izlenen Elveda Rumeli Dizisi Genel Yönetmeni Serdar AKAR, dizinin yönetmeni Doğan Ümit KARACA ve dizide rol alan bazı sanatçılar da katılacaklar. Serdar AKAR ve dizi ekibine Türkiye ve Balkan ülkeleri arasındaki kültürel ilişkilere yaptıkları katkıdan dolayı ödül verilecek.


Üçüncü ve son gününde Tekirdağ’ın tarihi ve turistik mekanlarının gezileceği kongreye 40’ın üzerinde bilim adamının yanı sıra, Balkan kökenli pek çok sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katılacak.

Kongrenin en önemli amacı, yaşanılan sosyoekonomik sorunları tespit etmek, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirerek barış, demokrasi ve ekonomik istikrarın tesisi sürecinde Balkan ülkeleri arasındaki “sosyoekonomik iş birliği ve kalkınma“ya katkı sağlamaktır. Balkan ülkeleriyle siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliği konusunda var olan durumu saptamak, ülkeler arasında uygulanabilecek yeni işbirliği alanlarını ortaya koymak da kongrenin hedefler arasında yer alıyor.

Tekirdağ Valisi Aydın Nezih DOĞAN

Geçen yıl “Balkan Milletleri Arasında Etkileşim“ alt başlığı ile ilki icra edilen kongre bu yıl da Tekirdağ Valilisi Aydın Nezih DOĞAN öncülüğünde, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi, Doğu-Batı Trakya Belediyeler Birliği ve Namık Kemal Üniversitesi tarafından “Balkanlar’da Sosyoekonomik İş Birliği ve Kalkınma“ alt başlığı ile gerçekleştiriliyor.

Tekirdağ Belediye Başkanı Op. Dr. Adem DALGIÇ Kongre ile ilgili yaptığı açıklamada “Balkanlar konumu itibariyle Avrupa’nın stratejik bir bölgesidir. Balkan devletlerinin bu stratejik pozisyonu kendi lehlerine çevirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda, Uluslararası Balkan Kongresi’nin hem bölge insanına hem de tüm insanlığa olumlu katkılar sağlayacağını umuyorum“ dedi.
Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nizamettin ŞENKÖYLÜ ise “Tekirdağ ilimizi Balkanlar’a ve bir anlamda Avrupa’ya açılan bir kapı olarak gördüğümüzden ötürü, Balkan ülkeleri ve özellikle de üniversiteleri ile mevcut olan ilişkilerimizi daha da geliştirmek arzusundayız“ dedi.

ÖNCE BARIŞTA İSTİKRAR SONRA EKONOMİ
Kongrenin başlı başına Cumhuriyet tarihinde Balkan ülkeleriyle ilgili olarak bu boyuttaki ilk kongre olduğunu belirten Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, “Aslında küreselleşme ile birlikte yaşanmakta olan iktisadi hayat; refahın yayılması için sermayenin aradığı istikrarın oluşturulması gerektiğine açık bir işaret teşkil etmektedir. İstikrar, önce barış demektir. Barış ise, sosyal ve ekonomik refah anlamına gelmektedir.

İşte tam da bu noktada biz bölge yöneticilerinin sorumlulukları ortaya çıkmaktadır. Biz yöneticiler, bölgede yaşayan insanların ekonomik durumlarının iyileştirilmesini, refah seviyelerinin yükseltilmesini temel hareket noktası olarak kabul etmekteyiz. Bölgenin jeostratejik konumunu, halklarımızın yararına kullanmayı arzulamaktayız. Dünyada giderek büyümekte olan pastadaki payımızı, artan ölçüde yükseltmek istemekteyiz“ dedi

STRATEJİK VİZYON

TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy ise yüzde 5’i Balkanlar’da yer alan Türkiye’nin sadece coğrafi açıdan değil, aynı zamanda tarihsel ve sosyo-kültürel anlamda da bir Balkan ülkesi olduğuna dikkat çekti. Balkanların Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olarak, Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle olan iktisadi ve siyasi ilişkilerinde önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Şensoy, “Dolayısıyla bu coğrafyada ortaya çıkan krizler, problemler ve savaşlar Türkiye’nin güvenliğini ve Avrupa ile olan ilişkilerini derinden etkilemektedir“ dedi. Bölgeye yönelik stratejik bir vizyon geliştirilmesi gerektiğini belirten Başkan ŞENSOY şunları söyledi:
“Balkanlarda yaşanan köklü değişim-dönüşüm süreci beraberinde yeni ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel problemleri gündeme getirdi. Bu problemlerin en yıkıcısı ve acı vereni kuşkusuz yaşanılan savaşlar oldu. Bu savaşların kötü anıları halen yaşamaya devam ediyor ve problemlerin çözümünü zorlaştırıyor. Dolayısıyla Balkanlar’da barış, demokrasi ve istikrarın inşası ve korunması hem Türkiye hem de diğer bölge devletleri ve halkları için büyük önem arz etmektedir. Balkanlar hakkında doğru ve objektif bilgi sahibi olmamız, milletler arasında yanlış önyargıları ortadan kaldırmamız gerekiyor. Balkan milletleri arasında etkileşim ağını geliştirmemiz ve yeni iktisadi, siyasal ve kültürel işbirliği alanlarını çok daha ileriye taşımamız büyük bir önem arz ediyor. Kongrenin bu amaçlara hizmet edeceğini düşünüyoruz. “

ELVEDA RUMELİ DİZİSİ EKİBİ DE KONGREDE
Kongrenin ilk gününe Balkan ülkelerinde ve Türkiye’de ilgi ile izlenen Elveda Rumeli Dizisi Genel Yönetmeni Serdar AKAR, dizinin yönetmeni Doğan Ümit KARACA ve dizide rol alan bazı sanatçılar da katılacaklar. Serdar AKAR ve dizi ekibine Türkiye ve Balkan ülkeleri arasındaki kültürel ilişkilere yaptıkları katkıdan dolayı ödül verilecek.

II. Uluslararası Balkan Kongresi ile ilgili daha fazla bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1999 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1999

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...