Amerikan Anglo-Sakson Ve Ren Kapitalizminin Mücadelesi

Haber

ABD’deki Başkanlık seçimlerinin yapılmasının üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen bu ülkenin geleceğe yönelik stratejilerine dair farklı politik ve ekonomik yorumlar yapılmaya devam ediliyor. Bu yorum ve tartışmaların odak noktasını, petrol fiyatlarının artmaya devam etmesi, Dolar’ın değerinin düşmesi ve Euro’nun Dolar karşısında değerinin artması oluşturmaktadır....

ABD’deki Başkanlık seçimlerinin yapılmasının üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen bu ülkenin geleceğe yönelik stratejilerine dair farklı politik ve ekonomik yorumlar yapılmaya devam ediliyor. Bu yorum ve tartışmaların odak noktasını, petrol fiyatlarının artmaya devam etmesi, Dolar’ın değerinin düşmesi ve Euro’nun Dolar karşısında değerinin artması oluşturmaktadır.

Öncelikli Konu Petrol

Cuma günü (19 Kasım) Şili’nin Başkenti Santiago’da yapılan Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği toplantısında, önceden belirlenen konular olan “ekonomik büyüme, ticaret hacminin geliştirilmesi ve güvenlik işbirliği“ yanında enerji piyasasının güvenliğini ve son günlerde 46 dolar civarında seyreden petrol fiyatlardaki istikrarı sağlamak amacıyla “petrol arzının düzenlenmesi“ konusu da görüşmelere ilave edildi.

Aslında, ABD’deki son seçimlerden Bush’un galip çıkması, ABD iç piyasası ve uluslararası piyasalar tarafından, iki yıldan beri süregelen Dolar’ın değerinin düşük tutulması politikasının devam edeceğinin bir göstergesi olarak yorumlanmıştır. Bu şekliyle “Bırakınız yapsınlar“ politikasının sürekliliğinin güvencesi piyasalara verilmiş olmaktadır. Dolar’ın son olarak Euro karşısındaki düşüşünün (1 Euro = 1,2929) son rekorunu kırmış olması bu güvencenin piyasalar tarafından doğru algılandığının bir işareti olarak anlaşılabilir. Ancak, Dolar’ın değerindeki düşüşün ve bunun karşısında Euro’nun değerlenmesinin nereye kadar gideceği, ABD’nin geleceğe yönelik ne gibi stratejiler geliştirdiği tartışmaların özünü oluşturmaya devam etmektedir.

Dolar ve Euro Rekabeti

Son günlerde ABD’li ve Avrupalı yetkililerin Dolar ve Euro eşitliğine yönelik olarak yaptıkları açıklamalar, uluslararası piyasalarda yaşanan rekabetin doruk noktasına ulaştığını göstermektedir. Uluslararası para işlevi gören Dolar karşısında başlangıçta zayıf bir direnç gösteren Euro, Bush’un ilk Başkanlık döneminde % 30 değer kazanmıştır. Bu değer artışı son üç aylık dönemde ise % 4,8 olmuştur. ABD’de, “çifte açık“ olarak da adlandırılan “bütçe açığı“ ve “cari açık“ taki büyüklük, Dolar’ın Euro karşısında düşmeye devam edeceği ve Euro’nun gelecek yıl en az 1,35 Dolara ulaşacağı yönündeki yaklaşımlara güç kazandırmaktadır. Bu şekilde, Euro’nun Dolar karşısında değer kazanacağı ihtimalini düşünen G7’lerin, gelecek seferki toplantılarında konuyu yeniden elmayı hedeflemeleri ise bu yaklaşımları destekleyen bir başka husustur.

Fakat mevcut durumda Dolar’ın değer kaybı, ekonomiler için sadece olumsuzluklara yol açmaktadır. Hammadde ve petrol fiyatlarının ABD Doları türünden belirlenmesi, Avrupa’nın temel hammaddeler ve enerji kaynakları konusunda ek maliyetlere katlanmasına neden olmaktadır. Ayrıca Dolar’daki düşüş karşısında Euro’nun değerlenmesi, Avrupa ekonomisinin ihracat kapasitesini daraltmaktadır ve bu durum son üç ayda ticari faaliyetlere % 03, % 05 ve % 07 oranında gerileme şeklinde yansımıştır. Avrupa’yı endişelendiren asıl önemli husus, petrol fiyatlarının, enflasyonun seyri üzerinde baskı oluşturmasıdır. Avrupa Merkez Bankası, Dolar ve Euro arasındaki kurda meydana gelen değişmelerden ve bunun uluslararası piyasalarda fiyatlara yansımasından ABD’yi sorumlu tutarak “çifte açık“ a dikkat çekmekte ve tasarrufların artırılması gerektiğine işaret etmektedir. Aslında ABD, ekonomik büyümesini finanse edebilmek için her ay 2 milyar Dolar yabancı sermayeye ihtiyaç duymaktadır.

Avrupa’nın Dolar’a yönelik eleştirisi karşısında ABD ise, mevcut durumu Avrupa’nın sergilediği rekabet gücünün düşüklüğünün göstergesi olarak yorumlamakta ve Dolar’ın değerinin “serbest piyasa“da belirlendiğine işaret etmektedir.

ABD’deki çelişki

ABD’li yetkililerin, Politikalarının hedefinde Dolar’ın değerinin artması olduğunu iddia etmekle birlikte uygulamanın bundan farklı olması tezat oluşturmaktadır. Konunun ilginç olan diğer bir boyutu ise Dolar’daki bu düşüşün ne Wall Street’te ne de Amerikan Tahvil Borsası’nda paniğe yol açmamasıdır. Bu da ABD’lilerin gözünde Dolar’ın halen değerli olduğunu göstermekte ve gelecekte daha da düşebileceği ihtimalini artırmaktadır. Ancak, günde 5 milyar Dolarlık hacme sahip piyasalarda Dolar’ın değişim değerine nasıl müdahale edilebileceği konusunda şüpheler önemini korumaktadır.

Sonuç olarak mevcut durum, ekonomide “bırakınız yapsınlar“ zihniyetinin hakim olduğu Amerikan kapitalizminin, ekonomiyi sendikacı bir zihniyetle yöneten Ren modeli Avrupa kapitalizmine meydan okuması olarak değerlendirilebilir. Fakat ABD’nin, bu yönde gerekli dinamiklere sahip olup olmadığı konusu şüphe uyandırmaktadır. Bush yönetimi yeni dönemde, bazı alanlardaki sorunları kısa ve orta vadede çözüme kavuştursa bile cari ödemeler dengesindeki kronikleşmiş sorunları çözmekte bir hayli zorlanacaktır. Bu ise Dolar’ın daha bir süre düşmeye devam edeceği anlamına gelmektedir. Ancak şurası da ihmal edilmemelidir ki ABD’nin stratejilerindeki beklenmedik bir gelişme sadece Euro bölgesini değil, ellerinde çok miktarda Dolar bulunduran Çin, Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinden başlayarak Latin Amerika ülkelerini de içine alan geniş bir dünya coğrafyasını etkileyecektir.

*TASAM Ekonomi Çalışma Grubu, Uzman

Paris 3 Sorbonne Nouvelle Üniversitesi Doktora

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2072

AI Futures Project’in Temmuz 2026’da yayımladığı çalışma, AI 2027’de çizilen olumsuz varsayılan gidişatı güncellemek ya da yanlışlamak için yazılmış yeni bir tahmin sunmuyor. Her ne kadar ben okumaya başladığımda bu önyargıyla başlamış olsam da. Yazarlar, AI 2027’nin geleceğin kabaca nasıl görünebil...;

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

Tarih, geçmişin tozlu sayfalarında bırakılacak donuk bir hatıra defteri değil; bugünün hibrit savaşlarında devletlerin hayatta kalmasını sağlayan en dinamik jeopolitik enstrümandır. Bir toplumun geleceğini inşa edebilmesi, geçmişini romantize etmesiyle değil, o geçmişi bugünün şartlarıyla rasyonel b...;

Konfüçyüs’ün ünlü öğretileri, yazara göre bu makalede tanıtılan doktrinin — sentezleyici realizmin — ortaya çıkışını öngörmüştür. Bu yeni öğretinin amacı; modern felsefenin gelişimindeki üç ana dal olan nesnelcilik (objektivizm), öznelcilik (süjektivizm) ve ampirizmi tek bir felsefi dünya tablosunda...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

Türkiye’nin ekonomi tarihi, krizler ve bu krizlerden çıkış reçeteleriyle dolu bir kroniktir. Ancak 2001 krizi, sadece bir likidite daralması veya döviz şoku olmanın ötesinde; Cumhuriyet tarihinin en köklü "sistemik çöküşü" olarak kayıtlara geçmiştir. ;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

Yüzyılın başında devletlerarası çatışmalar giderek cepheden cepheye değil, koridordan koridora aktarılmaktadır. Ekonomi, enerji, savunma ve diplomasi artık haritalarda sınırlarla değil, bağlantı hatlarıyla tarif edilmektedir (Fırat, 2021; Kirişci, 2022). Zengezur Koridoru da tam bu bağlamda, yalnızc...;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...