Türkiye Afrika Ticaret Hacmi

Yorum

2014 yılında Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacmi, bir önceki yıla göre yaklaşık 70 milyon dolar gibi cüzi bir artış kaydederek 23,4 milyar doların üzerine çıktı. ...

2014 yılında Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacmi, bir önceki yıla göre yaklaşık 70 milyon dolar gibi cüzi bir artış kaydederek 23,4 milyar doların üzerine çıktı. Söz konusu tutarın 13,7 milyar dolarlık bölümünü ihracatımız, 9,6 milyar dolarını ise ithalatımız oluşturdu. Böylece 2013 yılında Türkiye lehine 4,9 milyar dolar olan ticaret dengesi, 4,1 milyar dolar seviyesine geriledi.

Afrika ile ticaretimizden Kuzey Afrika 15 milyar dolarlık bir pay alırken, Sahra altı Afrika’nın payı 8,4 milyar dolara ulaştı. Bir önceki yıla göre, Kuzey Afrika ile ticarette 700 milyon dolarlık bir kayıp yaşanırken, Sahra altı Afrika ile ticarette yaklaşık 800 milyon dolarlık bir artış kaydedildi.
2013 yılının verileri esas alındığında, iyimser bir bakış açısından 2014 yılında istikrar korunmuştur. Fakat daha gerçekçi bir yaklaşımla, 2012 – 2014 döneminde Afrika ile ticaretimizin yalnızca 400 milyon dolar arttığı ve daha önce 2015 yılı sonu için zikredilen 50 milyar dolarlık ticaret hacminin, mevcut konjonktürde gerçekçi bir hedef olmadığı görüldü. Her ne kadar söz konusu hedef, yakın zamanda 2018 yılına ötelense de, kalan kısa zaman zarfında ticaret hacminin iki katına yükselmesi kolay olmayacaktır.

Türkiye’nin Afrika’daki başlıca ticaret ortakları değişmezken, siyasi ilişkilerimizin sancılı bir süreçten geçtiği Mısır, 4,8 milyar dolar ile ilk sıradaki yerini muhafaza etti. Söz konusu ülkeyi sırasıyla Cezayir (4,7 milyar dolar), Nijerya (2,5 milyar dolar), Libya (2,3 milyar dolar), Fas (2 milyar dolar), Güney Afrika Cumhuriyeti (1,7 milyar dolar) ve Tunus (1,1 milyar dolar) takip etti.

2014 yılında en dikkat çekici artışlar, Nijerya ve Cezayir ile yapılan ticarette görüldü. Nitekim Nijerya ile ticaret 900 milyon dolar artarken, Cezayir ile de 440 milyon dolarlık bir artış kaydedildi. Buna karşın, Libya ile 1,3 milyar dolarlık bir kayıp yaşanırken, Güney Afrika Cumhuriyeti ile ticaretimiz 360 milyon dolar azaldı, Mısır ve Tunus ile ise kayda değer bir değişim görülmedi.

Öte yandan, hedeflere paralel olarak Afrika kıtasındaki ticaret ortaklarımızın çeşitlendirilmesi büyük önem arz ederken, bu anlamda önemli birer potansiyele sahip olan Etiyopya, Gana, Kenya, Fildişi Kıyısı, Sudan ve Tanzanya gibi ülkelerle yapmış olduğumuz ticarette, ileriye dönük ümit vaat eden bir gelişme kaydedilmedi.

2009 yılından bu yana Afrika ülkeleriyle karşılıklı olarak açılan Büyükelçiliklerin ve Ticaret Müşavirliklerinin yanı sıra Türk Hava Yolları’nın Afrika seferlerindeki artış, Afrika Kalkınma Bankası’na üyeliğimiz ve TİKA’nın yeni temsilcilikleri sayesinde kıta genelindeki faaliyet alanını genişletmesi gibi faktörlerden ötürü mevcut potansiyel dikkate alındığında, söz konusu tutarın daha yukarılara taşınması gerektiği muhakkaktır.

Ufuk Tepebaş, 5 Şubat 2015




Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2650 ) Etkinlik ( 218 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 98 1041
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1349 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 284
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1289 ) Etkinlik ( 75 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 779
Türk Dünyası 19 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2006 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2006

Değişen bankacılık parametrelerini sağlıklı yönetme, finans çalışmalarının küresel gelişmelerin gerektirdiği boyutlara taşınmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında finans temalı ağların inşasına katkı sunmak üzere kurulan Finans Bankacılık ve Kalkınma Enstitüsü’nün internet sitesi yenilendi.;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile TASAM BGC tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlâk Kodu” ana temasıyla 09-10 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek;

Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl yedincisi gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Post-Güvenlik Jeopolitik: Çin, Rusya, Hindistan, Japonya ve NATO” ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 04-05 Kasım 2021 tarihinde DoubleTree by Hilton İstanb...;

İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki, yasa dışı yerleşim, yıkım, zorla yerinden etme, müsadere, tahliye politikalarında bir değişiklik yok. 1967’den beri devam eden bu durum, hiç kuşkusuz sistematik bir devlet politikası ve bu politikaları uygularken kendi hukuk sistemini de sonuna kadar kullanm...;

“Doğadan öğrenme ve tatbik etme” olarak tanımlanan Biyomimikri olgusunun inovasyondan dönüşüme, verimlilikten sürdürülebilirliğe, tasarımdan sanata, araştırmadan geliştirmeye, üretimden pazarlamaya, eğitimden sağlığa, ulaşımdan savunmaya ve yönetimden stratejiye yaşamın her alanına dair yüksek nitel...;

Sayın Bakanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, sayın bürokratlar, sayın misafirlerimiz, hepiniz TASAM tarafından düzenlenen 7. İstanbul Güvenlik Konferansı’na hoş geldiniz. ;

Normal şartlarda Balkanlar’a dair siyasi analizler, çıkarımlar, söylemler ve dahi planlar çoğu zaman dolaylamalardan beslenir ve sonunda kolayca inkâr edilir. Zira kimse kendini haksız görmez davasında. ;

Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti ise, Güney Asya'nın güneyinde Hint Okyanusu'nda bulunan (1972 öncesi Seylan olarak bilinen) bir ada ülkesi olarak 65.610 km2 yüzölçümüne, 22 milyonu aşan nüfusa, 88,9 milyar dolar (2018) GSYİH değerine ve ASEAN, CICA, SAARC, WTO vb. uluslararası kuruluşlard...;

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 5

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun beşinci toplantısı 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’da 6. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 25 May 2022 - 25 May 2022
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...