Sol Umut Son Umut mu? Yunanistan’ın Tercihi

Yorum

Yunanistan için öyle gibi gözüktü. Belki İspanya için de öyle olacak. Ama asıl kazanan popülizm....

Yunanistan için öyle gibi gözüktü. Belki İspanya için de öyle olacak. Ama asıl kazanan popülizm. Dara düşen veya görece olarak kayba uğradığını, hak ettiğini alamadığını düşünen insanlar, genellikle kendilerini düze çıkarmak için uğraşan kadroların değil, verdiği sözü tutamayacakların peşine takılabiliyorlar. Tabii asıl umut, insanların peşinden koştuğu güzel günlerin hayali.

Gerçekçi Olmakla İmkansız Düşleri Düşlemenin Farkı


Yunan halkı artık dayanamadı. Ama Samaras hükumeti, o acı Troyka reçeteleri ile, Yunanistan’ı düze çıkarmaya başlamıştı bile. Onlar çalışırken birileri, gençlik ve karizma ile Troyka’ya baş kaldıran bir siyasi simanın peşine takıldı. Ekonomik büyüme tam olumlu değerlere erişmiş, bütçe açıkları aşağı yönlü hareketine başlamıştı. İnanın veya inanmayın, sınai büyüme değerleri bile Kasım ayı itibarı ile yüzleri güldürmüştü. Ama o işsizlik yok mu o işsizlik, gençler için “Sol“ u en cazip hale getirdi.

İyi ki aşırı sağa kaymadı Yunan seçmeni. Ama Tsipras yüksek sesle söylediği pervasız sözler ile “mümkün olmayanın düşünü“(Dream the Impossible Dream: The Man of La Mancha yani namı diğer Don Kişot) ilham etse bile Yunanistan’ın değişmesi zor gerçekleri var. Bunlar sırası ile zevk ve sefahat düşkünlüğü, çalışma azmi eksikliği, rekabet gücü zayıf sektörler ve düşük tasarruflar.

Öncüler ve Vizyon Sahipleri

Şimdi yeni kurulan kabine, Yunanistan için bir yepyeni. Teknokratlar kabinesi değil. Ama her telden çalan akademisyen, toplumsal aktivist hepsi orada. Kendileri için hepsi öncü. Hepsi vizyon sahibi mi bilemem. Ama herhalde, “biz size olan borçları ödemiyoruz“ yaratıcı bir vizyon değil. “ Kırın zincirlerinizi“ hiç değil. Dikkat ederseniz Grexit tartışması çoktan bitti. Yunanistan hemen Euro alanından çıkmayacak. Ya? Şimdi Troyka’dan önce, kendi aralarında, yani bir kere Syriza denilen koalisyon ve cürmü iki, üç sandalye olan ortağı ANEL partisi ile ne yapalım diye tartışıyorlar. Bazıları borçları reddedelim diyor. Ama genel eğilim yeni bir borç yapılandırması, vade uzatılması ve daha düşük faiz talebi. Faizler zaten düşük. Açıkçası üstüne para istiyorlar.

Lafazan Sayısı Bir mi? Daha mı Fazla?

Şimdi kabinede bir de Super Bakan var. İsmi de bir hoş: Lafazanis. Arkadaşlarıma sordum. Rumca bir anlamı yok. Ama herhalde pek lafazan diye bilinen bir Küçük Asya ailesine mensup olmalı. Onu Enerji, Sanayi ve Çevre konularına bakan super bakan yaptı Tsipras ki, Lafazanis Panaghiotis kan kırmızı, Marksist mi Marksist. O en sert tutum sergileyerek ve Yunanistan’ı küresel ve bölgesel analaşmaların dışına çıkarmayı önerip duruyor. Tabii Rusya’ya yakınlaşmayı herhalde Lafazanis sağlayacak. Bakalım hangi enerji tavizlerini koparır!Doğal gaz mı? Petrol mü? Bunların bir kokteyli olan boru hatları mı? Bu hatlar nereden gelir ve nereye giderler? Varna’dan girip, Selanik’ten mi çıkarlar? Güney Akım’a alternatif olan “Türk Akımı“ bu arada ne olur? Zaman aktıkça biz de bakıp göreceğiz.


Tabii En Lafazan Tsipras’ın Kendisi


Olmayan paralar ile yapılacak 7 milyar Euro’luk bir kamu harcaması, işsizlere iş, aşsızlara aş, evsizlere ev vaad ediyor. Şimdilik bir vaad etmediği, eşsizlere eş. Tarihin derinliklerinde “Posta siparişi gelinler“(Mail Order Brides) gören Yunanistan buna da şaşmazdı herhalde. Zayıflayan bedene bol gelen “fistan“ları(Efistanos) artık kemerle sıkmayacak. Onun için vergiler azaltılacak. Ama zenginlerin mallarına vergi geliyor. Yunanistan tabii seçime doymuyor. Belki kızar bir şekilde koalisyonu çatlatır ve yaz başı yine seçime giderler.

O Zaman Yandı Gitti Keten Helva


Tabii dananın kuyruğu asıl zenginlere vergi artışı ile kopabilir. Yine de keten helvanın yanmaması için iki tercih var:

1. Troyka’nın istikrar planını uygulamayı sürdürmek ve şu kabine acemiliği günlerinde fahiş hata yapmamak. Zaten Avrupa Merkez Bankası(AMB) piyasayı para musluklarını açarak serinletmeye hazır. Hani Yunanistan’ı bir iki kademe daha yukarı kaydırıp onların hazine bonolarını da alısa sorun hafifler.
2. Başta Lafazanis olmak üzere, diğer bakanlarla birlikte Rusya yaptırımlarına itiraz söylemini derinleştirerek, Rus Oligark’larına güzelim adaları satmak ki, Ruslar da biraz daha sefahate alışsınlar. Yoksa Rusya’nın Kıbrıs için yaptığı kurtarma operasyonunu Yunanistan için tekrarlaması için, Yunanistan’ın Ege’de Rusya’ya tavizler vermesi gerek. Kıbrıs, çıkaramadığı Afrodit doğal gazından hisse sözü verdi biliyorsunuz Gasprom’a. Yunanistan acaba ne verir?
Tabii bu iki tercih birbiri ile bağdaştırılabilir. Böyle bir dansözlüğü Kıbrıs’tan başka bir de Yunanistan’ın yapması pek şaşırtmaz. Ama Türkiye de böyle işleri yaptığı için AB ve NATO’nun bunu nasıl karşılayacağını yakında görürüz.

Manevra Alanları


Şimdi koalisyon tuttu tutmadı yeniden seçime gider Yunan Halkı dedik ya! Ama bir-iki manevra alanı var Syriza veya daha doğrusu Tsipras’ın.
1. Gençliği ve karizması kendisi için bir manevra alanı ve bizatihi yeteneği.
2. Yukarıdaki iki tercih, birlikte veya komşu kızıştırma taktiği olarak birer manevra alanı. Ama daha çok şantaj’a girebileceği için sınırları var. Bu alanda aşırı hız ile Tsipras duvara çarpabilir.
3. Zaman içinde populist söylemin sınırlarında bir kaç manevra alanı daha bulur bence Tsipras. Size bir iki tahmin: a. Ateist Tsipras gerekirse iyi bir Orthodoks olabilir. b. Dara düşer ise gündem değiştirmek için çocukluk aşkı Bethy ile bunca seneden ve 2 çocuktan sonra laik veya kilise nikahı ile evlenebilir. Düğüne gelenlerin hediyelerini bozup, Yunanistan bütçesine katkıda bulunursa siyasi ömrü iyice uzar.

Tabii Bir İhtimal Daha Daima Var

Onu da yapsa yapsa sağcı ortağı ANEL yapar ve Türkiye ile haraza çıkararak, bunun etrafında halkı bir arada tutar. Ancak bu şimdilik en olmayacak hesap. Biz buna rağmen Yunanistan’a iyi dilekler sunalım.
NA İSTE KALA: İYİ OLSUNLAR .Onlar iyi olurlarsa biz daha iyi oluruz.



Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2643 ) Etkinlik ( 216 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1035
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 8 285
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1996 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1996

İnsanoğlunun uzayla ilişkisini kabaca iki kategori altında incelemek mümkün. Bunlardan ilki yerküreye görece yakın mesafeleri kapsayan yörüngesel uzay. 1957 yılında uzaya fırlatılan Sovyet Sputnik uydusunu bugüne kadar 8.000’in üzerinde uydu takip etti ve Dünya’nın yörüngesindeki uydular artık moder...;

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

Muhammed Nadir Şah, Afgan kraliyet ailesi üyelerinden birisidir. Amanullah Han ile aynı soydan gelmektedir. Nadir Şah, Amanullah Han’ın kuzenidir. Eski Afgan Emiri Dost Muhammed’in yeğeni Mehmet Yusuf Han’ın oğludur. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...