TASAM Ankara Latin Amerika ve Karayipler Toplantısı - 3

  • Latin Amerika’da Entegrasyon, Unasur ve Grup De Rio

TASAM LATİN AMERİKA VE KARAYİPLER TOPLANTILARININ ÜÇÜNCÜSÜ YAPILDI

TASAM Latin Amerika ve Karayipler Çalıştayının üçüncüsü, "Latin Amerika’da Entegrasyon,UNASUR ve Grup de Rio" başlığı altında, 29 Ekim 2009 tarihinde TASAM Ankara Ofisi’nde gerçekleştirilmiştir. Oturum başkanlığını Büyükelçi(E) Murat BİLHAN’ın yaptığı toplantıya konuşmacı olarak Hacettepe Üniversitesinden Evren ÇELİK WİLTSE katılarak konu ile ilgili bir sunumda bulunmuştur. Çalıştaya TASAM Ankara Temsilcisi (E) Büyükelçi Doç. Dr. Ali Engin OBA ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri yanında, Brezilya, Venezüela, Küba, Şili Büyükelçileri ile Arjantin Maslahatgüzarı ve çeşitli devlet kurumları temsilcileri ile basın mensupları katılmışlardır.

Bayan ÇELİK WİLTSE konuşmasında, Latin Amerika ülkeleri hakkında yaptığı değerlendirmede, bu ülkelere yönelik bilgi eksikliği veya yanlış bilgilendirme konularına dikkat çekmiştir. Konuşmacı, Latin Amerika ülkelerinin gelişmemiş, ekonomileri tarıma dayalı,suç oranlarının yüksek olduğu ülkeler veya sadece ihraç ettikleri kahve,muz ve sigara gibi ürünlerle tanınan ülkeler olarak yanlış bir şekilde değerlendirildiğini belirtmiştir.


Latin Amerika ülkelerinin gerçek ekonomik yapıları hakkında bilgi sunan ÇELİK- WİLTSE; Latin Amerika ülkelerinin gün geçtikçe ekonomik ve demokratik olarak geliştiğini, bu ekonomik gelişim sonucu bölgesel kalkınma ve karşılıklı bağımlılık unsularının arttığını kaydetmiştir. Bu durumun bölgenin ekonomik olarak güçlenmesine yol açtığını ve bunun sonucunda, bu bölgenin ABD’den daha bağımsız politikalar üretmeye başladığını ifade etmiştir.

Konuşmacı ayrıca, yukarıdaki temel izahattan sonra , Latin Amerikada ki bütünleşme hareketleri üzerinde durmuş ve NAFTA, MERCOSUR,UNASUR ve Rio Grubu hakkında bilgi vermiştir.
Konuşmacı, Türkiye’nin Latin Amerika’ya ilgi göstermesi gerektiğini bildirmiş ve bu çerçevede,ülkemizin Gayri Safi Milli Hasılası büyük Brezilya ve Meksika ile ticaret yapmasının arzettiği önem üzerinde de durmuştur.

Toplantıya katılan bölge ülkeleri Büyükelçileri ve diğer ilgililer konu hakkında görüşlerini bildirmişler ve Türkiye- Latin Amerika ilişkilerinin gelişmesini beklediklerini kaydederek çalıştaydan duydukları memnuniyeti ifade etmişlerdir.

Küreselleşme olgusuna ilişkin yapılan tanım ve açıklamalar, konunun daha çok politik, ekonomik ve askeri boyutunu öne çıkarsa da, küreselleşme en fazla kültürel yaşam üzerinde dönüştürücü bir etki yarattığı, toplumların günlük yaşam pratiklerini biçimlendiren temel değerleri, kolektif imgeleri ve se...;

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.