İstanbul Güvenlik Konferansı 2016

  • “Devlet Doğasının Değişimi: Güvenliğin Sınırları”
“Devlet Doğasının Değişimi: Güvenliğin Sınırları“ ana temalı İstanbul Güvenlik Konferansı 2016; TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirildi.

2015 yılında Türkiye’de ilk kez düzenlenen İstanbul Güvenlik Konferansı’nın ikincisi 02-04 Kasım 2016 tarihleri arasında Radisson Blu Hotel Şişli’de gerçekleştirildi. Bölgesel ve küresel ölçekte heyecan ve beklenti oluşturan ve yaklaşık 400 kişilik katılımla icra edilen İstanbul Güvenlik Konferansı’nda “Değişen Devlet Doğası“ temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumları tartışıldı.

Ana Tema
Devlet Doğasının Değişimi: Güvenliğin Sınırları“

Alt Temalar (PANELLER)
Değişen Devlet Doğası, Beklenti Yönetimi ve Güvenlik
Güvenlik ve Savunma Reformu
Değişen Güvenlik Konseptleri: Teorik ve Kavramsal Tartışmalar
Kurumlar ve Kurumsal Yaklaşımlar
Sınır Güvenliği
Şehir Güvenliği
İnsani Güvenlik: Gıda, Çevre, Sağlık, Yaşam
Özel Güvenlik Şirketleri
Bölgesel Çatışmalar
Güvenlik Yönetişimi: Stratejiler ve Aktörler
Yeni Güvenlik Teknolojileri, Otonom Silahlar: Etik ve Hukuki Yaklaşımlar
Uzay/Havacılık, Güvenlik ve Savunma: Savunma Yönetimi ve Uygulamalar
Enerji Güvenliği
Bilgi Güvenliği Yönetişimi: Siber Güvenlik
Melez (Hibrit) Savaş: Orduların Dönüşümü

Çalıştaylar
Millî Mega Savunma Projeleri Çalıştayı
Güvenlik ve Savunma Reformu 2023-2053 Türkiye Vizyonu Özel Çalıştayları
- TSK 2033 Vizyonu
- Güvenlik, Savunma ve Savunma Sanayii 2023 -2053 Vizyonu
- EGM Güvenlik Vizyonu
- Güvenlik ve Savunma Eğitimi
- Güvenlik ve Savunmada Otorite Yönetimi ( Sivil - Asker - Polis )
- Güvenlik ve Savunmada Siyasal İletişim ve Kamu Diplomasisi
( Batı - Doğu Medyası ve Kamuoyu )

2020 başından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını sebebiyle maruz kalınan geniş çaplı kısıt ve kısıtlamalar sonucu endüstriyel faaliyetlerdeki ve trafikteki azalma üzerine, doğada yeniden bir canlanma gözlenmiştir. ;

Dünyada hava kuvvetleri, isimlerine ya uzay kelimesini ekliyor ya da uzaya özel ayrı bir kuvvet kuruyor. Türkiye için bu ayrımı konuşmak için henüz zaman var. Gezegenler arası seyahatin konuşulduğu bu günlerin uzay gündeminde, Türkiye oldukça yeni bir aktör sayılır. ;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Afganistan, dünyadaki hemen her sorunun önüne geçti. Gazze’ye artık sadece göz ucu ile bakıyoruz. Yemen’i unuttuk gibi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs, Libya ve deniz yetki alanları ile ilgili belirsizlikler sanki bir kenara itildi. ;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Türkiye’de ve dost/kardeş ülkelerde stratejik vizyonu temsil eden devlet adamları ile bürokratlar, bilim insanları, kurumlar, iş insanları, sanatçılar, siyasetçiler ve gazeteci-yazarları onurlandırmak amacıyla 2006 yılından beri gerçekleştirilen TASAM Stratejik Vizyon Ödülleri’nin resmî internet sit...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.