1. İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu

  • Barış medeniyeti ve İş Birliği

“İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu“ 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İKT üyesi ülkelere yönelik, TASAM (Türk-Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) İslam Ülkeleri Enstitüsü tarafından İstanbul’da gerçekleştirilecektir.

İslam Ülkeleri 21. yüzyılda pek çok problemle karşı karşıyadırlar ve bu problemlerin çözümü başta hoşgörü ve ılımlılığın teşviki, modernleşme, eğitim, bilim ve teknoloji olmak üzere her alanda reformların yapılması, ticaretin geliştirilmesi, iyi yönetişim anlayışının yaygınlaştırılması, insan haklarının iyileştirilmesi ve İslam’ın öngördüğü aile yapısının korunması gibi konulardaki faaliyetlerin yoğunlaştırılmasına bağlıdır.

Özellikle; düşünce kuruluşu temsilcilerinin özgün disiplinleri çerçevesinde gerçekleştirilecek toplantılar ile hem devlet hem de sivil toplum boyutunda, bölgesel ve küresel ölçekte meydana gelen siyasi, sosyokültürel ve iktisadi gelişmelerin yakından izlenmesi, sahip olunan bilgilerin paylaşılarak birlikte değerlendirilmesi, güncele ve geleceğe dair yapıcı diyaloglar geliştirilmesi mümkün olacaktır. Başka türlü, ne olası sorunların çözümü, ne de karşılaşılacak yeni fırsatların etkin biçimde değerlendirilmesi söz konusu olabilir. Düzenlediğimiz forum bu amaca yönelik katkı sağlamayı ve forum sonrasında sağlıklı bir kurumsallaşmayı amaçlamaktadır.

İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreterliği ile yakın işbirliği içersinde gerçekleştirecek olduğumuz Forum’a tüm İslam ülkelerinden düşünce kuruluşları başkanları, yöneticileri ve kanaat önderi niteliğine sahip aydınların katılması öngörülmektedir.

Temalar

Barış Medeniyeti ve İslam Konferansı Teşkilatı’nın Yeni Vizyonu

İslam Ülkelerinde Güvenlik Sorunları, Ortak Güvenlik Politikaları ve Perspektifler (Afganistan, Azerbaycan Karabağ Bölgesi, Filistin, Irak, Kıbrıs Sorunu, Nijerya, Pakistan, Sudan v.b.)

11 Eylül Sonrası İslamofobi ve İslam Dünyası - Batı İlişkileri

İslam Dünyası’nda Çatışma Çözümü ve Barış İnşa Süreci

İKT Üyesi Ülkelerde Demokrasi, İyi Yönetişim, İnsan Hakları ve Yeni Güvenlik Yaklaşımları

Kamu Diplomasisi Perspektifinde İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Arasında İş Birliği ve Kurumsallaşma

Türkiye’de yaşayan ve özellikle de 1950’li yıllarda ana vatana göç eden eski Yugoslavya muhacirlerinin uzunca yıllardır kulaktan kulağa yaydığı bir mesele Makedonya vatandaşlığı hakkına sahip olmak. ;

Arjantin ise 45 milyonluk nüfusu, 2 milyon 791 bin kilometrekarelik yüzölçümü ve 518 milyar doları aşan GSYİH’sı ile Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik bir aktör olup üyesi olduğu bölgesel ve küresel uluslararası örgütler içindeki aktivitesi ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Arjantin, ...;

Üstüne inceleme yapılan devletin, “modern devlet” yani “burjuva devleti” olduğunu hatırlatmak gerekir. Ancak burada, Pierre Clastres’nin1 ilkel (ilksel) toplulukların, siyasal yapılanmalarıyla “devlete karşı” topluluklar oldukları ve ilksel halkların tarihinin devlete karşı mücadeleler tarihi olduğu...;

Güvenlik üzerinden yeni ittifakların gelişmesi ise başat ülkelerin aldıkları risklerden ve inisiyatiflerden okunabilmektedir. Mülkiyet ve güç kavramlarının niteliği ile iş modeli tarihsel olarak değişmektedir. “Başarıda Başarısızlık” sendromu yaşayan AB’nin geleceğini; Brexit sonrası Batı’da yeniden...;

Klasik diplomasiye ekonomik, sosyal, kültürel ve insani alanlarda açılım imkanı sunan kalkınma işbirliğindeki aktörlerin etkili koordinasyonu için proje, program ve proaktif inovasyon desteği sağlamak üzere kurulan TASAM Kalkınma ve İşbirliği Enstitüsü’nün resmî internet sitesi yenilendi.;

Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Yeni Soğuk Savaşın Sıcak Cephesi Himalayalar’da Çin-Hint Çatışması” isimli yeni kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Ukrayna ise 45 milyona yaklaşan nüfusu, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki önemli coğrafi konumu ve kayda değer ekonomik potansiyeli ile dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Birleşmiş Milletler (UN), BM, Avrupa Konseyi, AGİT, BDT, DTÖ, GUAM, KEİ, AvET, KEİ gibi pek çok bölgesel ve ul...;

Meriç ile Karasu arasında bulunan ve Meriç, Rodop ve İskeçe illerinden oluşan bölgede, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile bugün yaklaşık 150 bin Müslüman Türk yaşamaktadır. ;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.