2. Uluslararası Türk Asya Kongresi

  • Uluslararası Türk Asya Kongresi

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından 23 – 25 Mayıs 2007 tarihinde “II. Uluslararası Türk-Asya Kongresi“ 26 ülkenin katılımıyla düzenlendi. “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma“ konulu Kongre kapsamında aşağıdaki alt başlıklar ele alındı, incelendi ve tartışıldı:

- Asya’da Ekonomik Bütünleşme Hareketleri
- Avrasya’da Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
- Ortadoğu’da Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
- Uzakdoğu’da Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
- Güney Asya’da Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
Ayrıca Kongre süresince Çalıştay (Workshop) çalışmaları düzenlendi. Çalıştay çalışmalarında “Avrasya, Ortadoğu, Uzakdoğu, Güney Asya Ülkelerinde Türk Yatırımları ve Mevcut Sorunlar“ konuları masaya yatırılarak, Türk işadamlarının Asya ülkelerinde daha fazla yatırım yapabilmeleri için öneriler geliştirildi.
Kongre kapsamında gerçekleştirilen bu çalışmalara Rusya, Orta Asya Türk Cumhuriyetler, İran, Irak, Suudi Arabistan, Suriye, Körfez Ülkeleri, Çin, Güney Kore, Singapur, Japonya, Malezya, Endonezya, Vietnam, Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Afganistan ülkelerini temsilen bürokratlar, iş adamları ve konuyla ilgili akademisyenler katıldılar.
Başbakanlık Tanıtma Fonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) ve İslam Kalkınma Bankası tarafından desteklenen II. Uluslararası Türk-Asaya Kongresi ile
- Asya ülkeleri ve Türkiye arasındaki yatırım ilişkilerinin ve olanaklarının değerlendirilmesi,
- Mevcut yatırım ilişkilerinin ve olanaklarının geliştirilmesi,
- Kalkınma sorunlarının tespit edilmesi ve bunların ortadan kaldırılması yollarının araştırılması amaçlanmıştır.

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...