İstanbul İktisat Konuşmaları - 4

  • “Sosyal Ahlak Kodu”
İSTANBUL İKTİSAT KONUŞMALARI’nın dördüncüsü, daha önce ortak alınan karara uygun olarak “Sosyal Ahlak Kodu“ başlığı ile 24.10.2019 Perşembe günü 13.00-17.00 saatleri arasında İstanbul’da CVK Park Bosphorus Otel’inde gerçekleştirilecektir.

16. yüzyılda, dinde yaşanan reform süreçleri aynı zamanda ekonomik ve sosyal dengelerin şekillenmesine de aracı olmuştur. Tüm dünyada hüküm süren kapitalizm, Avrupa-merkezli Batı medeniyetinin bir iktisadi ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında iktisadın oluşmasında insan davranışlarının belirleyici nitelikler taşıması ve hatta piyasanın yetersiz kaldığı durumlarda normlara ve etik değerlere başvurması önemlidir. İktisat Sosyolojisi ekonomik hayatın bir parçası olan sosyal özellikler, sosyal iş bölümü, tabakalaşma, mülkiyet kavramı, üretim ve tüketim faktörleri sosyal değerler üzerinden şekillenmektedir. İktisat Sosyolojisi aynı zamanda ekonomiyi toplumun ayrılmaz bir parçası olarak görmekte ve ekonomi politikalarında toplumun referans alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu ihtiyaçlar doğrultusunda İSTANBUL İKTİSAT KONUŞMALARI - 4 toplantısında aşağıdaki başlıkların zenginleştirilerek tartışılması hedeflenmektedir;

- Japonya’da İş Organizasyonun Kültürel Temelleri
- Çin Ekonomisinin Kalkınmasının Altında Yatan Sosyal Etik ve Taoizm
- Kalkınmada Toplumsal Etiğin Rolü, Sosyal Ahlâk ve Ekonominin Küresel ve Bölgesel Kalkınmada Rolü
- Krizlerle Baş Edebilmede Sosyal Ahlâk Kodu
- Modern Batı Medeniyeti ve Türk Medeniyeti Ekonomi Kodları
- Süreklilik ve Değişim Perspektifinden Kültürel ve Tarihî Mirasın İktisadi Boyuta Etkisi
- Türk Ekonomi Sisteminde Sosyal Ahlâk Kodu Perspektifleri

Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Hollanda ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede daha fazla karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerin...;

1990’ların başlarında Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği ve Yugoslavya gibi devletlerin dağılmasıyla birlikte, toprak kazanımı, güç mücadelesi ya da etnik hâkimiyet kaygılarının tetiklediği iç savaşlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu süreçte BM bu duruma bigâne kalmayarak, Irak, Somali, H...;

Türkiye - Güney Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.;

Hindistan ve Pakistan, yaklaşık iki asır boyunca Güney Asya coğrafyasına hükmeden İngiltere’nin 1947 yılında Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. ;

Dönemin ABD Başkanı G. Bush himayesinde ve Irak Büyükelçisi J. D. Negroponte başkanlığında 2005’te faaliyetlerine başlayan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin “Küresel Trendler 2040“ raporunda; uluslararası sistem, siyaset, ekonomi, teknoloji, toplumsal gelişim, demografik dinamikler ve çevre gibi başlıca...;

Türkiye - Gana ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelinmesi gerekir. Bu bağlamda sektör temsilcilerini stratejik boyutu da kapsayan bir yaklaşımla bir araya getirecek olan ...;

Türkiye’nin; iktisadi sorunlarını daha hızlı çözüp kendisine on yıllar kazandıracak yeni yaklaşımları nasıl geliştirebileceği, ilham kaynağı sosyal ahlak devrimini nasıl yapacağı, dünyadaki ekonomik dönüşüm sürecine ne gibi katkılar sağlayabileceği ve bir “finans merkezi“ olma yolunda neler yapabile...;

İstanbul İktisat Kongresi, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM tarafından “Geleceğin Ekonomisinde Türkiye ve Sosyal Ahlak Kodu“ ana temasıyla 09-11 Aralık 2021 tarihinde gerçekleştirilecek.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Orta Doğu coğrafyası, 2010 yılının aralık ayından bu yana Tunus ile başlayan, günümüzde de tüm şiddetiyle Suriye’de devam eden devrim süreçlerinin etkisiyle hızlı bir değişim ve dönüşüm iklimine girmiştir.