Strateji Bilim İnovasyon bazlı Haber Makale ve Analizler
Geleneksel polisiye kahramanları ipuçlarını parmak izlerinde, balistik raporlarda veya tanık ifadelerindeki duygusal boşluklarda ararlar. Ancak Henry Spearman, bir cinayet mahalline girdiğinde cebinden büyüteç değil, bir "iktisatçı gözlüğü" çıkarır. Onun için her suç, rasyonel bir aktörün kısıtlı kaynaklar (zaman, risk, para) altında yaptığı bir fayda maksimizasyonu tercihidir.
Devletlerin tarihinde bazı kararlar, yalnızca askerî sonuçlarıyla değil, üstlenilen stratejik maliyetler bakımından da anlam kazanır. 20 Temmuz 1974 tarihinde başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye Cumhuriyeti açısından bu nitelikte bir dönüm noktasıdır.
Romanya, Moldova ve Karadeniz-Tuna havzasını içine alan makro-coğrafya, modern dönem boyunca küresel jeopolitiğin ve büyük güç mücadelelerinin en hareketli kırılma hatlarından birini oluşturmuştur. 19. yüzyılın başından 21. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan bu tarihsel kesit, bölgenin sadece siyasi sınırlarını değil; mülkiyet rejimlerini, emek piyasalarını, nüfus yapısını ve iktisadi düşünce kalıplarını da radikal bir biçimde dönüştürmüştür.
Moonshot AI, 16 Temmuz 2026 tarihinde 2,8 trilyon parametreli Kimi K3 modelini duyurdu. Model, bugüne kadar yayımlanan en büyük açık kaynaklı sistem olma iddiasını taşıyor ve tam ağırlıkların 27 Temmuz'da açılması bekleniyor.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile düzenlediği ortak basın toplantısında, eski Alman yetkililerin Temmuz ayının ortalarında kendi bilgisi dışında Bakü'de Rus yetkililerle gizli görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı.
Bu coğrafya konaklarlar diyarı.
Köy ve konak…
Bir araya gelmesi zor iki şey zannederdim. Bu yörenin köyleri dahi konakları ile bir başka âlemmiş meğer…
Yolumuzun üzerinde Sivas’ın yine çok eski bir köyü; Onar. Sakinlerinin sahip çıktığı köyün temiz bakımlı evlerinde, sokaklarında hâlâ hayat var. Burada karşımızda gördüğümüz yüzyılların tahribatına direnerek ayakta kalmış bir cemevi ile birlikte…
1945 yılının Mayıs ayında İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa tiyatrosu, Nazi Almanyası’nın koşulsuz teslimiyetiyle sona erdiğinde; geride sadece enkaz altında kalmış şehirler, çökmüş bir altyapı ve kitleler halinde yerinden edilmiş milyonlarca insan kalmamıştı. Dönemin Alman toplumu ve Müttefik devletler için bu an, tarihin durduğu ve her şeyin sıfırdan başlamak zorunda olduğu ilksel bir kırılmayı, yani "Sıfır Saati"ni (Stunde Null) simgeliyordu...
Ulusların iktisadi düşünce tarihleri, salt soyut kuramsal metinlerin kronolojik bir dökümü değil; o ulusların küresel kapitalist sisteme eklemlenme biçimlerinin, kurumsal dönüşümlerinin ve karşı karşıya kaldıkları yapısal krizlerin entelektüel bir aynasıdır. Brezilya iktisadi düşünce tarihi de bu kuralın en somut ve özgün örneklerinden birini oluşturur.
Savaş Komünizmi uygulamaları, dünya entelektüel kamuoyunu ve işçi hareketlerini keskin bir yol ayrımına zorlamıştır. Ortaya çıkan bu kutuplu iklimde, ne vahşi piyasa koşullarına teslim olmak isteyen ne de Bolşevik tarzı bir tek parti diktatörlüğünün boyunduruğu altına girmeyi kabul eden özgün bir "Üçüncü Yol" arayışı filizlenmiştir.
İktisat tarihi ve kalkınma yazını, 20. yüzyılın ikinci yarısında sıfırdan var olan birçok başarı öyküsüne tanıklık etmiştir. Ancak bu öyküler arasında hiçbiri, kurumsal mimarisi, jeopolitik konumu ve küresel sisteme eklemlenme biçimi açısından Tayvan kadar asimetrik bir etki alanı yaratamamıştır.
Temeli 1998 tarihli Afrika Açılım Eylem Planı’na dayansa da özellikle 2008’den itibaren büyükelçilik sayısında ve THY Afrika destinasyonlarındaki artışlarla birlikte ivme kazanan Türkiye-Afrika ilişkileri ekonomik, siyasi, kültürel ve askeri stratejik boyutlarıyla geniş bir zemine oturmaktadır.
Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır.
Moğolistan, Batılı ve hatta bölgesel yorumlarda genellikle gevşek biçimde "Orta Asya" başlığı altında sınıflandırılır — Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan ile birlikte. Coğrafi olarak Rusya ile Çin arasında yer alan bu karasal devlet, Soğuk Savaş sonrası dönemde, diğer Orta Asya ülkeleriyle bazen bir araya konur. Coğrafya bu kısa yolu mantıklı gösterebilir.
İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir.
19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti, sadece askeri ve mali cephelerde değil, aynı zamanda entelektüel, idari ve kurumsal sahalarda da çok boyutlu bir beka mücadelesine girişmiştir.
NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor.
İktisat biliminin tarihsel gelişimi, ekseriyetle soyut kuramların doğrusal bir çizgide birbirini takip ettiği saf bir düşünce silsilesi olarak tasvir edilir. Ancak iktisadi düşüncenin ve bu düşünceyi üreten akademik paradigmaların evrimi, göründüğünden çok daha ampirik, kurumsal ve coğrafi yer değiştirmelere dayalı transatlantik bir öyküdür.
İktisadi düşünce tarihi çalışmaları, genellikle Anglo-Amerikan merkezli ana akım kuramların ya da Batı Avrupa menşeili büyük ekollerin gölgesinde şekillenme eğilimindedir.
The Lancet'te yayımlanan bir analize göre, dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan şu anda bir ruhsal bozuklukla yaşıyor ve bu yük son otuz yılda çarpıcı bir şekilde arttı. Ruhsal hastalıklar, dünyanın en çok engelliliğe yol açan sağlık sorunları arasına girdi; anksiyete ve depresyon ise bu yükselişe öncülük ediyor.
İktisat “bilimi”, çoğunlukla evrensel formüllerin, grafiklerin ve rasyonel aktör varsayımlarının soğuk laboratuvarı olarak kabul edilir. Ancak tarihin ve coğrafyanın süzgecinden geçirilmemiş bir iktisat teorisi, ruhu ve hafızası olmayan bir iskeletten ibarettir.
Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji, sigorta, deniz taşımacılığı hizmetleri ve geleneksel alıcılar açısından ciddi biçimde sınırlandırmıştır. Ancak proje küresel enerji sisteminden tamamen silinmemiştir.
Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç
niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor.
Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç
niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor.
İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur.
İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen "Viyana" merkezli bir anlatıya hapsedilmiş olmasıdır.