Strateji Bilim İnovasyon bazlı Haber Makale ve Analizler
Suriye iç savaşı, 2011 yılında başlayan, bölge dışı bölgesel ve küresel güçlerin de farklı yöntemlerle müdahaleleriyle şekillenen karmaşık bir çatışma süreci olup, yalnızca Suriye’nin iç dinamiklerini değil, özellikle çevre ülkelerin politikalarını, demografilerini, sosyolojilerini ve ekonomilerini derinden etkilemiştir. Yaşanan dış göçün dalgaları yalnızca Suriye’nin kara ve deniz komşularını etkilemekle kalmamış, AB ülkeleri başta olmak üzere, uzak yakın birçok ülkeye kadar ulaşmıştır.
Elli altıncı Dünya Ekonomik Forumu 19-23 Ocak arasında “Bir Diyalog Ruhu"(A Spirit of Dialogue) temasıyla, yine İsviçre’nin 1560 rakımlı karlı tepesi Davos’ta toplandı. Ama uzlaşma ve barış ruhu geçen yıla göre bir hayli irtifa kaybetmişti. Buna rağmen katılımcılar yumuşak üslupla konuşup, kararlı mesaj vermeye çalıştı.
Önceki “Yeni Büyük Oyun” başlıklı makalemizde Üçüncü Dünya Savaşı öncesi Yeni
Ortadoğu’dan Kafkasya, Türkistan ve nihayet Çin’e uzanan Avrasya sahnesinde bekleyen savaşları anlatmıştık. Suriye ve Lübnan’dan sonra sırada Irak, İran, Türkiye, Azerbaycan ve Rusya’da rejim değişiklikleri olacağını, sonrasında Kafkasya’da Çeçenistan, Dağıstan ve İnguşetya’dan sonra Türkistan ve Çin sınırlarında yeni ayaklanmalar kurgulandığını söylemiştik.
Dünya tarihinin çok önemli geçiş dönemlerinden birindeyiz. Bu geçiş dönemi büyük bir dünya savaşının ardından muhtemelen 2045’lerde tamamlanacak ve nihayetinde yeni bir dünya düzeni ile birlikte, yeni bir insan modeli ve toplumsal hayata başlayacağız. Bu tür geçiş dönemlerinin katalizörü ülkelerin başına geçmiş çılgın yöneticiler ve savaşlardır.
Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos konuşması ‘liberal bir uluslararası sistem’ yanılsaması içerisinde debelenen Batı aklı için hazin dolu bir itiraf anına sahne oldu. Carney'nin diplomatik nezaketin arasına gizlenemeyecek sert sözleri ABD Başkanı Trump’ın müesses nizam içerisinde ortaya çıkardığı çatlağın derinleştiğini gösteriyor.
Tarife şoklarına, tedarik zinciri parçalanmasına ve jeopolitik belirsizliğe rağmen Hindistan,
2026'ya Küresel Güney'in "sürükleyici ve başlıca ekonomilerinden" biri olarak giriyor—
istikrarlı büyüme tahminlerini elektronikte genişleyen bir sanayi tabanı, daha fazla
inovasyona odaklanan bir doğrudan yabancı yatırım (DYY) anlatısı ve hızlanan bir yapay zeka
ve yeşil enerji gündemiyle birleştirerek.
Pentagon tarafından yayınlanan yeni Ulusal Savunma Strateji Belgesi, Washington’un küresel güç dengesindeki önceliklerini yeniden tanımlıyor. Çin ile makul bir barış dönemi hedeflenirken tüm sorumluluk müttefiklere yıkılıyor. Öne çıkan başlıklara yakından bakalım:
Belge, Kore Yarımadası'ndaki dengelerde tarihi bir değişimi işaret ediyor: Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırma konusunda artık "daha sınırlı" bir rol öngörüyor.
Yüzyıllar boyunca, dünyanın ekonomilerinin çoğu benzer şekilde yavaş bir hızda büyüdü. Ancak, Sanayi Devrimi ile birlikte bir "Büyük Ayrışma" yaşandı ve sanayileşen ülkeler, dünyanın geri kalanına kıyasla büyüme hızlarını artırdılar. Yapay zekâ (YZ), genellikle Sanayi Devrimi ile karşılaştırılan, potansiyel olarak dönüştürücü bir teknolojidir.
Trump’ın Grönland’a “el koyma” hırsı, ABD için yeni olmasa da bugün farklı bir anlam taşıyor. İklim değişikliğini reddeden Trump, Kuzey Kutbu (Arktik) bölgesindeki ısınma sonunda Grönland çevresindeki denizlerin ulaşıma uygun hale gelmesi nedeniyle adayı bugün daha da çok istiyor.
7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu; “Denizlerden Okyanuslara Türk Deniz Gücü” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
Leiden endeksine göre Harvard Üniversitesi makale üretimi sayısında 3. sıraya gerilerken, Çin’in Zhejiang Üniversitesi dünya birinciliğine yerleşti.
Son veriler, küresel akademik dengelerin kalıcı olarak değişmeye başladığını gösteriyor.
Haziran 2025'te Ukrayna, Rusya Federasyonu'nun derinliklerinde benzeri görülmemiş bir saldırı başlattı. Örümcek Ağı gizli operasyonu, ülke genelindeki havaalanlarını hedef almak için 117 insansız hava aracı (İHA) kullanılmasını içeriyordu. Yapay zekâ (YZ) ile eğitilen ve her birinin en fazla birkaç bin dolara mal olduğu bildirilen İHA'lar, potansiyel Rus karşı önlemlerinden kaçındı ve tahmini 7 milyar ABD doları maliyetle hasara veya yıkıma neden oldu.
Üst düzey bir CASS akademisyeninin (Dr. Zhao Hai), Çin-ABD ilişkilerinin dönüşümüne ve “stratejik karşılıklı tahammül”ün ortaya çıkışına dair gözlemleri:
Busan'daki Xi-Trump görüşmesinde varılan ateşkesin ardından, Çin-ABD ilişkileri nispeten sakin bir döneme girdi. Her iki taraf da iç temellerini güçlendirmek için içe dönük bir yaklaşım benimsedi.
Alman Marshall Fonu (GMF), “Eğer Çin Tayvan’a Saldırırsa” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapor, Tayvan meselesine “Pekin’in ödeyeceği bedel” üzerinden bakıyor. Raporun ayrıntılarına yakından bakalım.
4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu; “Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
Güney Kıbrıs, bu yılın ilk altı ayında AB dönem başkanlığı görevini yerine getirecek. Bu 2012'deki ilk AB dönem başkanlığından bu yana ilk defa AB politika gündemini doğrudan yönlendirmesi için bir fırsat. Bir taraftan kendi öncelikleri doğrultusunda bazı hassasiyetleri öne çıkarırken diğer taraftan değişen dünya ve bölge sorunlarıyla ilgili olarak Brüksel ile zıt düşmeyen öneriler geliştirecek. Altı ay gibi göz açıp kapayana kadar geçen kısa sürede yapacağı şeyler fazla değil.
Pituffik Uzay Üssü'nü tamamlayacak daha fazla tesis inşa etmek, ABD'nin Rusya'ya karşı stratejik üstünlük elde etme planı olan "Altın Kubbe" füze savunma sistemini daha da ileriye taşıyacak; ayrıca buradan daha fazla kritik mineral çıkarılması, kırılgan Çin tedarik zincirlerine olan bağımlılığı azaltacaktır.
9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu; “Ticaret Koridorları Güvenliği ve Türkiye” ana temasıyla
TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel
İstanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
1823 yılında Başkan James Monroe tarafından Amerikan Kongresi’ne sunulan ve daha sonra dış politika literatüründe “Monroe Doktrini” olarak anılan metin, o dönemde Batı Yarımküre’nin jeopolitik dönüşümünde belirleyici bir rol oynamıştır (Monroe, 1823). Başlangıçta Avrupa güçlerinin Amerika kıtasındaki eski ve yeni bağımsızlaşan devletlere yönelik müdahalesini reddetmeye yönelik bir politika olarak ortaya çıkmıştır.
8. Türkiye- Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu; “Afrika Güvenlik Mimarisi ve Türkiye” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel İstanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu; “Güvenlik ve İstihbarat Entegrasyon Modelleri” ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 ve 28 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenen ve bu yıl onuncusu gerçekleştirilen İstanbul Güvenlik Konferansı, “Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi: Doktrin, Yönetişim, Endüstri, Yeni Model ve Kurumlar“ ana teması ile TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 -28 Kasım 2025 tarihinde Wish More Hotel İstanbul’da icra edilmiştir.
“Dünya Savaşı”nı sadece birçok ülkenin katıldığı bir çatışma olarak tanımlamak zor. Bu aynı zamanda küresel güç hiyerarşisinin (patronun kim olduğunun) şiddet yoluyla değişmesi anlamına da geliyor. Tarih, bu değişim sancılarının nadiren kansız olduğunu gösteriyor.
Trump’ın idaresindeki Amerika’nın davranışları tecviz edilemez ancak bunları hesapsız kitapsız kişisel kapris saymak da yanlış olur.
Venezuela başkanı Maduro ve eşinin bir gece ansızın derdest edilip New York’taki bir gözaltı merkezinde tutuklu olarak bulundurulması ve Pazartesi gününden itibaren Güney New York mahkemesinde yargılanmaya başlaması akıllara bir kaç soru ve endişe getiriyor.