Our Choices Made The First Twenty Years of The 21st Century will Determine Where We will Be in

News

Our Choices Made The First Twenty Years of The 21st Century will Determine Where We will Be in The Rest of The Century

In his declaration made to an AA reporter, Chairman of TASAM Şensoy evaluated the EU process of Turkey and the “Turkish-European Forum“ organized for the second time in Mardin. He indicated that the public diplomacy understanding of the world has started to develop and the international roles of states have decreased, thus states just got into the position of decision makers.
Şensoy stated that the implementability of state decisions depends on the efficiency and powerfulness of the related country’s universities, civil society organizations and think tank organizations in their regions.
Following the question of why the "IInd Turkish-European Forum“ was held in Mardin, Şensoy stated that organizations regarding international relations in Turkey are generally arranged in Istanbul, but this time they wanted to create a model by changing the location of this habit to the Anatolia.

Şensoy continued to say that there are many international organizations held in Anatolia, but these organizations generally focus on more technical matters. To him, a strategic subject’s, that interests both Turkey and Europe, being discussed in Mardin has a great significance.

Stating that the guests that had come from the Europe found the socioeconomic facts of the province very suitable, Şensoy later assessed the city’s characteristic of letting many different cultures to live together in peace in the province as “a micro model of the Europe project“.

TURKEY - EU
Şensoy stated that "Turkey’s EU process will be shaped by the EU from now on. EU has somehow closed its doors to the outside following the global financial crisis, that has started to show its effects two years ago, and Turkey will be waiting for EU to get over this depression mode“.

Mentioning about Turkey’s hopes for the EU to keep this period of decision making not too long, Şensoy went on his speech as “Both parties will get negative conclusions if this decision making process gets any longer. The choices that we are about to make in the first twenty years of the 21st century will determine where we will be in the rest of the century. Turkey shall not declare it fully that it is such an appropriate candidate for EU, but the parties should get this appreciation on a mutual basis and dialogue.

On his answer to the question of whether the recent diplomatic attempts of Turkey in the Middle East and the zero problem policy with neighbour countries shall have an effect on the EU process of Turkey, Şensoy indicated that “some EU countries will consider this subject ideologically and not be able to control their anger and sentimentallity against Turkey. But Turkey is uncomfortable with the multidimensional interest on it“.

Şensoy stated that some EU countries approaching to the recent foreign policies of Turkey in a good common sense do understand the Turkish foreign policy and continued his speech as: “No country has a luxury to make a unidimensional policy in this multipolar world systematic. This would be equivalent to committing a suicide. Turkey’s following an EU centered foreign policy would mean the end of it in long or middle term. No country can take this risk.“

“Turkey has lost a huge volume of trade and export order from developed countries at this time of global financial crisis. There is no alternative way better than exportation activities in expanding the economic growth and capital of Turkey. Therefore, Turkey needs to grow bigger economically in these alternative regions“.

This content is protected by Copyright under the Trademark Certificate. It may be partially quoted, provided that the source is cited, its link is given and the name and title of the editor/author (if any) is mentioned exactly the same. When these conditions are fulfilled, there is no need for additional permission. However, if the content is to be used entirely, it is absolutely necessary to obtain written permission from TASAM.

Areas

Continents ( 5 Fields )
Action
 Contents ( 411 ) Actiivities ( 173 )
Areas
Africa 66 136
Asia 75 211
Europe 13 29
Latin America & Carribean 12 30
North America 7 5
Regions ( 4 Fields )
Action
 Contents ( 167 ) Actiivities ( 45 )
Areas
Balkans 22 92
Middle East 19 56
Black Sea and Caucasus 2 15
Mediterranean 2 4
Identity Fields ( 2 Fields )
Action
 Contents ( 172 ) Actiivities ( 66 )
Areas
Islamic World 51 143
Turkish World 15 29
Turkey ( 1 Fields )
Action
 Contents ( 203 ) Actiivities ( 53 )
Areas
Turkey 53 203

Last Added

Rapor; Çin ile Türkiye arasındaki ticaretin Türkiye’nin diğer ülkelere olan ihracatına ve ticaretine - verilere dayalı - etkisi, iki ülke arasındaki kültürel/finansal/ticari işbirlikleri ve ilişkilerin Kovid-19 sonrası “Kuşak ve Yol İnisiyatifi“ altında ne yönde şekillenebileceğinin farklı alternati...;

Bu çalışma çerçevesinde, enerji güvenliği bağlamında enerji arz güvenliği ve enerji talep güvenliği ele alınmakta ve ekonomiye etkileriyle birlikte ülke güvenliklerinin etkilemesi incelenmektedir. Burada şunu da belirtmek yerinde olacaktır ki; enerji kaynağı bölgeler kadar enerji geçiş bölgeleri de ...;

Yirminci yüzyılda Avrupa arka arkaya patlak veren iki dünya savaşından yıkıma uğrayarak çıkmıştır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ise Avrupalı devletler savaşın üye ülkeler arasında bir daha düşünülemez kılınması için uluslar üstü bir yapı kurmuşlardır. ;

Mısır; Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinin en büyük silahlı kuvvetleri ve en kapsamlı ağır silah envanterine sahip ülkelerindendir. Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi liderliğinde Mısır, yerel ve bölgesel güvenlik tehditlerinin arttığına dair algının güçlendiği bir dönemde silahlı kuvvetlerin...;

Günümüz dünyasında işin yapılış biçimi büyük bir devrim geçirmektedir. İşgücüne dayalı önceki dönemlerden farklı olarak bu devrim, Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) ve Yapay Zekâ (AI) gibi ileri teknolojiler tarafından yönetilmektedir. ;

İkinci Dünya Savaşı sonrası 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütünün temel amacı Batı Bloğunun ekonomik ve siyasal çıkarlarını Doğu Bloğuna karşı korumak olmuştur.;

Öncelikle; yazı dizisine başlarken süre aralığının bu denli açılacağını düşünmemiştim. Ancak elde olmayan sebeplerle üçüncü yazının bir miktar beklemesi gerekti.;

Öncelikle tüm katılımcılarımıza içtenlikle hoş geldiniz diyorum. Bu yıl pandemi nedeniyle 5 ayrı salonda büyük ölçüde çevrimiçi yapmak zorunda kaldığımız 6. İstanbul Güvenlik Konferansı ve alt etkinliklerinin, ülkelerimiz ve dünya için stratejik, tarihe iz bırakan sonuçlar üretmesini diliyorum.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Öncelikle, başta TASAM (Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) ve yöneticileri olmak üzere, bu gezinin gerçekleşmesi için emek ve kaynak harcamış olan tüm tüzel kuruluşlara ve özel insanlara teşekkürle başlamalıyım.