ABD - Afrika İş Forumu

2014 yılındaki Liderler Zirvesi kapsamında organize edilen İş Forumu’nun ardından ikinci buluşma olarak kayıtlara geçecek olan etkinlik, ABD Ticaret Bakanlığı ile Bloomberg
Çin ile Afrika arasındaki ilişkilerin geçmişi 15. yüzyıla kadar uzanırken, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından 1956 yılında Afrika ile diplomatik ilişkiler tesis edilmiştir. Günümüzde Çin’in Afrika’daki hızlı yükselişi, tüm dünya kamuoyu tarafından dikkatle takip edilen konular arasında yer almaktadır.

Türkiye Afrika Ticaret Hacmi

2014 yılında Türkiye ile Afrika arasındaki ticaret hacmi, bir önceki yıla göre yaklaşık 70 milyon dolar gibi cüzi bir artış kaydederek 23,4 milyar doların üzerine çıktı.
Süregelen sorunlarına karşın, yıldızı parlayan bir kıta olarak tanımlanan Afrika, mevcut potansiyeli itibariyle dış güçler nezdinde stratejik önemi her geçen gün artmakta olan ve rekabetin yoğunlaştığı bir coğrafya şeklinde nitelendirilmektedir.
Türk dış politikasının yakın dönemdeki başarı hikâyesi olan Afrika açılımı, ilişkileri kurumsal bir platforma taşımayı amaçlamış ve çok taraflı dış politika anlayışımızın güzel bir örneğini temsil etmiştir. Her ne kadar, 1998 tarihli “Afrika’ya Açılım Eylem Planı” dış politikada eksen kayması şeklinde tenkit edilse ve AB’ye tam üyelik hedefi ile çelişen bir tercih şeklinde yorumlansa da kıtanın en büyük dış ticaret ortağının AB olduğu gerçeğinin dikkate alınmadığı açıktır.

4. Avrupa Birliği (AB) - Afrika Zirvesi

“İnsana, Refaha ve Barışa Yatırım” ana teması ile 2-3 Nisan 2014 tarihlerinde Brüksel’de icra edilecek AB – Afrika Zirvesi, dört yıl aradan sonra Avrupalı ve Afrikalı liderleri yeniden buluşturacak bir platform olacaktır. Kahire (2000), Lizbon (2007) ve Tripoli (2010) Zirveleri’nin ardından dördüncü buluşma niteliğindeki Brüksel Zirvesi’ne katılımını teyit eden 48 Afrika ülkesinden 41’i Devlet ve Hükümet Başkanı düzeyinde temsil edilecek.
Ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli ekonomilere sahip olan Afrika ülkeleri, ekonomik dönüşümlerini sağlayabilmek adına ortaklığa ihtiyaç duymaktadırlar. Bölgesel bütünleşme şeklinde ifade edilen ortaklık modeli, mevcut gereksinimden yola çıkarak kıtanın yararına olacak şekilde genel ekonomik performansın gelişmesini, kıta içi ticareti teşvik etmeyi, Doğrudan Yabancı Yatırımların çekilmesini ve Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılmasını amaçlamaktadır.