Strateji Bilim İnovasyon bazlı Haber Makale ve Analizler

Refah devleti literatürünün modern dönemeç noktası, Gøsta Esping-Andersen’in 1990 yılında yayımladığı The Three Worlds of Welfare Capitalism başlıklı çığır açıcı çalışmasıdır. Esping-Andersen, refah devletlerini yalnızca harcama miktarlarına göre sıralayan nicel yaklaşımları reddederek, sistemlerin niteliksel ve kurumsal mimarisini çözümlemek üzere üç temel analitik eksen geliştirmiştir..
Bir toplum, gençlerini uyuşturucudan koruyabilir; fakat onların zihinlerini, kendisinin üretmediği ve düşünce dünyalarını nasıl şekillendirdiğini bütünüyle kavrayamadığı dijital platformların etkisine açık bırakabilir. Binlerce doktor ve mühendis yetiştirebilir; ancak ilk ciddi kriz anında ihtiyaç duyduğu ilacı, teknolojiyi veya bilgiyi üretecek imkânlardan yoksun olduğunu fark edebilir.
Barınma krizi, modern kapitalist kentsel gelişimin en yapısal ve kronik çelişkilerinden biridir. Toprağın ve konutun finansal piyasalarla eklemlenerek spekülatif bir yatırım aracına, yani saf bir "meta"ya dönüştürülmesi, kentsel mekânı sınıfsal ayrışmanın en keskin hatlarla üretildiği bir arenaya çevirir.
Yirmi yılı aşkın bir süredir Uluslararası Uzay İstasyonu (International Space Station – ISS), Dünya’nın ötesindeki uluslararası iş birliğinin en görünür sembollerinden biri oldu. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Avrupa, Japonya ve Kanada’yı bir araya getiren ISS, birbirinden oldukça farklı jeopolitik çıkarlara sahip devletlerin dahi yörüngede sürekli insanlı, son derece karmaşık bir bilimsel altyapıyı birlikte işletebileceklerini gösterdi.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı Bloku ülkelerinde ivme kazanan refah devleti uygulamaları, kapitalizmin piyasa odaklı dinamikleri ile demokratik toplumların sosyal adalet, güvenlik ve eşitlik talepleri arasında tarihsel bir uzlaşı rejimini temsil etmektedir. Bu süreçte refah devletleri tek tip bir gelişim patikası izlememiş; her ülkenin tarihsel, iktisadi, dini ve kurumsal mirasına bağlı olarak farklı "refah rejimleri" türemiştir.

Uluslararası Anarşinin Demir Kafesi

Büyük güçler arasındaki güvenlik rekabeti, uluslararası politikanın baskın özelliğidir. Tarih boyunca kırmızı bir iplik gibi uzanır ve ortadan kalkacağına dair pek bir neden yoktur. Bunun nedeni basittir: Anarşi içindeki devletlerin rekabet etmekten başka seçeneği yoktur, çünkü başka bir devlet hayatta kalmalarını tehdit ederse onları kurtarabilecek daha yüksek bir otorite yoktur.
Karşılaştırmalı sosyal politika ve iktisadi kurumlar literatüründe refah devleti, yalnızca devletin sosyal harcama miktarı veya bütçe büyüklüğü üzerinden tanımlanan edilgen bir mekanizma değildir. Modern sosyal politika analizi; devlet, piyasa ve aile arasındaki risk paylaşımının ve kaynak aktarım biçimlerinin toplumsal yapıyı nasıl kurguladığına odaklanır.
Savunma ve güvenlik gereksinimleri, insanlık tarihi boyunca toplumsal örgütlenmenin, devlet kapasitesinin ve iktisadi yapıların şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Klasik ve neoklasik iktisat gelenekleri, uzunca bir süre savunma harcamalarını serbest piyasa mekanizmasının dışında kalan, "üretim dışı" (unproductive) ve kaynak tahsisinde sapmalara yol açan zorunlu bir "kamusal yük" olarak değerlendirme eğiliminde olmuştur.
Bu çalışma, Sierra Leone’de iç savaş sonrası uygulanan Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon (DDR) programının ‘teknik başarı’ ölçütleri ile (silahsızlanma/terhis/yeniden uyum) sınırlı kalmasının, devletin şiddet tekelinin yeniden tesisi ve pozitif barışın kurumsallaşmasında yeterli olup olmadığını tartışmaktadır.

ABD'de Yeni Arayışlar ve Tüketici Sosyalizmi

Son 20 yıldır ABD öngörülemeyen mali krizlerle boğuşuyor. Ama 2020’den beri salgın ve savaşlar nedeniyle arz zincirlerindeki aksamaların hortlattığı enflasyon, ülkeyi köklerinden sallıyor. Amerikalı, gıda enflasyonuna alışık değil. Zaten asıl tedirginlik temel gıda fiyatlarındaki fahiş artışlar. Petrol krizi yıllarında bile görülmeyen gıda enflasyonu, aynı zamanda Trump’ın tarife savaşlarının sonucu.

Kültürel Kimlik Restorasyonu ve Türk Kimliği

Tarihte pek çok ulusun geçmişine bakıldığında, kültürel üst kimliklerin bugünün dar siyasi haritaları üzerinden değerlendirildiği görülür. Bu yüzeysel bakış açısı nedeniyle, dışarıdan bakan bir göz için "Türk" kavramı yalnızca "Türkiye Cumhuriyeti" sınırlarına, "Türkiye" ise ne yazık ki Orta Doğu eksenli bir kültür sanrısına indirgenmektedir. Oysa kökleri milattan öncesine dayanan kadim bir kültür, bugünün ulus-devlet sınırlarına sığmayacak kadar geniştir.
Uluslararası formatta düzenlenecek Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu (2026) oturumlarında konuşmacı olmak için gerekli belgenin busra.buyuk@tasam.org (TASAM) veya geointsymp@esenyurt.edu.tr (İstanbul Esenyurt Üniversitesi) adresine aşağıda tarif edildiği şekilde oluşturularak MS Word dosyası formatında iletilmesi gerekmektedir:
İlk Türkiye Coğrafi İstihbarat Sempozyumu, İstanbul Esenyurt Üniversitesi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) ve MSB Harita Genel Müdürlüğü işbirliğiyle “Jeouzamsal İstihbarat ve Yapay Zeka” ana teması altında 19-20 Kasım 2026 tarihinde uluslararası formatta İstanbul’da düzenlenecektir.
Son yıllarda Çin’in atıl kapasitesine dair şikâyetler eksik olmadı. Pekin’in ihracatı teşvik etme ve ne pahasına olursa olsun dış ticaret fazlasını büyütme kararlılığı; ABD ve Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ekonomilerin yanı sıra Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki gelişmekte olan ülkelerin sanayileşme hedeflerine de zarar vermiştir.
Kentsel iktisat yazınında sosyal konut politikaları, genellikle piyasanın tamamen dışlandığı hantal devlet mülkiyetleri ya da alt gelir gruplarını kentin çeperlerine süren neoliberal kota zorlamaları arasında kutuplaşmaktadır. Hollanda’nın Amsterdam ve Rotterdam metropolleri ekseninde somutlaşan konut rejimi ise, bu iki geleneksel kutbun da dışına taşarak kurumsal iktisat literatürüne radikal bir "Üçüncü Yol" sunmaktadır.
İktisat bilimi, özü itibarıyla "kıtlık" (scarcity) üzerine inşa edilmiş bir disiplindir. Adam Smith’ten Keynes’e, üretim faktörlerinin (toprak, emek ve sermaye) sınırlılığı ve bu sınırlı kaynakların en yüksek toplumsal refahı sağlayacak şekilde dağıtımı, iktisadi düşüncenin ana eksenini oluşturmuştur.
Modern ekonomi, sanayi devriminden bu yana en köklü dönüşümünü "platformlaşma" (platformization) süreciyle yaşamaktadır. Geleneksel üretim modellerinde değer, bir firmanın kontrolündeki doğrusal bir zincirde yaratılırken; platformlar bu hiyerarşiyi yıkarak değeri, bağımsız aktörlerin (arz ve talep) etkileşiminden ve bu etkileşimin yarattığı ağ etkilerinden türetmektedir.
Yirmi birinci yüzyıl, güvenlik kavramının yalnızca askerî kapasite, sınır bütünlüğü ya da fiziksel tehditler üzerinden tanımlanamayacağını açık biçimde ortaya koymuştur. Küreselleşme, dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm süreçleri, güvenliği çok katmanlı ve disiplinler arası bir olgu hâline getirmiştir.
Modern ekonomi, sanayi devriminden bu yana en köklü dönüşümünü" platformlaşma (platformization) süreciyle yaşamaktadır. Geleneksel üretim modellerinde değer, bir firmanın kontrolündeki doğrusal bir zincirde yaratılırken; platformlar bu hiyerarşiyi yıkarak değeri, bağımsız aktörlerin (arz ve talep) etkileşiminden ve bu etkileşimin yarattığı ağ etkilerinden türetmektedir.
Klasik iktisat öğretisi, dünyayı sınırsız arzuların kısıtlı kaynaklarla çarpıştığı bir arena olarak tanımlar. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreğinde, özellikle 2026 yılına ulaştığımızda, bu temel aksiyomun teknolojik bir devrimle sarsıldığına şahitlik ediyoruz.Bu dönüşüm bizi, iktisat literatüründe "Post-Scarcity" (Kıtlık Sonrası) olarak adlandırılan, mal ve hizmet üretiminde marjinal maliyetin sıfıra yaklaştığı (MC≈0) radikal bir eşiğe taşımaktadır.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072