Strateji Bilim İnovasyon bazlı Haber Makale ve Analizler
ABD’nin Ortadoğu’da askeri üsleri bulunmaktadır. Bu askeri üsler ABD’nin Ortadoğu Bölgesindeki faaliyetleri 1954 yılında Başkan Dwight Eisenhower tarafından ilan edilen Eisenhower ile başlamıştır. Bu doktrinde ABD Başkanı SSCB tehlikesine karşı Ortadoğu ülkelerine ABD tarafında siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda yardım yapılacağını ilan etmiştir.
İktisat literatüründe makro-teorik yaklaşımlar genellikle üretici güçlerin mülkiyetini, bölüşüm ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ulusal ya da küresel ölçekte, yukarıdan aşağıya (top-down) kurgulama eğilimindedir. Bu durum, ekonomiyi soyut bir denge arayışı ya da kaçınılmaz bir tarihsel altüst oluş (devrim) düzlemine indirger.
Türkiye ve Azerbaycan, varlıkları, kimliklerini korumaları, Türk düşmanlığına dayalı kinle biçimlenen Ermeni Kilisesi ve Ermeni Diasporası ile mücadeleyi de kazanmalıdırlar.
İklim değişikliği dünya için yeni değil. Kaynaklardan son büyük buzul çağının yaklaşık 115.000 yıl önce başladığını ve 11.700 yıl önce sona erdiğini öğreniyoruz. Bu uzun soğuma döneminin en soğuk ve buzulların en çok genişlediği dönemin yaklaşık 29.000 ile 19.000 yıl önce yaşandığı bir başka bilgi.
O gün için Tayvan Soğuk Savaş'ın Pasifik'teki çapasıydı.
Daha sonra ABD'nin Çin'i çevreleme mimarisinin köşe taşı oldu.
Aradan yetmiş beş yıl geçti.
Gemi hâlâ batmadı.
Geçenlerde okuduğum ilk baskısı 2017 yılında yapılan Amerikalı antropolog James C. Scott’un ‘’Tahıla Karşı (Against the Grain: A Deep History of the Earliest States’’, Koç Üniversitesi Yayınları) adlı kitap insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan tarım devrimi ve ilk yerleşik devletlerin ortaya çıkışını yeniden değerlendiriyor. Yani avcı toplayıcı insanın yerleşik hayata geçtikten sonra devletin ve kurumsallaşmanın nasıl ortaya çıktığını izah ediyor.
İktisat literatüründe makro-teorik yaklaşımlar genellikle üretici güçlerin mülkiyetini, bölüşüm ilişkilerini ve sınıfsal çatışmaları ulusal ya da küresel ölçekte, yukarıdan aşağıya (top-down) kurgulama eğilimindedir. Bu durum, ekonomiyi soyut bir denge arayışı ya da kaçınılmaz bir tarihsel altüst oluş (devrim) düzlemine indirger.
Terörle mücadele ve dijital güvenlik stratejileri, terörist grupların sembollerini, propaganda metinlerini ve hatta videolarını engellemeye ve ortaya çıkarmaya büyük ölçüde odaklanmıştır. Geleneksel içerik denetimi, belirli anahtar kelimelerin filtrelenmesine ve doğal dil işleme (NLP) modellerinin kullanılmasına dayanır.
Güney Kore'nin 2026 yılında Rusya'nın Kuzey Deniz Rotası (NSR) üzerinden ilk konteyner deneme seferini gerçekleştirme hazırlıkları, Arktik'in geleceği hakkındaki tartışmalarda yeni bir aşamaya işaret ediyor. Seul hükümeti, yaklaşık 3.000 TEU kapasiteli bir konteyner gemisini Busan'dan Rotterdam'a Arktik üzerinden göndermeyi planlıyor ve bu amaçla Panstar Line'ı baş operatör olarak seçti.
Tchiani'nin Ankara ziyaretini sıradan bir diplomatik temas olarak değil, darbe sonrasında Türkiye'nin Nijer ile kurduğu pragmatik ilişkilerin kurumsallaşmasının bir göstergesi olarak yorumlamak mümkündür.
Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle Türkiye'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret, Türkiye'nin Afrika politikalarındaki dönüşüm açısından önemli bir gelişme olarak yorumlanabilir.
Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.
Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.
Yapay zeka çağının fiziksel altyapısı üzerindeki küresel rekabet, son aylarda Tayvan ve Güney Kore eksenine üçüncü bir aktörü daha somut biçimde eklemiştir: Japonya.
Tokyo, otuz yıllık bir gerilemenin ardından yarıiletken sanayisini yeniden inşa etmek üzere hem doğrudan endüstriyel politika hem de SoftBank gibi özel sektör aktörleri üzerinden eş zamanlı bir hamle yürütmektedir.
Londra’da 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen C4ISR Global Konferansına katılan ilk Türk olarak, özellikle ülkemizle ilgili önemli olabilecek bakış açılarını, bilgileri not aldım, diğer yandan hazırlamakta olduğum yeni kitabım (Akıllı Savaş) için farklı öngörüler sağlamaya çalıştım. Konferansta, C4ISR1 ve uzay kabiliyetleri ile ilgili olarak sadece geleceğin savaşları için değil, barış ve kriz durumları içinde durum üstünlüğü sağlayacak çok önemli fırsatlar tartışıldı.
Bugün küresel ölçekte derinleşen gelir adaletsizliği, modern devletin rolünü yeniden masaya yatırmamızı zorunlu kılıyor. Çoğu zaman eş anlamlı kullanılan iki kavram —Sosyal Devlet ve Refah Devleti— aslında bu krizle mücadelede iki farklı derinliği temsil eder. Biri anayasal bir felsefeyi, diğeri ise idari bir yara bandını simgeler. Günümüzde kapitalizmin yapısal krizlerine çözüm ararken, bu iki kavramın felsefi ayrımını ve bölüşüm ilişkilerini yeniden anlamak hayati önem taşıyor.
Ulusötesi sermaye blokları, devlet–özel sektör ittifakları, küresel finans kurumları ve çok uluslu şirketler, iklim krizini meşrulaştıran söylemler üreterek çok boyutlu tahakküm mekanizmalarını kurumsallaştırmaktadır.
Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya’dır. Bugün Polonya, dışarıdan bakıldığında tek bir bayrağa, merkezi bir yönetime ve homojen bir ulusal kimliğe sahip standart bir Avrupa Birliği üyesi olarak görünmektedir.
Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır.
Thomas Hobbes, modern siyaset felsefesinin kurucu metinlerinden Leviathan'da insanları barışa yönelten ilk tutkunun ölüm korkusu olduğunu söyler.
Korku, yüzyıllar boyunca insanoğlunun toplumsal anlamda varoluşunu şekillendiren kadim kuvvetlerden birisi olmuştur.
Bu devletler için de böyledir.
Japonya’nın yeniden silahlandığına dair yoğun haberler devletlerin sürekli güvenlik arayışının somut örneklerinden birisi.
Güvenlik ikilemi…
2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üretim ve ihracat tamamlayıcılığı veya /rekabeti” açısından muhtemel sonuçlarını Türkiye ve Ermenistan örnekleriyle değerlendiren bir bildiri sunmam istenmişti.
İlk bakışta, Çin donanmasından üst düzey bir heyetin Murmansk'taki Rusya Kuzey Filosu'nu ziyaret etmesi rutin bir askeri temas gibi görünebilir. Ancak bu ziyaret, Arktik'teki yavaş yavaş değişen dengeleri vurgulaması açısından önemlidir. Çünkü bölge artık sadece bilimsel araştırma ve iklim tartışmalarıyla değil, aynı zamanda güvenlik ve güç rekabetiyle de ilişkilendiriliyor.
Ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda bir araya gelen liderleri, Washington ve Pekin arasında kalan devletlerin tek başlarına müzakere etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyardı. "Masada değilsek, menüdeyiz" dedi. Bu söz, o anın ruh halini yansıtıyordu. Başkentlerde ve konferanslarda, orta güçler aniden yeniden moda oldu.
İktisat ve siyaset tarihinin en büyüleyici paradokslarından biri, modern serbest piyasa ideolojisinin ve liberalizmin entelektüel beşiği olan Büyük Britanya’da, 1945 yılının temmuz ayında yaşanmıştır. II. Dünya Savaşı’nı kazanan koalisyon hükümetinin muzaffer lideri Winston Churchill, Avrupa’da silahların susmasından hemen iki ay sonra yapılan genel seçimlerde sandıktan ağır bir yenilgiyle çıkmıştır.
18 mayıs 2026'da Oakland (California) federal mahkemesinde dokuz kişilik jüri, Elon Musk'ın OpenAI, Sam Altman, Greg Brockman ve Microsoft aleyhine açtığı davayı oybirliğiyle reddetti. Musk, kâr amacı gütmeyen kuruluş olarak 2015'te kurulan OpenAI'ın kişisel zenginleşme amacıyla kâr amaçlı bir yapıya dönüştürüldüğünü öne sürerek 150 milyar dolarlık tazminat talep etmişti.
Panthéon-Sorbonne Paris 1 Üniversitesi akademisyenleri Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay’in Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi adlı eseri, Ayşe Meral’in Fransızcadan çevirisiyle 2018 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitap, savaşı yalnızca “Esad rejimi ile muhalefet arasındaki çatışma” olarak değil; devletin çözülmesi, toplumsal yapının parçalanması, kimliklerin siyasallaşması ve uluslararası müdahalelerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir süreç olarak ele alır.