30 Ağustos Zaferi’ni kutladığımız bugün Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nın askeri
bölümünü zaferle tamamlaması bakımından hayati bir dönüm noktasıdır. Bu savaşla birlikte
emperyalist Batılı ülkelere karşı ülke düşmandan temizlenmiş ve Lozan’a giden yolda gerekli
olan askeri başarı sağlanmıştır. Siyasi zafer olarak ise tabii ki önce Atatürk’ün ulus-devlet
olarak Cumhuriyet rejimini ilan edişini ve sonrasında yeni devletin uluslararası alanda kabulünü gösteren Lozan Anlaşması’nı gösterebiliriz
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack: “Artık dünyanın güvenlik garantörü değiliz, Herkesin kendi ayakları üzerinde durması gerekiyor”. Bu ifadeler Washington’un uzun süredir dillendirdiği maliyet paylaşımı çağrısının net bir yansıması.
Artık global bir güç olma yolunda olduğu net olarak gözlenen, Çin Halk Cumhuriyeti’nin,
Afrika’daki askeri ve politik stratejileri başta ABD olmak üzere büyük güçlerin tedirgin edici niteliktedir. Özellikle Afrika madenleri ve enerji yatakları Çin’in bu Afrika’ya olan özel ilgisinde ana faktördür. Esasen, Çin-Afrika diplomatik ilişkileri, Mao Zedung döneminde 1956 yılında başlamıştır.
7 Ekim Aksa Tufanı sonrası yaşanan gelişmeler jeopolitik çıkarların teo-politik argümanlarla nasıl desteklendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Kutsal Kitap’tan alıntılanan mitsel birtakım anlatıların 21. yüzyılda yaşanan bir çatışmaya nasıl uyarlanabildiği sorusu ahlaki ve etiksel olarak tartışılırken, soykırım niteliğine varan katliamların ortasında İsrail hükümeti resmî ağızdan dinî metin alıntılamaya devam etmiştir.
İkinci dünya savaşı sonrasında Avrupa’daki en önemli kalkınma projelerinin başında İtalya’nın Mezzo Giorno ve Po ovasının sulanması projesi ve bu ulusal proje için oluşturulan fonun(Casa Per il Mezzo Giorno) gelmesi ve başta Türkiye gibi birçok başka ülkeye ilham kaynağı olması unutulmamalı. Büyük Britanya’nın Kuzey bölgelerindeki dağlık alanların ve adaların kalkınması(Highlands and Islands) Avrupa Topluluğuna katılmasıyla hızlanmıştır.
Bu çalışma, NATO ve Afrika Birliği (AfB) arasındaki 2005’ten itibaren gelişen stratejik işbirliğini incelemektedir. NATO’nun Afrika Birliği’ne sunduğu destek, özellikle barışı koruma misyonları, lojistik, hava ve deniz taşımacılığı, eğitim ve kapasite geliştirme alanlarında odaklanmıştır. NATO, Sudan ve Somali gibi kriz bölgelerindeki barış operasyonlarına katkı sağlamış, Afrika Stand-by Gücü’nün güçlenmesine destek vermiştir.
Tarihin ilk "dron savaşı" Ukrayna'da sahneleniyor. Tanklar ve topçular yerini ucuz, hızlı ve öldürücü dronlara bırakıyor. Cephede yaşanan bu derin değişime yakından bakalım. Kamikaze dronlar cephelere hâkim olmuş durumda. Tanklar artık dakikalar içinde imha ediliyor. Sürekli gözetleme, cephede hareketi neredeyse imkânsız hâle getirdi. "Görülen vurulur" ilkesi artık mutlak gerçek. Mevcut durumda manevra neredeyse imkânsız ve toplu birlik hareketi ise intihar anlamına geliyor.
Teknolojik üstünlük, geçmişten günümüze iktidarların ekonomi politik hâkimiyetinin yanı sıra kültürel ve askeri yapısının temel unsurlarından biri olmaya devam etmektedir. Bugün ileri teknolojilerin ulaştığı seviye, ulusötesi sermayeyi küresel güç dengelerinde belirleyici bir aktör haline gelmesini sağlamaktadır.
1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (1982 United Nations Convention on the Law of the Sea - UNCLOS)’nin 240/I-a maddesinde denize ilişkin bilimsel araştırma (marine scientific research – MSR)’nın münhasıran barışçıl amaçlar için (exclusively for peaceful purposes) yürütülmesi ilkesi kabul edilmiştir.
Güvenlik anlayışı, artık konvansiyonel sınırlardan dijital derinliklere kaymıştır. Bugünün tehditleri, bir merminin değil, bir verinin rotasında şekillenmektedir. Savaşın yeni cephesinde en etkili silah; algoritmalarla beslenen, öngörüye dayalı bir zekâdır. Bu, yalnızca bir teknolojik evrim değil; aynı zamanda bir zihniyet devrimidir. Türkiye, bu devrimi geç fark eden değil, yöneten ülkelerden biri olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir.
Japonya’nın Afrika ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmek amacıyla 1993 yılında başlatmış olduğu Tokyo Uluslararası Afrika Kalkınma Konferansı TICAD, ikili ve çok boyutlu ilişkilere yön veren resmî iş birliği platformudur.
Arktik bölgesi, iklim değişikliğinin en somut etkilerinin görüldüğü alanlardan biridir. Son 40 yılda yaz aylarında deniz buzunun %40 oranında küçülmesi (Overland & Wang, 2019, s. 12), yalnızca ekosistemleri değil, aynı zamanda küresel ekonomi ve uluslararası hukuku da derinden etkilemektedir.
Bir zamanlar "Seward'ın Deliliği" olarak bilinen Alaska bölgesi, geçtiğimiz günlerde Rusya lideri Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın görüşmesine ev sahipliği yaptı. Alaska’nın Elmendorf-Richardson Ortak Üssü’nde 15 Ağustos 2025’te yapılan zirve, temelde Rusya-Ukrayna savaşına ateşkes-barış getirmeyi hedeflemekteydi fakat beklenilen gerçekleşmedi.
Güvenlik anlayışı, artık konvansiyonel sınırlardan dijital derinliklere kaymıştır. Bugünün tehditleri, bir merminin değil, bir verinin rotasında şekillenmektedir. Savaşın yeni cephesinde en etkili silah; algoritmalarla beslenen, öngörüye dayalı bir zekâdır. Bu, yalnızca bir teknolojik evrim değil; aynı zamanda bir zihniyet devrimidir. Türkiye, bu devrimi geç fark eden değil, yöneten ülkelerden biri olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir.
Çin, 2024’ten itibaren Kuzey Afrika’ya yönelik ilgisini yeniden artırmış ve özellikle Libya üzerinden bölgeye dönük kapsamlı bir açılım başlatmıştır. Siyasi tarafsızlık ilkesine dayalı yaklaşımı, Tobruk ve Trablus yönetimleriyle eşzamanlı ilişki kurmasına olanak tanımaktadır. Kuşak ve Yol Projesi çerçevesinde raylı sistem, enerji, altyapı ve liman yatırımları ön plana çıkarken, Bingazi Metro Projesi gibi yüksek maliyetli girişimler Çin’in Libya’ya dönüşünün sembolü niteliğindedir.
Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu’nun yedincisi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından “Denizlerden Okyanuslara Türk Deniz Gücü” ana teması ile küresel ölçekte katılımla 27-28 Kasım 2025 tarihinde Wishmore Hotel İstanbul’da düzenlenecek. Katılımcılara sertifika ve konferans kitabı verilecek.
Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu’nun sekizincisi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından “Afrika Güvenlik Mimarisi ve Türkiye” ana teması ile küresel ölçekte katılımla 27-28 Kasım 2025 tarihinde Wishmore Hotel İstanbul’da düzenlenecek. Etkinliğe Yurt içi ve dışından çok sayıda duayen ve uzman isim katılırken, katılımcılara sertifika ve konferans kitabı verilecek.
Trump, milyarlarca dolarlık Çin malına yüksek tarife uygulayacağını açıkladığında, bunu "haksız" olarak adlandırdığı ticareti dengelemenin bir yolu olarak nitelendirmiş ve bu durumun artık sürdürülebilir olmaktan çok uzak olduğunu açıklamıştı. Trump, Çin'in Amerikan fikri mülkiyeti ve teknolojisiyle ilgili "haksız uygulamalarına" bir de ucuz emekle yapılan üretimin yarattığı rekabete işaret edince atılan adımların yerinde olduğu kabul edilmişti.
Angola'nın Lobito Limanı'ndan başlayıp Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Zambiya'ya uzanan demir yolu hattını kapsayan Lobito Koridoru Projesi, başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinin Afrika’daki stratejik varlığını yeniden tanımlama aracı olarak görülüyor.
Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu’nun dokuzuncusu, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından “Ticaret Koridorları Güvenliği ve Türkiye” ana teması ile küresel ölçekte katılımla 27-28 Kasım 2025 tarihinde Wishmore Hotel İstanbul’da düzenlenecek. Katılımcılara sertifika ve konferans kitabı verilecek.
Nadir toprak elementleri (NTE), telefonlardan elektrikli araçlara, rüzgar türbinlerinden F-35 savaş uçaklarına kadar yüksek teknolojinin vazgeçilmez hammaddeleri. “Nadir” ifadesi yerkabuğundaki azlıktan değil, çıkarma ve rafine etmenin zorluğundan kaynaklanıyor. Savunma sanayii bu metallere yoğun biçimde bağımlı.
Yeniden Asya Güvenlik Forumu’nun ikincisi, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından “Güvenlik ve İstihbarat Entegrasyon Modelleri” ana teması ile küresel ölçekte katılımla 27-28 Kasım 2025 tarihinde Wishmore Hotel İstanbul’da düzenlenecek.
İstanbul Siber-Güvenlik Forumu’nun dördüncüsü, TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından “Yapay Zekâ, Kuantum Devrimi ve Siber-Türkiye” ana teması ile küresel ölçekte katılımla 27-28 Kasım 2025 tarihinde Wishmore Hotel İstanbul’da düzenlenecek 11. İstanbul Güvenlik Konferansı kapsamında eş-etkinlik olarak icra edilecek Forum’a yurt içi ve dışından çok sayıda duayen ve uzman isim katılırken, katılımcılara sertifika ve konferans kitabı verilecek.
TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü’nce “Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi“ başlığı altında bu yıl 27-28 Kasım’da Wish More Hotel Istanbul’da düzenlenecek 11. İstanbul Güvenlik Konferansı kayıtları genel istek üzerine devam ediyor. Küresel bir “okul“ ve uluslararası “pazar“ imkanları ile Konferans katılımcılarına sertifika ve konferans kitabı verilirken yurt içi ve dışından çok sayıda duayen ve uzman isim yer alacak.
Mevcut konjonktürde güç politikalarının küresel düzeni sarsacak seviyede sertleşerek devam edeceğine dair emareler artarken önümüzdeki yılların daha sıcak geçeceği anlaşılıyor. Bu şartlar altında küresel güç parametrelerindeki değişim dikkate alındığında kısa dönemde küresel düzenin kabuk değiştirmeye doğru evirileceğini iddia etmek mümkün görünüyor.