Strateji Bilim İnovasyon bazlı Haber Makale ve Analizler

Bir bütün olarak ilk kez TASAM’a verilen binlerce belgelik resmî Osmanlıca arşiv üzerinde, geniş bir akademik ekiple 10 yılı aşan çalışmalar sonucu yeni modellemelere ilham verecek “Osmanlı Devleti’nde Tasavvuf Hayatının Yönetişimi | Meclis-i Meşâyih Defterleri” adlı kaynak eser literatüre kazandırıldı.

Küresel Güvensizliğin Olağanüstü Bütçesi

SIPRI yeni rakamları açıkladı. İlan edilmemiş savaşlar çağındayız ve SIPRI'nin 2025 verisi tam da bu halin bilançosu gibi. Küresel askeri harcama 2 trilyon 887 milyar dolar. Üst üste on birinci yıllık artış. Dünya hasılasının yüzde 2,5'i artık silahlanmaya gidiyor. Son on yılda, yani 2016–2025 döneminde, dünya askeri harcamaları %41 arttı. Herkes aynı soruyu soruyor: "Dünya neden bu kadar silahlanıyor?"
İktisat tarihi, insanlığın kıtlıkla mücadelesinin ve üretim araçlarındaki dönüşümün tarihidir. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreğinde karşı karşıya kaldığımız manzara, sadece üretimin değil, bizzat "insan varlığının sürdürülmesinin" de teknolojik bir kırılma noktasına geldiğini göstermektedir. Bir yanda demografik bir kışa hazırlanan, yaşlanan dünya nüfusu; diğer yanda ise bu nüfusun bakım ihtiyacını karşılayabilecek yapay zekâ ve robotik devrim yer almaktadır.
14-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Pekin'de gerçekleşen Trump-Xi zirvesi, ABD'nin 2017'den bu yana gerçekleştirdiği başkanlık düzeyindeki ilk Çin ziyareti niteliği taşımaktadır. Gündemin resmi odak noktasını ticaret, gümrük vergisi müzakereleri ve İran savaşının bölgesel yansımaları oluştursa da zirvenin stratejik arka planında çok daha yapısal bir rekabet yatmaktadır: yapay zeka hakimiyeti ve bu hakimiyetin fiziksel altyapısı olan yarıiletken üretim zinciri.
Modern iktisat disiplini, Adam Smith’in meşhur "Görünmez El" (Invisible Hand) metaforu üzerinden, piyasa aktörlerinin kendi çıkarlarını maksimize ederken toplumsal refaha da hizmet ettiğini varsayar. Ancak klinik bir gözlemle bakıldığında, bu elin hareket edebilmesi, rasyonel kararlar alabilmesi ve üretim yapabilmesi için sağlıklı, huzurlu ve "bakılmış" bir bedene ihtiyacı olduğu görülür.
Yakın zamanda Erivan’da iki AB toplantısı yapıldı: Birisi AB-Ermenistan zirvesi, diğeri de 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından sonra kurulan ve elli ülke başbakan veya devlet başkanının, bizden de Cumhurbaşkanı yardımcısının katıldığı Avrupa Siyasi Topluluğu. Aynı tarihlerde Fransa Cumhurbaşkanı Macron Ermenistan’a ikili ziyarette bulundu.
Modern iktisat, dünyayı piyasa fiyatları üzerinden okumaya alışmıştır. Ancak bu okuma, buzdağının suyun üzerinde kalan kısmına odaklanan eksik bir teşhistir. Küresel ölçekte yapılan hesaplamalar, milli gelir istatistiklerine (GSYH) dahil edilmeyen "ücretsiz ev içi emeğin" yıllık değerinin yaklaşık 11 trilyon dolar olduğunu gösteriyor.
Irak, ekonomik kaynaklar, etnik çeşitlilik ve hassas bir jeostratejik konumdan oluşan karmaşık yapısal bir üçlünün iç içe geçmesi sonucunda aynı anda hem istikrar hem de istikrarsızlık unsurlarını barındıran istisnai bir Orta Doğu örneğidir. Bu benzersiz etkileşim, Irak’ı diğer ülkelere kıyasla sürekli iç karışıklıklara ve çok yönlü dış müdahalelere daha açık hâle getirmektedir.
Irak, ekonomik kaynaklar, etnik çeşitlilik ve hassas bir jeostratejik konumdan oluşan karmaşık yapısal bir üçlünün iç içe geçmesi sonucunda aynı anda hem istikrar hem de istikrarsızlık unsurlarını barındıran istisnai bir Orta Doğu örneğidir. Bu benzersiz etkileşim, Irak’ı diğer ülkelere kıyasla sürekli iç karışıklıklara ve çok yönlü dış müdahalelere daha açık hâle getirmektedir.

Yorgun Hegemon Pekin’de

Bir önceki yazımda Pekin'in İran savaşı karşısındaki sessizliğini saldırgan realist çerçevede okumuştum. Aslında argüman son derece açıktı. Çin sessiz değil sadece “hesaplanmış bir strateji”uyguluyordu. Şimdi o ‘stratejik sessizliğin’karşılığı masaya geliyor. Donald Trump 13-15 Mayıs'ta Pekin'de. Bu bir ABD başkanının Çin'e neredeyse dokuz yıl sonra yaptığı ilk ziyaret. Ziyaret aslında Nisan ayında planlanmıştı. 2026 İran savaşı sebebiyle ertelendi. Ayrıntılara bakalım.
Klasik iktisat, Adam Smith’in "Görünmez El" (Invisible Hand) metaforu üzerinden piyasa aktörlerinin kendi çıkarlarını maksimize ederken toplumun refahına da hizmet ettiğini varsayar. Ancak bu elin hareket edebilmesi, kararlar alabilmesi ve üretim yapabilmesi için sağlıklı, tok, huzurlu ve iyi bakılmış bir bedene ihtiyacı vardır. İşte bu bedeni her gün yeniden inşa eden, büyüten ve iyileştiren güç, Bakım Ekonomisi'dir; yani Nancy Folbre'un deyimiyle "Görünmez Kalp" (Invisible Heart).

Trump ve Xi Zirvesinin Önemi

Teke tek dövüşün cazibesi, medeniyetler veya klanlar arasındaki daha büyük ve karmaşık askeri veya siyasi mücadelelerin, bireysel cesaret, zekâ ve meşruiyet testleri yoluyla çözülebileceği inancından kaynaklanmaktadır. ABD Başkanı Donald Trump ve Çin lideri Xi Jinping'in bu hafta Pekin'de bir araya gelmesi, teke tek bir mücadele havası taşıyan modern bir gerilim olacak.
19. yüzyılın son çeyreği ile 20. Yüzyılın ilk yarısı arasında Viyana, sadece çökmekte olan bir imparatorluğun başkenti değil, aynı zamanda modern dünyayı şekillendiren fikirlerin, krizlerin ve paradoksların "sıfır noktası" olmuştur. Habsburg İmparatorluğu’nun çok uluslu, çok dilli ve çok katmanlı yapısı, Viyana’yı zıt kutupların birbirine çarparak yeni düşünce kıvılcımları ürettiği devasa bir entelektüel laboratuvara dönüştürmüştür.
Kuzey Ülkelerinin iktisadi başarısını sadece 20. yüzyılın refah devleti politikalarıyla açıklamak, bir binanın sağlamlığını sadece dış cephe boyasıyla izah etmeye benzer. "Kuzey Kliniği"nin asıl sırrı, temeldeki sarsılmaz hukuki rasyonalite ve toplumsal güven dokusunda saklıdır. Bu giriş bölümünde, beş ülkeyi birer "vaka" olmanın ötesinde, ortak bir organizmanın parçaları olarak ele alacağız.
Bir bütün olarak ilk kez TASAM’a verilen binlerce belgelik resmî Osmanlıca arşiv üzerinde, geniş bir akademik ekiple 10 yılı aşan çalışmalar sonucu yeni modellemelere ilham verecek “Osmanlı Devleti’nde Tasavvuf Hayatının Yönetişimi | Meclis-i Meşâyih Defterleri” adlı kaynak eser literatüre kazandırıldı.
İktisat bilimi, genellikle evrensel modeller üzerinden bir mühendislik disiplini gibi algılansa da gerçek dünyadaki başarı öyküleri yerel koşulların ve kurumsal hafızanın bir "zanaat" (techne) titizliğiyle işlenmesiyle ortaya çıkar. Bu bağlamda "Klinik İktisat", her ekonomiyi kendine özgü patolojileri ve genetik mirası olan canlı bir bünye olarak kabul eder.
Kuzey ülkeler coğrafyasının iktisadi tecrübesi, genellikle homojen bir "kuzey başarısı" olarak tasvir edilse de Danimarka bu bütünün içinde en "esnek" ve adaptasyon kabiliyeti en yüksek halkayı temsil eder. İsveç’in merkeziyetçi endüstriyel planlaması veya Norveç’in kaynak odaklı etik disiplini ile kıyaslandığında Danimarka; ölçek ekonomisi yerine uzmanlaşmayı, katı hiyerarşi yerine ise yatay güven ağlarını merkeze alan bir "zanaatkâr rasyonalitesi" geliştirmiştir.
Sıklıkla Napolyon'a atfedilen ve bir vecize haline gelen “düşmanın hata yaparken onu asla rahatsız etme” şeklindeki sözler Çin’in Ortadoğu konusundaki sessizliğini anlamak açısından bize anlamlı bir başlangıç noktası sunabilir. İran savaşının giderek derinleştiği ve kaotik bir hal aldığı şu günlerde Çin’in yaklaşımı pasif bir tutumdan ziyade “hesaplanmış bir stratejiye” işaret ediyor. Peki İran savaşı Pekin için gerçekten ne anlama geliyor?
Yaptırımlar, bürokrasi ve lojistik, “ekonomik bağları çeşitlendirmenin ve mevcut dengesizliği düzeltmenin” önündeki başlıca engellerdir, ancak KOBİ'lerin daha büyük bir rol oynaması, daha fazla yerelleşme ve prosedür basitleştirmeleri ve ticaret koridorlarının optimize edilmesi yoluyla bunların üstesinden gelinebilir.
Finlandiya’nın iktisadi ve toplumsal evrimi, sadece bir "refah devleti" başarısı değil, coğrafi kaderin ve jeopolitik risklerin dayattığı bir "hayatta kalma rasyonalitesi" hikâyesidir. Finlandiya modelini komşularından ayıran temel fark, bünyenin karşılaştığı patolojileri (savaşlar, kıtlıklar, ekonomik çökmeler) pasif bir kabulle değil, kurumsal bir mutasyon ve gelişim katalizörü olarak yönetebilmesidir
Bu çalışma, uluslararası güvenlik ortamında giderek artan öneme sahip olan istihbaratın gri alanları kavramını hukuki, operasyonel ve normatif boyutlarıyla incelemektedir. Gri alan istihbaratı; örtülü operasyonlar, siber casusluk, dezenformasyon ve etki faaliyetleri gibi, açık silahlı çatışma eşiğinin altında kalan ancak stratejik sonuçlar doğuran uygulamaları kapsamaktadır.
İktisat tarihinin en popüler ve üzerinde en çok tartışılan fenomenlerinden biri olan "İsveç Modeli", genellikle 20. yüzyılın ortalarında aniden ortaya çıkmış bir "sosyal mühendislik başarısı" olarak tasvir edilir. Ancak bu perspektif, İsveç'in 1970 yılında dünyanın en zengin dördüncü ekonomisi konumuna yükselmesini sağlayan derin kurumsal mutasyonu ve bu mutasyonun tarihsel genetiğini açıklamakta yetersiz kalmaktadır.
İktisat bilimi, 20. yüzyılın büyük bir bölümünü fizik bilimlerinden ödünç aldığı "denge" (equilibrium) ve "makro mühendislik" kavramlarının gölgesinde geçirmiştir. Bu geleneksel çerçevede ekonomi, dışsal müdahalelerle rotası düzeltilebilen devasa bir makine olarak tasavvur edilmiş; iktisatçı ise bu makinenin kontrol panelinde oturan bir teknisyen olarak konumlandırılmıştır.

Alanlar

Continents ( 0 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 0 ) Etkinlik ( 0 )
Alanlar
Regions ( 0 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 0 ) Etkinlik ( 0 )
Alanlar
Identity Fields ( 0 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 0 ) Etkinlik ( 0 )
Alanlar
TASAM Türkiye ( 0 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 0 ) Etkinlik ( 0 )
Alanlar