Rusya'nın Kırım'ı İşgali Bile Söz Konusu Olabilir
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 28.8.2008
Rusya'nın Kırım'ı İşgali Bile Söz Konusu Olabilir

"Rusya'nın Kırım'ı İşgali Bile Söz Konusu Olabilir"

Süleyman Şensoy | TASAM Başkanı

Anadolu Ajansı’na verilen 26 Ağustos 2008 tarihli beyanat )

11 Eylül 2001 ile birlikte değişen uluslar arası dengelere bağlı olarak ABD tarihte ilk defa Rusya’nın birinci derece kuşak alanı olan Gürcistan ve Ukrayna’ya Kadife ve Turuncu devrimler ile giriş yaptı. Aynı dönem, Avrupa Birliği yeni üyeleri ile birlikte Karadeniz ve Ukrayna sınırına kadar genişledi. Dolayısıyla Batı Bloku açısından hem Kafkasların Enerji Koridoru Gürcistan hem de Karadeniz’in önemli ülkelerinden Ukrayna’da iş başına gelen yönetimler çok önemli ve korunması gereken unsurlar haline geldiler.


Türkiye’nin girişimleriyle kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nde Avrupa Birliği’nin artan etkisi de bu sürecin göstergelerinden birisiydi. Son yıllarda çeşitli vesilelerle sürekli yükselen tansiyon aslında bugünkü olayların habercisiydi. Kosova’nın bağımsızlığının tanınması da bu süreci hızlandıran en önemli etkenlerden birisi oldu.
Bu süreçte bir taraftan, ABD’nin Irak’ta henüz başarıya ulaşamamış olması, Suriye ve İran’la olan ciddi problemleri ve kendi içinde yaşadığı ekonomik durgunluğa bağlı sosyo-ekonomik sorunlar, diğer taraftan enerji fiyatlarındaki artıştan sağladığı yüksek gelirler ve yönetişimindeki toparlanma Rusya’ya ciddi avantajlar sağladı.


Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO üyeliğinin olumsuz neticelenmesi ardından Gürcistan’ın Güney Osetya’ya müdahalesi Rusya için fırsat doğurdu. Yaşanan savaş, ateşkes ve Rus ordusunun belirli merkezlere geri çekilmesini müteakiben Abhazya ile Güney Osetya’nın bağımsızlığını büyük ölçüde tanıması, sürecin şiddetinin yükselerek devam edeceğini göstermektedir.
Fakat açıkçası potansiyel olarak esas tehlikenin Ukrayna merkezli yaşanacağını düşünüyorum. Sıradaki krizin AB’ye komşu olan Ukrayna’da çıkacağı gözüküyor. Çıkması muhtemel bu kriz kontrol edilebilir boyutları aşarsa Rusya’nın Kırım’ı işgali bile söz konusu olabilecektir.


Türkiye açısından çok büyük tehditler içeren bu gelişmeler içerisinde en önemli risk unsurunun, Amerika’nın müttefik olduğu Ukrayna ve Gürcistan’ı korumak için Karadeniz’de bir deniz gücü bulundurmayı uzun süredir düşündüğünü değerlendiriyorum. Bu da Montrö ve Boğazlar sorununun daha da büyüyebileceği anlamına gelecektir.


Bu bağlamda Türkiye’nin, Kafkaslarda Ermenistan ile olan sorunlarını en aza indirgeyerek asgari müştereklerde işbirliğini hızlandırması, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Birliği, NATO ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’ndeki etkinliğini de kullanarak bölgedeki krizin daha da büyümesini engellemeye çalışması ve yaşanan olumsuz gelişmelerden en az zararla kurtulmak için yoğun gayret ve proaktif bir performans göstermesi gerekmektedir.

 

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC