2015’e Evrilen Dünyada Dengeler ve Türkiye

Yorum

2014 bir kaç hafta içinde 2015’e dönecek. Ancak sorunlar da devam edecek. ABD ekonomisi daha iyi, Dolar daha güçlü olacak. Bu sorun mu değil mi tartışılabilir. AB ve özellikle Euro bölgesi yalpalamayı sürdürecek. ...

2014 bir kaç hafta içinde 2015’e dönecek. Ancak sorunlar da devam edecek. ABD ekonomisi daha iyi, Dolar daha güçlü olacak. Bu sorun mu değil mi tartışılabilir.  AB ve özellikle Euro bölgesi yalpalamayı sürdürecek. Suudi Arabistan, ABD ve Kanada’nın petrol kıyağı olmasa durgunluk yine mukadderdi. Ama 2014’ü 1974’den farklı hâle getiren iki şeyden biri bu. Diğeri ise Avrupa ve ABD’nin ithal petrole olan bağımlılığının eskisine oranla çok ama çok azalmış olması.

Artan Doğal Gaz Bağımlılığı
Gerçi artan doğal gaz bağımlılığı, 40 yıl öncesine göre en önemli olumsuz değişme. Küresel ticaret sistemine 1990’lardan beri kenetlenen Rusya’nın bu değişmeye meşale tuttuğunu söylemek yanlış olmaz.

Ama ateşi fitilleyen de Rusya, şimdi ticaret ortaklarını fitili söndürmekle tehdit eden de. İptal ettiği Güney Akım, en çok Avusturya, Bulgaristan, İtalya ve Sırbistan’ı üzmüş olabilir. Ama Hırvatistan, Slovenya ve Macaristan da tehditten en fazla etkilenen ülkelerden. Açıkçası doğal gaz,  2015’e evrilen dünyada değişimdeki tedirginliği yaratan en önemli risk.

Doğru Tütmeyen Duman 
Bir şeyler hâlâ yanlış gidiyor. Evet, ABD’deki istihdam artışı mükemmel. Lokomotifi güçlenen bir dünya ekonomisinde, sanki geçen 5 yıla nazaran daha fazla düzelme umudu var. Ama lokomotif ne kadar güçlü olursa olsun, bozuk raylar ve arızalı katarlar, kendi etrafında dönen dünyaya her an sorun çıkarma istidadında.

Çin büyümeye devam ediyor. Ama Japonya durgun. İngiltere sağlıklı. Ama “Alman  Reichstag’ına bu defa Rusya gazı” sıkışmış durumda. Almanya tökezleyince AB’nin ateşi de külleniyor, dumanı da doğru tütmüyor.

Çin ve Türkiye Aynı Sepetteki İki Yumurta mı?
Rusya 2013 verilerine göre, dünyada İran’dan sonra en büyük doğal gaz rezervlerine sahip ülke. Sonra sırası ile Katar, Türkmenistan, ABD, Suudi Arabistan, BAE ve Venezula geliyor.  Yine 2013 rakamları ile Rus doğal gazının boru hatları üzerinden en büyük müşterisi herbiri milyar metreküp olarak 39.8 ile Almanya, 26.2 ile Türkiye, 25.1 ile Ukrayna, 96.4 ile diğer Avrupa ve 23.7 ile eski Sovyet cumhuriyetleri olmuş. Çin’in 2010 sonrası tüketimine bakılacak olursa, görülen rakam 160 milyar metreküp olarak, neredeyse, Rusya’nın hâlihazırda Avrasya’ya yaptığı ihracattan fazla. Yani bir Çin dünyaya bedel.

Çin ve Türkiye ise Rusya için iyi bir alternatif plan. Ama Rusya çantada keklik değil. Bunu biliyoruz. Çin ile Türkiye aynı sepete nasıl konur? Oda ayrı bir konu. Biri dinazor yumurtası gibi. Ama Türkiye de hatırı sayılır bir büyüklük. Üstelik Akdeniz’e açılımı var.

“Sibirya’nın Gücü”
Rusya’nın, doğal gaz konusunda  Çin ile yaptığı anlaşma Batı’ya karşı verdiği önemli bir gözdağı oldu. İrkuts ve Yakuts’dan Çin’e uzanacak bir boru hattı sistemi ile, Çin’e pompalanacak Rus doğal gazının değeri büyük. Yapılan anlaşmanın bedeli ise 400 milyar Dolar. Rusya’nın sözünü ettiğim iki havzada toplam  3 trilyon metreküp gaz rezervi olduğu biliniyor.

Tabiat ana buz tabakalarının arasından serpilen cılız Tundra’ların altına gani gani sermiş bu nimeti. Çin ise kalkınmasının sürdürülebilirliği için bu fırsatı yutarcasına kullanabilir. Dolayısı ile birleştirilmiş gaz aktarım sistemi ile “Sibirya’nın gücü”, Beijing’in gücü olma potansiyelinde. İş ki sistem 2017’de tamamlansın. Kolay değil. Ama Putin’in kanatlarını açıp yüksek uçması ve müdanasız davranması için tasavvuru bile yeterli.

“Ankara’nın Gücü”
“Sibirya’nın Gücü” Batının bile inanmakta zorlandığı bir dev proje. Hani Rusya Çin’e satarsa, Batı’ya satacak gazı kalmaz diye bir şey yok. Ama Putin’in zaten olmayan müdanası artık hiç kalmayacak.

Geçen hafta Ankara’da Putin’in yaptığı ve Türkiye’nin 2015’e umutla bakmasını sağladığı açıklama, Ankara için de kazanılan bir güç. Azımsamıyorum.  Ama elbette   “Sibirya’nın Gücü” yanında, çok daha mütevazı, ayrıntıları kesin olmayan ve en önemlisi, Dolar ile ödeme dışında, elde edilmesi için,  karşılığında pek de ne vaat edildiği bilinmeyen bir güç.

Bu gücün, şimdilik fiyata ve ilave kapasite artışına yansıyan somut bir tarafı var. Bu konjonktürel bir başarı. Ama bir de bilinmeyenlerle dolu fiktif yönü var. O halde “Ankara’nın gücü”nü gözde büyütmeden önce, sözde kesinliğini iyi tespit etmek gerek. 
 
Dengeler İstikarlı Denge gibi Gözükmüyor
Zaten sorun da bu.  2015 yılı dünya için tuzaklarla dolu. Orta Doğu’daki  fırtınalar, Asya-Pasifikteki deprem ve hortumlar, Don kıyılarında cereyan eden  kanlı olaylar kadar, gelişmiş- gelişmemiş her bir ülkenin  kendi çapında yarattığı istikrarsızlık var.

2015 Türkiye için de tuzaklarla dolu. Bu tuzaklar siyasi ve iktisadi. Ama aynı zamanda toplumsal. İçerden ve dışardan. Yollu veya yolsuzluklu. Orta Doğu derken, Kafkas’lardan, belki Ege’den, Doğu Akdeniz ve Balkan’lardan, her bir sınır boyundan sinir bozucu haberlerin gelebileceği bir yıl 2015. Dikkatli adım atmak, dikkatli konuşmak gerek. Zemin daha kış gelmeden kaygan. Bahar ise kışı aratacağa benzer diye düşünüyorum. Sıra yazın kavurucu sıcaklarına gelince ise Allah kerim.
 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263