Anlaşmalar “Çantada Keklik” mi?

Yorum

Türkiye için son 3-4 haftanın gündemi, konular kadar, ziyaretçilerin önemi dolayısı ile de bir hayli yüklüydü...

Türkiye için son 3-4 haftanın gündemi, konular kadar, ziyaretçilerin önemi dolayısı ile de bir hayli yüklüydü. Önce Joe  geldi. Onun çantasını başkaları taşıdı. Ama önemli notlar ve talepler bırakarak ayrıldı. Sonra Papa geldi.O çantasını kimselere vermedi. Gelirken de giderken de, uçak merdivenlerinde tökezlemek pahasına, o ağır çantayı kendisi taşıdı. Aslında en anlaşılabilir gündem onunkiydi.

Devlet Başkanı sıfatı da olduğu için, zorunlu olarak yolu Ankara’dan geçti. Yoksa maksat kilise ve Patrikane ziyaretleriydi. Muhtemelen çantasında, ceylan derisi kaplı bir kaç İncil, bir- iki İkona ve kıymetli haç vardı. Onun için de yanından ayırmadı Papa kıymetli ve sembolik kutsallığı olan eşyayı. Ruhani dileklerinin cismani yönü azdı diye düşündüm.

En son Putin geldi. Evrak çantasını genel hatları ile bir önceki yazımda tartışmıştım. Ama taşımadığı çantanın içinde “keklik” de var mıydı yok muydu? Biraz daha dikkatle düşünmek ve bunun için  geçmişin ziyaret serencamına bir kere daha bakmak gerek.

“Rus’un Aşkı Başka”
Putin ziyaretinin tınısı çok güçlü  oldu. Siyasi gündemi kaale bile almadık. ÇED raporlarını hızlandırdık. Ama en önemlisi değişen boru hattı güzergahından dolayı yeniden umutlandık. Hele bu arada, Rusya enerji bakanı Novak, son bir aydır Türkiye’nin Batı hattından teknik nedenlerle  alamadığı gazı, artık alabileceği mesajını çerez olarak sununca, sevindik. Kar kış bastırmadan böyle bir haber, yetkilileri iyice rahatlatmış olmalı. Arz normal kontrat seviyelerine dönmekle kalmıyor. Bir de bonus var. Rusya, Türkiye’ye Mavi Akım borusundan 3 milyar metreküp daha ilave arz vaad etti. Hem kendisini, hem de yıllardır Türkiye’yi itip kakan Batı’ya Ankara’dan iyi bir “itilmiş ile kakılmış” tablosu yansıtıldı. Fay hatları üzerinde yeni bir “dayanışma hattı”bu.

“Neden Bilmem Bu İptila”
Arz artışına rağmen fiyat indirimi talep ettiğimizin altında kaldı. Ama Rusya’ya da hak vermek gerek. Petrol fiyatlarından doğan kaybına bir de “kardan zarar” ekleyemez. Ukrayna üzerinden geçirmeyi istemediği ve özellikle Batı’nın burnunu sürtmek için elinde tutmayı yeğlediği doğal gaz var. Türkiye’de de kısılamayan bir talep. O halde Rusya, fiyat indirimini istenen ve umulandan daha az yapar.

Sayın Bakan çok haklı ve dürüst, Türkiye’deki tüketici de bundan yaralanamaz. Nedeni yükselen Dolar kuru. Haklı mazeret.Şimdi biraz enerji verimliliğini  arttırıp, tüketimi kısalım, mümkünse pantoufle terlikler ve polar kıyafetlerle ısınmaya da özen gösterelim. Bunu samimiyetle söylüyorum. Enerji bağımlısı olan Türkiye’nin, bu iptilayı akıllı ölçülerle sınırlamazsa, “halinin günden güne fena” olacağı, gün gibi aşikar. Üstelik enerji teminini  doğal gaz ve nükleer enerji ile çeşitlendirirken, her ikisinde de Rusya’ya bağlanmanın farklı farklı boyutlarını gözden kaçırmamak gerek.
  
“Varışına Gelişin, Tarhanasına Bulgur Aşın”
Putin Batı’sındaki Ukrayna’ya ve onun da Batısı olan Avrupa’ya çok kızgın. Gerginliği usturuplu, usturupsuz tırmandırmaya devam ediyor. Onlar, makarna satmazsa tarhana ve bulguru Türkiye’den, domates satmazsa, Doğu Akdeniz’den  temin etmenin yolunu arıyor. ABD yaptırım konusunda AB nin destekçisi olsa bile Ukrayna işine doğrudan bulaşmadı. Sadece NATO ile Baltık balçığında bir kaç manevraya öncülük etti. Ama asıl yapacağını petrol üretimini arttırarak ve OPEC kota arttırımlarını sevgi ile kucaklayarak yaptı. Az buz bir şey mi bu? Yine de iki kutuplu dünyanın kutup soğuklarını özleyen Rusya buna pek ses çıkarıp, diş göstermiyor. Ama o, daha önce altına imza attığı her projeyi yeniden gözden geçiriyor.
 
Boru Hattı Yemeye Doymayan Putin
Ben Putin’in 2009 yılında Ankara’ya yaptığı ziyareti hatırlıyorum. Sıcak bir  Ağustos günüydü. Putin’in  ziyareti ile Rusya ve Türkiye arasında Güney Akım Doğal Gaz Boru Hattı anlaşması imzalanmıştı. Oysa o tarihte Türkiye, ABD ve AB ile Batı’nın bir Opera çıkışı kararlaştırdığı NABUCCO projesine taraf olmuştu. Rusya, açık açık her platformda, kendisinin onaylamayacağı ve taraf olmayacağı hiç bir Karadeniz doğal gaz projesine izin vermeyeceğini açıklarken, Türkiye NABUCCO’dan neler elde edebileceğini hayal edip duruyor, bir enerji güç merkezi olmanın gündüz düşlerini görüyordu.

 Nitekim  Türkiye Temmuz 2009 da bile hala Rusya’yı NABUCCO’ya ikna etmeye uğraşıyordu. Ama  Putin birden bire geldi, Ankara ile el sıkıştı ve Türkiye’nin NABUCCO yerine Güney Akım’a kavuk sallamasını temin etti. Sadece Mavi Akım müstefidi olan Türkiye, artık Güney Akım’ın çekiciliğine  kapılmıştı. Bir taraftan da  AB ile Türk topraklarından geçecek doğal gaz boru hattı üzerinden % 15 kâr elde edebilir miyim acaba’nın hesabını yapıyordu. Ama Türkiye AB bastırınca sadece bir enerji transit ülkesi olmayı ve  % 15 kâr talebinde ısrarcı olmamayı kabul etti. Bunun dışında bildiğim kadarı ile Putin, Beyaz Akım’ın da başını yedi. 2009 da Nabucco hemen rafa kaldırılmadı. Ama İran, Türkmen, Irak ve Katar gazı ile doldurulamayan mutasavver NABUCCO, bir tek Azerbaycan gazına kalınca, zamanla fitili tükendi.

Yeni bir Akım, Eski bir Çekim
Şimdi bir anda Putin, hanidir AB ye karşı hareket etmeye  ikna edemediği Sırbistan’a da bir gözdağı verecek şekilde Güney Akım`ın iptalini açıkladı. Sırbistan pişman değil ama üzgün. Bizim suçumuz yok diyip duruyor. Nasıl bir karı olacak idiyse onu kaybettiğini düşünüyor.
Şimdi ortada artık “yeni bir Akım” var. Türkiye ise kendi toprakları üzerinden geçecek boru hattı için yine hesaplar yapıyor. Bu boru hatları, hem stratejik önemini arttıracak, hem de kendi ihtiyacını daha kolay temin etme imkanı sağlayacak. Bakü-Tiflis –Ceyhan boru hattından faaliyete geçtiği 2005 veya 2006 dan bu yana 12.5 milyar Dolar’lık bir getiri sağlayan Türkiye’nin, önce bu yeni boru tasarımından  ne kadar kar beklediğinin bilinmesi önemli. Sonra TANAP a tamamlayıcı bir hat olacak bu yeni hattın hem fizibilitesinin, hem de yaşama geçirilme ve yaşam ümidinin iyi tartılması gerekli.

Ama en önemlisi, Putin’in gün olup harman dönerken bu boru hattından da vazgeçmemesi için nelere razı olmak zorunda olduğumuzun kamu oyu ile paylaşması lazım. Ben iktisadi değil, siyasi uzlaşma alanlarını öğrenmenin hakkımız olduğunu düşünüyorum. Putin şimdi Türkiye için  bir başka “bağımlılık alanı” açıyor.Önce Rus’un aşkı başka” dedik ya! Bir de diğer  şarkıyı sonlandıralım. “Aşkta Yokmuş Vefa” namesini, şu sıralar Sırbistan’a tekrarlatmak  iyi olur, çünkü bilfiil yaşıyor.

Evet Putin’in çantasının muhtevasını öğrendik.  Ama Rusya Türkiye için bir “çantada keklik” değil. Bunu da unutmayalım.  
 
 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263