Takas Ticaretinde Yeni Ufuklar: İran ve Rusya
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 9.4.2014
Takas Ticaretinde Yeni Ufuklar:  İran ve Rusya

Paranın icat edilmediği dönemlerden kalan mal karşılığı mal(hizmet) alma veya satma geleneği,  yanlız devletlerin basma hakkının bulunduğu paraların, ticari işlemleri karşılamadığı düzen ve dönemlerde kullanılmış ve hala kullanılmaktadır. Uluslararası ticarete yeterince giremedikleri için konvertible para rezervleri kıt olan ve bu nedenle kronik açıklar yaşayan; uygulanan (uluslararası) yaptırımlar dolayısı ile tamamen  veya kısmen uluslararası ticari ve mali ilişkilerden  men edilen ülkeler de, ellerindeki sınırlı dövizleri harcamamak veya sadece çok gerekirse harcamak için sık sık takas yöntemine başvurmaktadır.  Ayrıca insani nedenlerle  Birleşmiş Milletler de  hem İran, hem Irak, hem de başka ülkelere özel kurallar çerçevesinde,  gıda ve ilaç karşılığı,  örneğin petrol veya doğal gaz takası sistemi sağlayarak, yaptırımları,  uluslararası para sistemi dışında kalarak delmektedir.

Yakın Tarihin Önemli Takas Örnekleri

Bilindiği gibi İspanya ve Portekiz AB ye girene kadar öyle pek ahım şahım vaziyette değillerdi. Özellikle İspanya’nın Ceuta ve Melila(hani Fas ile sorunu olan adalar), Extramadura, Galicia ve Murcia ile  Portekiz’in Alentejo, Algarve ve Madeira gibi sonraları  AB bölge yardımları ile palazlanan bölgeleri, 1980 li yılların sonuna kadar ihtiyaçlarını para ile değil soğan ve patates karşılığında temin etmiştir. Belki Avrupa’da özellikle buzlu Kuzey’de de bazı örnekler vardır. Ama 20 yüzyıldan beri en yaygın takas uygulamalarını, Latin Amerika’dan sonra Orta Doğu’da  İran, Irak, Suriye ve Pakistan’da görmekteyiz.

İran’ın Takas Geleneği

Özellikle  İran hep kronik dışticaret açıklarıyla malul olduğundan, 1960 lı yıllardan itibaren Sovyetler Birliği ile olsun, Türkiye ile olsun ticaretini büyük ölçüde takas ile yürütmüştür. Geçmişte Türkiye ile yaptığı petrol karşılığı şeker ve diğer temel gıda maddesi anlaşmaları bunlara  örnektir. Altın ile yapılan ödemeler de( tarihte kıymetli metallerin ödeme aracı olduğu  dönemler hariç olmak üzere, altının fiilen ve resmen ödeme aracı işlevinin iptal edildiği edildiği 1970 li yıllardan beri), mal karşılığı mal olarak kabul edilmekte olup takas muamelesi görmektedir. Bu bağlamda, İran ve Türkiye arasındaki ticarette bu günlerde kullanılan altın, bir ödeme aracı değil,  petrol(veya doğal gaz)-altın iliskisi ile tebarüz eden bir takastır.

İran’ın Rusya ile ilişkilerinde takas önemli bir değere sahiptir.  SSCB ile özellikle 1962-1976 arasında yapılan takas anlaşmaları, İran’a  mal karşılığı bir çok  Sovyet projesi kazandırmıştır. Öyle ki belirtilen dönemde Sovyetler Birliği ve İran ticareti takas üzerinden yürütüldüğü için onlarca kat artmış ve  nerede ise SSCB- Mısır ticari ilişkilerini bile sollamıştır.Açıkçası, aralarında zaman zaman çıkan sorunlara rağmen, İran ve Soyvetler Birliğinin küçülen(ve büyüme istidadında) bir mirasçısı olan bugünün Rusya’sı, ortak bir kadim  takas geleneğine sahiptir.

Aslan’ın Payı  Her zaman Aslan’a

En önemli işlevi ticaret daralması ve yurtiçi yoklukları önlemek olan “takas”, tamamiyle “alan razı-veren razı kime ne? mantığı ile yürüdüğü malum. Ama değiş tokuşa konu olacak mal ve hizmet değerlendirmesinin iyi yapılması gerekir ki, takas analaşmasına giren taraflar kendi aralarında görece anlamda hak kaybı duygusuna kapılıp kapışmasınlar. Zaten malını ulusal para veya konvertible rezerv birimler ile satabilse veya ihtiyaçlarını yine bu şekilde temin edebilse, ülkeler takasa başvururlar mıydı?

Şu gerçeği kabul etmek gerek : Takas nereden bakarsanız bakın anlaşmaya razı olan taraflardan birinin görece olarak daha güçsüz olmasına dayanırsa zımni veya aşikar bir sömürü düzenini beraberinde getirir. Özellikle takas ile ticarete giren ülkelerden biri büyük(zengin), diğeri küçük(fakir veya var yokluğu çeken) ise, burada herhalde doğal olarak kozlar büyük, zengin ve güçlü ülkenin elinde olacaktır. Bu bağlamda geçmişte olduğu gibi şimdiki İran ve Rusya takas anlaşmalarında yine hep Rusya’nın daha kazançlı çıkacağını kabul etmek gerekir. Tabii bu kazanç hem ticaridir, hem de siyasi.

Güven Esası ve Stratejik Oyun

Uluslararası takas anlaşmalarında (clearing odaları denetiminde olan clearing anlaşmaları değil) bir başka özellik,bunların  çok taraflı ticaret kurallarını ihlal edtmesidir. Bu bağlamda takas anlaşmaları, çok taraflı  dünya ticaret sisteminden kopuk anlaşmalar olup, hep  ikili( bilateral) esaslara göre yürür.

Modern dünyanın çok taraflı veya  ikili ticaretinde, envai çeşit ödeme ve sigorta imkanları olup, ticaret, ticaret yapan taraflarca değil, adeta akreditif işlemlerini yürüten bankalarca gerçekleştirilir. Bu nedenle istisnai durumlar hariç, ticaret hep kurumsal güvence altındadır. Oysa takas ticaretinde, böyle bir güvence olmadığı için tarafların birbirine mutlak güven duyması  esastır. Şimdi bu bakımdan İran Rusya’ya, Rusya İran’a ne kadar güvenir önemlidir. Böyle bir karşılıklı güven testi içinse iki ülkenin 1920 lerden beri olan ilişkilerine bakmak gerekir.

Şimdi Ruhani, dönüp dolaşıp Şah döneminin yöntemlerine başvuruyorsa, aradaki kadim dostluğa bir güven duyuyor demektir.  Rusya ise, Ukrayna konjonktüründe, istenmeyen adam ilan edilmezden önce, “istenmeyen bir başka adam” olan Esat kadar, Batı’nın hala” isteyelim mi, istemeyelim mi? Yoksa ne kadar yaklaştırmak  isteyelim” diye düşünmeye devam ettiği İran’ı kanatlarının altına almaya hazırlanarak kendince yeni bir stratejik  oyun oynuyor.

Yeni İran-Rusya Takas Anlaşmasının Boyutu

Var yokluğu çekmeye devam eden İran’ın Ruhani ile gelen umudu tüketmemesi için bir çıkış yolu lazım. ABD ve AB İran’a karşı olan yaptırımları istenen ve beklenen hızla kaldırmıyor. Oysa, Ukrayna konjonktürü ve Kırım’ın ve yarım ada ile birlikte Rusya’ya geçen  Kırım doğal gaz kuyularının İran için yeni bir umut olacağı düşünülebilirdi. Demek ki İran nükleer zenginleştirmenin sınırlandırması ile ilgili olarak Batı’ya güçlü bir işaret vermiyor. Veya Batı gerçek bir garantiyi alamıyor. Onun için yaptırım gevşetmesi hızlanmıyor.

Öte yandan giderek  gönüllü taleplerle de olsa(Kırım referandumu, Moldova ve Donetz talepleri) daha yayılmacı  hale gelen  Rusya, bir boşluğu daha doldurmaya hazırlanıyor. İşte İran ile imzalamaya hazırlandığı 20 milyar dolar değerindeki petrol karşılığı mal ve hizmet takası anlaşması, iki ülkenin ortak geçmişlerinin güvencesinde ve Batı’ya karşı bir gözdağı verme arzusunun gölgesinde imzalanıp yürürlüğe girecek.

Bu Cenevre Anlaşması çerçevesinde İran ve Batı ilişkilerine nasıl yansır? Rusya-Ukrayna-Batı üçgeninde nasıl yankılanır. İpi topu 20 milyar Dolarlık bir yeni Takas, bence Rusya ve İran için ayrı ayrı bir yeni ilişki takası anlamına gelmektedir

 

İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC