Sınırlı Yaptırımlar, Sinirli İnsanlar
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 18.3.2014
Sınırlı Yaptırımlar, Sinirli İnsanlar

Kırım referandumunun sonuçları açıklandı. Oylamayı boykot kararı alan Tatar azınlık dışında, katılanların %97 si Rusya’ya bağlanmayı tercih ettiğini oyları ile beyan etti. Demek ki etnik Rus çoğunluk ve Rus pasaportu taşıyanlar, Ukrayna yönetiminden memnun değildi. Ama Rusya’ya bağlanmak istemelerinin çeşitli nedenleri var: Bunların başında kimliklerin bağdaşması ve aidiyet duygusu diye düşünülebilir. Ama bence daha çok, iş, aş ve nasılsa daha iyi bir yaşam beklentisi. Aynı zamanda Ukrayna’ya karşı beslenen umutların boşa çıkması.

 Rusya, Kırım halkına, Ukrayna’nın vaad ettiğinden daha iyi bir gelecek vaad ediyor olabilir. Bu iş imkânı diye, Moskova ve diğer büyük şehirlere göç eden Kırım Rusları nedeni ile yarım adanın boşalması pahasına bile olsa, yeni bir umut elbette. En azından “her  karar,  kararsızlıktan iyidir” düşüncesi Kırım’ın tercihi oldu. Gelelim tepkilere:

Demokratik bir Tercih

Rusya, Kırım, Ukrayna ve başka ülkelerdeki Rusya yanlılarına göre, hile hurda karışmamış oylamanın sonucu, baskın yüzdesi olan bir halkın, baskın tercihini yansıtmaktadır. Meşru ve demokratiktir. Keşke Tatarlar da gidip olumsuz oy kullansalardı da demokratik görünüm bozulmasaydı.

Ama ya sonra? Oylarının yaratabileceği sonuçlardan korktular herhalde. Tabii durum böyleyse, bu çok ürkütücü. Kırım, doğrudan referandum’a gitmek yerine, önce tam bağımsızlık isteyebilirdi. Bunun için Birleşmiş Milletlere başvurabilirdi. Ama Güvenlik Konseyinin Çin vetosundan endişe ettikleri için bunu yapmamamış olabilirler. Ayrıca Birleşmiş Milletler genel kurulunda buna hayır diyecek pek çok ülke de bulunmaktadır. Onun için tercih belirleme yöntemi denendi. Eskiden buna Plebisit denirdi. Şimdi herşeye  referandum deniyor. Aslında bu aşamada oylama sırası Rusya Presidyumu’nda olmalıydı. Rusya’yı tercih eden Kırım’ı kabul edecekler mi? Yoksa etmeyecekler mi? Şimdi düşünülmeliydi.  Ama presidyum, Kırım’ı bağrına basacağının işaretini zaten önceden vermişti. Bence sorun burada.

Kırım’ın İşi Bundan Böyle “Ekmek Elden, Su Gölden” mi Olacak?

Kırım’ın suyu Ukrayna’dan, gazı büyük ölçüde kendinden. Doğrusu o ki su da pek iyi ve temiz gelmiyor ve su sıkıntısı çekiliyordu. Rusya’dan da gaz alıyor. Bundan böyle  suyu, su zengini Rusya’dan alacaktır. Ama Dzankyske, Golitsyna, Karlavske, Kırım, Odessa, Scmidta, Serebryankse, Subbotina,  Shtormvaya ve Strilkove gaz alanları münhasıran Kırım’da olsa bile, bunların hepsi bugüne kadar Ukrayna’nındı veya özerk Cumhruyetin Ukrayna ile ortak mülkiyetiydi. Şimdi ne olacak? Dolayısı ile paylaşım sorunu hemen eşikte. Ukrayna, Rusya’ya bağlandı diye, bugüne kadar Ukrayna topraklarında bulunan bu zenginlikten vazgeçecek mi?  

Ya ulaştırma imkanları? Rusya’da kolay iş bulacağını düşünenler, hava ve deniz yolu dışında Rusya’ya gitmek isterlerse, Ukrayna topraklarından geçmek zorunda kalmayacaklar mı? Aslında çok iyi bir ulaştırma altyapısı bulunan yarımadanın, karayolu aracılığı ile komşularla  bağlantıları nahif olduğu için sorun olabilir. Ukrayna, ibret olsun diye şimdi Kırım vatandaşlarına vize uygularsa ne olur?

Tabii Sırada bir de Yaptırımlar Var

Ne AB, ne ABD ne de Ukrayna bu  gelişmelerden hoşnut değil. Hepsi Rusya’ya bir gözdağı vermek istiyor. Toplantılara çağırmama ceza mı? Ya vize uygulaması? Ruslar ülkelerini çok severler.Onlar oraya buraya gitmeseler de olur. Ama bu Kırımlı Ruslar için geçerli bir sav değil.

Hani oligarkların varlıklarına el konulması, işin ucunda Rusya’nın dövizleri olmasa olur. Zaman zaman Khorkovski gibi oligarkları, yıllarca Rusya kendisi hapislerde çürütmeye kalkıp paralarına el koymamış mıydı? Şimdi AB 16 Mart akşamı itibarı ile “sınırlı yaptırımlar”dan söz eder de ağır aksak bir uygulama yolunu seçerse, bu Rusyayı ne kadar etkiler? Şunu unutmayalım ki Kıbrıs, Yunanistan, Portekiz, İspanya sakın ola ki sert yaptırımlar uygulanmasın görüşünde. Bir çok üye ülke, ortak bir AB görüşüne odaklanmanın daha iyi olacağı yönünde görüş bildiriyor.

Rusya, Kırımı işgal peşinde olmadığı için(!) neden Batının yaptırım uygulamayı düşündüğünü de anlayamadığını ifade ediyor. Öyle ya, ne yaptı ki Rusya sınırlara asker yığmaktan öte. Ayrıca Rusya’ya göre, mevcut düzen zaten Kırım’da  25.000 asker barındırmasına izin vermiyor muydu? “Kırım’ın kararı ise Kırım’ın kararı”. Yani kendi kaderini belirleme yetkisi. Kim ne diyebilir?

Batı’ya Zeytin Dalı Uzatan bir Putin

Rusya Batı’nın taleplerine olumlu cevap vereceği mesajlarını veriyor. Bu gaz ise gaz. İş ki Ukrayna borulardan çalmasın. Batı gözlemci mi yollamak istiyor? Byursun elsinler. Heryerde onları ağırlayabiliriz. Hatta tüm Ukraya’ya gelsinler. Ama Batı’yı çileden çıkaracak söylemler de yok değil.

Temkin, İtidal ve Çözüm

Şimdi başta Ukrayna olmak üzere tüm ülkeler referandum sonucunu butlan olarak nitelemekte. Üstelik Kırım’daki Rus askeri varlığının sonucu etkilediğini de ifade ediyorlar.  Ukrayna diğer taraftan Rusya’dan bir teminat alındığını ve 21 Mart’a kadar herhangi bir askeri çatışma olmayacağını açıklıyor. Ama Rus askerlerinin Strilkove’a girmesini de engelleyemiyor. Açıkçası kolay bir durum değil. Hem 21 Mart ta neyin nesi? Bunlar Nevruz’u karşılamıyorlar ya!

“Bahar” Kuzey’e Hep  Zorluk ve Acı Vaad Etmiştir

Biz Prag ve Varşova baharını görenler bilir ki, karlar eriyince Ruslar uyanır. Kendilerince gerekli görürlerse bentleri aşar ve taşar. Bahar, bahar bekleyen Orta Doğu’ya bile gül vermedi. Acı vermeye alışık olduğu bir coğrafyada bu bahar bakalım Rusya’yı hangi yaptırım veya hangi taviz yerinde tutabilecek!

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC