İran’da “Yeni Dönem” ve İntizar-ı Eyyam-ı Nevbahar

Yorum

İran bir değişim kararlılığında. Aceleci değil, şekvacı da değil. Ama dünyadaki oluşumlarda artık hakettiği yeri almak ve söz sahibi olmak istiyor. Menfur değil, makbul bir ülke olmak için çaba sarfettiğini açıklıyor. Gerisi tabii dünyaya kalmış....

İran bir değişim kararlılığında. Aceleci değil, şekvacı da değil. Ama dünyadaki oluşumlarda artık hakettiği yeri almak ve  söz sahibi olmak istiyor. Menfur değil, makbul bir ülke olmak için çaba sarfettiğini açıklıyor. Gerisi tabii dünyaya kalmış.

Dünyadaki Tavır Değişikliği

İran’daki değişime dünya da kayıtsız değil. İran’ın attığı normalleşme adımlarına koşut olarak belli adımlar atılıyor. Ama hâlâ tereddütler var. Onun için de yaptırım gevşetme biçimi oldukça temkinli. Bankacılık sistemi üzerindeki engeller devam ediyor. Yine de akmasa damlar misali önümüzdeki 6 aylık bir süre içinde 4.2 milyar Dolar’lık bir yaptırım telafi desteği ve 2 milyar Dolar’lık bir ilave ticaret hacmi umudu Batı’dan yükselmiş durumda. Ayrıca durdurulmuş olan 100 milyar Dolar’lık yatırımların yeniden başlaması an meselesi. Bu arada, meğer ne kadar çok sayıda ülke ve şirket bu değişim hamlesini beklermiş ki hepsi Persepolis kapısında kuyruğa girmiş durumda. İran’daki oldukça olumsuz iş koşullarına rağmen her an harekete hazır durumdalar.

İran’ın Acil İhtiyaçları Var

Kolay değil, delinip kalbura çevrilmiş olsa bile, İran yıllardır yaptırımların pençesinde inim inim inliyordu. Nufusu 78 milyon olan ülkenin, gıdadan meşrubata, otomobilden tekstile ihtiyacı var. Dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz üreticilerinden olsa bile, yenilenmemiş altyapı dolayısı ile, üretiminin neredeyse tamamını dışarıya satan ülkenin has insanları, pahalı benzin ve doğal gaz kullanıyor. %50 civarında seyreden enflasyon aslında belki değişim istek ve kararlılığının en önemli nedenlerinden biri oldu. Tabii bir de %6 civarındaki ekonomik küçülme. Yeni yönetim artık rahat yaşamak isteyen İran halkına, ucuz ekmek, ucuz ısınma, ucuz elektrik ve istediği gibi tüketim maddesi sağlamakla yükümlü. Amerika’dan ithalat başlamalı ki otomotif sanayi üretime geçsin. Daha fazla ve çeşit ihracat yapabilsin ki şu anda 35 milyar Dolar civarında seyreden cari açık kapansın.

Ama İran’ın Önünde daha çok Yol var

İran gibi kadim bir ülkenin ticaret ortağı bulma zorluğu yok. En zor yıllarda bile geleneksel ticaret ortakları ile bozulan ilişkilerini, Güney-Güney iş birliği çerçevesinde telafi etmeye çalıştı. Bu nedenle, İran’ın Çin, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri yanısıra nice Afrika ülkesi ile yoğunlaştırdığı ilişkiler, bundan sonra yanına kâr kalacak.

Ama İran her yönden yükselen şikayetlere kulak verecek kamu politikası önlemlerini acilen almak zorunda. Bunların başında takas ile yürütmeye çalıştığı ticareti, altın dışı parasal araçlarla yapılacak hâle getirmesi geliyor. Ayrıca, iş başlatma  başvurusu, itlalat ve ihracat lisansları, vergiler ve diğer bilumum bürokratik işlemlerin şeffaflaşması, hızlanması ve rüşvet çarklarından ari kılınması gerekiyor. Ancak bu şekilde, yılların erozyonunu yaşayan ekonomisini yeniden rayına oturtabilir.

“Çıkar için Dostumu Feda Etmem” İlkesi

İlkeli dış politika, yetkin bürokrat ve diplomasi ile birleşince karşımızda bir kez daha  binlerce yılın birikimini görüyoruz. İran Suriye konusunda taraf. Ama bertaraf olmadı. Barış görüşmelerine taraf değil. Orada belki uluslararası bir diplomasi ayıbı var. Ama zaten İran hırçık değil. “Daha önce orada (Cenevre) değildim. Şimdi olmamın bir anlamı yok” ilkesi ile hareket ediyor. Ancak asıl ilkeli tavrı,  Suriye konusunda gösterdiği kararlı tutuma açıkça yansıyor.

Evet İran’ın âli çıkarları Suriye rejimini desteklemesini gerektiriyor. İran,  Hürmüz Boğazı’na alternatif oluşturacak hiç bir proje tasarımını  hoş göremez. Ama hep  “akde vefa” dan dem vuruyor. Bunda ideolojinin payı yok mu sorusu ise cevapsız değil.

1400 Yılın Özlemi mi?

İran’da fanatik çevreler, Orta Doğu’daki karmaşadan çıkan Şii-Sünni kamplaşmasında, ilk grubun elinin güçlendiği kanısında. Suriye’deki acımasız El Kaide dünyanın da Suriye rejimi konusunda kafasını karıştırdı. Ama öyle veya böyle İran’da 1400 yıldan beri ilk defa ellerine bir fırsat geçtiğini düşünenler var. Öte yandan ülkede Natanz ve Fardow’daki nükleer zenginleştirme kısıtlamasına da tepkiler var. Ama çoğu insan Batı ile normalleşen ilişkilerden yana.

İran ancak Suudi Arabistan radikal adımlarından vazgeçerse, Suriye politikasını gözden geçirebileceğini ifade ediyor. Tabii  bu ne demek pek belli değil. Ama Hürmüz Boğazını tehlikeye atmayacak politikaları sürdüreceği kesin. Hazar Denizi deniz yatağı anlaşmazlıklarının çözümü, (yakın) bölgesel işbirliği potansiyellerinin değerlendirilmesi ise yine İran’ın acil güneminde.    

Türkiye’nin Umut ve Beklentileri

Türkiye İran ile ilişkileri normalleştirmek arzusunda. Ticaretin artması, yatırımların canlanması, sınır ticareti ve ortak bölgesel işbirliği tasarımları beklentileri doruklara çıkarıyor. Ama İran nakit para ile ticarete dönmeli, takas ve altın üretmediği halde İran ile ticaretini olağanüstü koşullarda altınla yapan bir ülke olarak, Türkiye  sattığından döviz kazanmalı.

Hâlen yaklaşık 20 milyar Dolar değerindeki ticaret hacminin ivedilikle 30 milyar Dolar’a çıkarılması Türkiye’nin ilk hedefi. Ama unutmayalım İran’a karşı da bir ticaret açığı veriyoruz. Türkiye’de mukim nice İran şirketi var. Ama Türk yatırımlarının İran’da ivme kazanması için karşılıklı anlayış gerek. İstek ve taleplerin karşılanması önemli.  Bu zorluk, şikâyet, öneri ve uyarıların aşılabilmesi için ise zaman gerek.

Ama Türkiye ticaret ve yatırımın vaadettiği parlak geleceğe rağmen bilmeli ki yanlız değil. Daha önce de belirttiğim gibi sırada nice nice ülke var İran çıkartması yapmak isteyen. Bu da İran’da “Orta Doğu Baharı” nın diğer yerlerden farklı olarak bir “nevbahar”a benzediği bir mevsimin hızla yaklaştığına işaret ediyor. Bu konudaki intizar (bekleyiş) oldukça büyük. Umarım hayal kırıklığı olmaz.

 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3264 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3264