"Borç - Para - Borç" Çıkmazı ve Yeni Jeo - ekonomik Rekabet
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 26.11.2013
"Borç - Para - Borç" Çıkmazı ve Yeni Jeo - ekonomik Rekabet
TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, "AB'nin Transatlantik ve Transpasifik sürecini başarabilmesi için NATO'nun en büyük müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin, askerî, siyasi, ekonomik ve insan gücüne çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum" dedi.
 
Titanic Business Hotel Europe'da TASAM tarafından düzenlenen ve ana teması, "Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler" olarak belirlenen 4. Türkiye - Avrupa Forumu başladı.
 
Açılış konuşmalarının ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan TASAM Başkanı Şensoy, Forum’un bir yıl Avrupa'da, bir yıl Türkiye'de olmak üzere devam eden düzenli bir mekanizma olduğunu söyledi. Forum kapsamında bu yıl, hem Türkiye - AB ilişkilerindeki mevcut durumu hem de Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) sürecini ve Türkiye'nin buradaki olası rolleri, fırsatları ve risklerini konuştuklarını dile getiren Şensoy, Toplantı’da konunun bütün taraflarından temsilciler olduğunu ifade etti.  

Şensoy, Batı dünyasının kaynak krizi yaşadığını, "borç-para-borç" ilişkisi içerisinde üretilen bütün türev opsiyonlarını kullandığını belirterek, "AB’nin ve ABD’nin yeni finansal ilişkilere temel olacak, yeni pazarlara ve kaynaklara ihtiyacı var. AB'nin artık askerî bir güç olamayacağı da kesin olarak anlaşılmıştır. Bu iki gerekçeden; AB ve Amerika ile başlayan, sonrasında Meksika, Kanada ve bazı Pasifik ülkelerini de kapsayan bir ekonomik entegrasyon doğuyor. Bu ekonomik entegrasyon tamamlandığında, aslında bir ‘ekonomik NATO' kurulmuş olacak" diye konuştu. 
 
Bu oluşumun dünyanın ekonomik ve ticari büyüklüğünün üçte ikisini kontrol edeceğine dikkat çeken Şensoy, şöyle devam etti "Böyle bir pozisyon karşısında Çin, Rusya gibi yeni güç adayları var. Bunların yanında Türkiye'nin buradaki rolü ne olacak? Çünkü Türkiye AB'ye tam üye olmadığı için bu müzakerelere katılamıyor. Bu ülkelerle ayrı ayrı kendi başına anlaşmalar yapması isteniyor. Hem siyasi hem de ekonomik olarak çok kritik bir eşikteyiz. Çünkü Türkiye'nin bağımlılıkları ve üretim altyapısı itibariyle, Transatlantik ve Transpasifik blokun içinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Diğer bir husus da, Türkiye bu sürecin içerisinde olursa, üretim altyapısının, bu yeni ekonomik blok içerisinde rekabete elverişli olup olmadığıdır."
 
Şensoy, Türkiye'nin daha çok Avrupa'ya yönelik bir üretim altyapısı geliştirdiğini vurgulayarak, bu anlamda kurumsal olarak hızlıca dönüşüm geçirmesi gereken birtakım riskler olduğuna işaret etti.


"İlişkilerin daha radikal parametrelerde belirlenmesine ihtiyaç var" 
 
Türkiye - AB ilişkilerine de değinen Şensoy, ilişkilerde karşılıklı olarak bir bunalım yaşandığı kanaatinde olduğunu belirterek, "Türkiye, beklemediği birçok haksızlıkla karşılaştığı kanaatinde ve bunu destekleyen çok ciddi veriler var. AB de bir büyük ekonomik bunalımdan geçiyor. Bütün ideolojik ve zihinsel eşiklerin üzerine bir de ekonomik bunalım eklendi. Dolayısıyla Türkiye gibi çok büyük bir ülkeyi içine alıp almama noktasında her açıdan tereddüt etmeye başladı" ifadelerini kullandı.
  
Şensoy, AB'nin içerisinde sorunların büyümüş olmasının politizasyonu ve tepkileri olumsuz yönde artırdığını belirterek, şunları kaydetti"Bir anlamda mikro-milliyetçilik de Avrupa içerisinde yaygınlaşıyor. Dolayısıyla Türkiye - AB ilişkileri açısından karşılıklı olarak zor bir dönemdeyiz. Fakat Türkiye'nin mutlaka bu transatlantik ve transpasifik blok içerisinde olması lazım. Dünyanın geri kalanıyla da çok boyutlu dış politika çerçevesinde ilişkilerini sürekli güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü bu ikisi birbirine alternatif değil. AB'nin de transatlantik ve transpasifik sürecini başarabilmesi için NATO'nun en büyük müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin askeri, siyasi, ekonomik ve insan gücüne çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Transatlantik ve transpasifik sürecinin başarısında Türkiye'nin çok büyük rolü olacağına inanıyorum. Çünkü hem AB'nin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi noktasında hem de Türkiye'nin tek başına Türkiye olmaması adına. Zira Türkiye'nin hinterlandında İslam ve Türk dünyası ile çok büyük bir tarihsel geçmişi var. Dolayısıyla karşılıklı olarak Türkiye - AB ilişkilerinin daha radikal parametrelerde belirlenmesine ihtiyaç var. Bu yönde son birkaç ayda olumlu gelişmeler var. Bunların önümüzdeki dönemde daha da artmasını bekliyoruz."
 

"Forumda çok taraflı yeni süreç tartışılacak"   

TASAM tarafından düzenlenen Forum’da, ABD ve Avrupa Birliğinin Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) müzakerelerine başlamasıyla hayata geçen çok taraflı yeni süreç tartışılacak.  

Ana teması "Yeni Dönem Türkiye-AB Perspektifi, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler" olarak belirlenen forumun, alt temalarını ise, "AB'nin Geleceği: Ekonomik ve Siyasi Birliğin Aşamaları", "AB - Türkiye İlişkilerinde Mevcut Durum ve Ekonomi Politikaları, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO): Amaçlar ve Güçlükler", "TTYO ve AB Politikalarına Etkileri", "TTYO ve Türkiye'nin Beklenti ve Öngörüleri" ve "TTYO ve Uluslararası Ekonomik Güvenlik ve Çok Boyutlu İlişkilere Etkisi" gibi başlıklar oluşturuyor.

Avrupa ve Türkiye'den birçok konuşmacının katıldığı Forum, bugün devam eden oturumların ardından sona erecek.
 
 
Kaynak: Anadolu Ajansı
 
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC