ABD’de Fırtına Gündemi
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 15.9.2018
ABD’de Fırtına Gündemi
Her yıl bu mevsim, ABD’nin Doğu kıyılarını, genellikle bir kadın adıyla anılarak patlayan yeni bir fırtına kasıp kavurur. Doğal afetlere, her coğrafi bölgesinde alışık olan halk bunu pek sorun etmez. Başta FEMA (Federal Emergency Management Agency: Federal Acil Yönetimi Kurumu) olmak üzere, ilgili eyaletlerin yetkilileri, asker, sivil, tüm örgütlü, örgütsüz gruplar canla başla çalışır. El birliği ile devrilen elektrik direklerini kaldırır, hâlâ hiç bir yerde toprak altına alınmamış olan elektrik kablolarından insanları uzak tutmak için gece-gündüz nöbet tutarlar. Bunun için halk devletten, idari otoritelerden yardım beklemez. Bilfiil kendisi, kendi yaşamına sahip çıkar. Yağmacılığa pek az yerde rastlanır. Gıda ve benzeri madde stokçuluğu görülmez. İnsanlar yardımlaşma moduna girer ve görev bilinci ile hareket eder. O ülkede nice hortum ve kar fırtınası yaşadığım, büyük fırtınalar sonrası yaşanmaz hale gelen Loisiana ve Missisipi gibi eyaletleri, sular çekildikten sonra görmek imkânı bulduğum için söylüyorum.  
 

Florence Kapıyı Kırınca

ABD’nin siyasi gündemini önce,  bir de Stormy (takma adı: Fırtınalı Daniels, Trump’ın para ödeterek susturmaya çalıştığı kadın) vurdu. Ama gerçek fırtına Florence, Florida hariç Doğu eyaletlerine bir bir yüklenmeye başladı. Karaya ulaştıkça hızı kesiliyor. Ama hala kategori bir şiddetinde bir fırtına olarak, önüne kattığını sürüklüyor. Buna rağmen, Stormy Daniels’ın, başkanlık makamına yaptığı tahribatı unutturabilecek güçte değil. Florence başka, Stormy Daniels bambaşka. Bizzat Trump’ın seçtiği ve şimdi hiç memnun olmadığı başsavcı Sessions’ın atadığı Özel Yetkili Savcı, bu işin peşini bırakmayacak. Başkanın avukatı suçu itiraf etti bile. Ancak dikkatinizi çekerim. Amerika’nın başına gelmiş en büyük felaket olan Trump’a rağmen, sistem başkanın soruşturulmasına olanak veriyor. Bu da oradaki Başkanlık Sistemi’nin, başıboş olmadığını, denge-denetleme mekanizmalarının çalışmaya devam ettiğini gösteriyor. “Başa gelen çekilir” demeyen bir anlayış, doğal afetler kadar, bir afet-i cihan’a sus parası ödeyen siyasi afete direniyor.
  
 
Tüm Hava Koşullarına Dayanıklı (All Weather Proof) Kurumların Özerkliği

Bir taraftan Florence’ın şiddetini kesmesini ve daha kuzeye tırmanmamasını diliyorum. Bir taraftan da, bir çok insanın organize bir biçimde konvoylar halinde bulundukları yeri, geri dönmek üzere terk etmesini ve Doğuda kopan vaveylaya rağmen, piyasaların sükûnetini takdirle izliyorum.
 
Dow Jones bugün yine yükseliyor. FED, yine 25 Eylül faiz kararını, planladığı gibi verecek. Emtia piyasaları da istikrarlı seyrediyor. ABD siyaseten en karışık dönemlerinden birini yaşıyor. Trump’ın atadığı her resmi görevli, süreç gereği, kongre ve senato heyetleri tarafından sığaya çekiliyor. Atanması onaylananlar, ya sonradan istifa ediyor veya aşağılanarak Trump tarafından görevden alınıyor. FBI hala Rusya’nın 2016 seçimlerine karıştığı iddiasını soruşturuyor. Bu konu ispatlandı, ispatlanacak.
 
On yıl süre ile atandığı halde, Trump’ın “soruşturmayı sonlandır” talebini “FBI özerktir” gerekçesi ile reddettiği için görevden alınan Comey’in kitabı (Highest Loyalty: En Yüksek Sadakat) hala en çok okunan kitaplar listesinde ve yasaklanmış değil. Bob Woodward’un kitabı  “ Fear (Korku)” ise, “fikri hür, irfanı hür” bir başka yayın olarak, çok okuyan insanların elinde. Trump’ın buna yapabileceği bir şey yok.  
 
Ama bütün bunlara rağmen, ABD ekonomisi çalkantıda değil. Obama döneminde başlayan iyileşme, makul büyüme hızı, düşük bütçe ve cari işlemler açığı, rekor istihdam ve hâlâ düşük olmakla birlikte, makule yakın enflasyon oranı ile devam ediyor. Bu da ABD’de ekonominin tüm koşullara dayanıklı olduğunu, ekonomik aktörlerin politik ve klimatolojik koşullara kolay kolay pabuç bırakmadığını gösteriyor. Hele dış etkenleri hiç bahane etmediği de ortada.
 

“Kaşıkla Verip, Sapıyla Göz Çıkarmak”

Ekonomi politikaları açısından, kendi seçtiği yeni guvernöre rağmen, FED’e para politikası konusunda, diş geçirmeyi bile denemeyen Trump, vergi indirimleri ile sanayi kesimine verdiği desteği, hemen her ortağına karşı başlattığı ticaret korumacılığı ile köstek haline getirme eğiliminde. Soya ve mısır üreticileri şimdiden şekvacı. Demir-Çelik sektörü ticari tarifelerle yeniden ivme kazanmadı. Trump, “Paris anlaşmasından çıktım.” deyince, kömür kuyuları yeniden açılmadı.
 
Ama vergi adaletsizliğinin yarattığı toplumsal fırtınanın ve Trump’ın yerleşik kurumları yıpratmasının ekonomiye vurabileceği darbenin,  Florence tayfununun şiddetinden daha büyük olacağını söylemek için müneccim olmak gerekmiyor. Açıkçası, Trump’ın siyasi fırtınalı döneminde, ekonomik düzelmeyi, kendi siyasi fırtınasının değil, ekonomide estirdiği geçici meltemin köstekleyeceğini düşünmek gerek.
 
Çünkü ABD’de ekonomi, siyasetin gölgesinde değil, kendi güneşinin yörüngesinde. O yörüngeye müdahalenin ilk sonuçlarını ise 2019’dan itibaren görmeye başlayacağız. 
İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC