Türkiye - Rusya: Güçlü İşbirliği Güçlü Rekabet
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 26.10.2013
Türkiye - Rusya: Güçlü İşbirliği Güçlü Rekabet
Türk Asya stratejik araştırmalar Merkezi TASAM ve Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesine bağlı Asya - Afrika Ülkeleri Enstitüsü tarafından 23 - 24 Ekim 2013 tarihlerinde Rusya’nın başkenti Moskova’da 4. Türkiye - Rusya Yuvarlak Masa Toplantısı düzenlendi.
 
Bilim adamları ve uzmanlar tarafından politik, ticari-ekonomik, insani-kültürel alanlardaki sorunlar ele alındı. Bu sorunların, Türkiye - Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi yeni toplantısının gündeminde de yer alması bekleniyor.
 
TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Rusya’nın Sesi radyosuna verdiği demeçte bilim adamları arasında yapılan tartışmaların “büyük politika”ya yaptığı etkiye değindi.
 
Amur Gadjiev : Bu yuvarlak masa toplantısının büyük bir önemi var. Diğerlerinden farklı olan tarafı, Kasım ayında yapılacak Türkiye - Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısından birkaç hafta önce yapılmasıdır. Böyle bir durum karşısında bir bilim adamı olarak belli bir sorumluluk hissediyor musunuz?
 
Süleyman Şensoy : Hiç şüphesiz. Hem Türk - Rus ilişkileri açısından büyük bir sorumluluk hissediyorum hem de Türkiye’nin ve Rusya’nın bölgesel işbirliği açısından büyük bir sorumluluk hissediyorum. 21 - 22 Kasım tarihlerindeki Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın Moskova ziyareti, 23 Kasım itibariyle başlayacak olan Suriye ile ilgili “Cenevre-2” Konferansı, yine Kasım ayının hemen başında İran’ın nükleer müzakereleri ile ilgili “P5+1” toplantıları gibi ikili ve çok taraflı birtakım önemli toplantıların öncesinde 4. Türkiye - Rusya Yuvarlak Masası Toplantısı’nı Moskova’da yapmamız çok önemlidir. İki ülke düşünce insanlarının hem ikili ilişkileri hem çok taraflı bölgesel konuları tartışıyor olmasının dönemsel olarak önemli bir katkı sunacağını düşünüyorum.
 
Amur Gadjiev : Şimdi Türk - Rus ikili ilişkilerine baktığımız zaman, siyasi alanda özellikle Suriye krizi nedeniyle ülkelerimiz arasında bir görüş ayrılığı söz konusu. Öte yandan, ticari ve ekonomik alanlarda artan bir işbirliği görülüyor. Bu tür toplantılarda ağırlık daha çok hangi konulara veriliyor? Ayrıldığımız noktalara mı yoksa işbirliğinin arttığı noktalara mı?
 
Süleyman Şensoy : Bugün Türkiye - Rusya ilişkileri bence çok tarihsel bir tecrübe yaşıyor. Bu olumlu bir tecrübedir. Suriye konusunda iki ülke farklı konumlarda bulunuyor. İki ülkenin öncelikleri de farklıdır. Bu anlamda söylemleri farklıdır. Güçlü rekabet ve güçlü işbirliği anlamında bu farklılıkları bir arada yönetebilme tecrübesini yaşıyorlar. Çünkü bu birkaç yıl önce olsaydı iki taraftan da çok daha duygusal tepkiler verilebilirdi. Bugün ise bir yandan rekabet olan alanla ilgili ilişkiler yönetilirken diğer yandan güçlü olunan yönlere zarar verilmedi her iki ülke tarafından. Dolayısıyla güçlü rekabet ve güçlü işbirliğini bir arada yönetebilme kabiliyeti gösterildi. Bunun iki ülke için de büyük tecrübe ve kazanım olduğuna çok büyük bir samimiyetle inanıyorum. Bununla birlikte Suriye’nin istikrarı ve bir an önce bu iç çatışmanın durması noktasında da hemfikir olduklarından hareket edersek umarım en kısa sürede Suriye kriziyle ilgili yaşanan büyük düşünce farklılığının da giderileceğini düşünüyorum.
 
Amur Gadjiev : Siz hem araştırmacısınız hem de bu tür toplantıları organize eden, bir tür kamu diplomasisi uygulayıcısısınız. Sizin bu tür toplantıların, ülkelerin dış siyasetine yansımaları oluyor mu? Siz buna tanıklık ettiniz mi?
 
Süleyman Şensoy : Şüphesiz oluyor. Biz de zaten olumlu yönde katkı yapmak, kararları olumlu yönde etkilemeye çalışmak için bunu yapıyoruz. Hem muhatap alınan Türkiye dışındaki ülkeler nezdinde hem de kendi ülkemiz nezdinde kararları etkilemeye çalışıyoruz. Bütün düşünce kuruluşlarının da temel misyonu budur zaten. Bu bir ikincil diplomasi kanalıdır. Resmî bir sorumluluğumuz yok, ama ülkelerimiz adına endişe eden düşünce insanları karşılıklı olarak bir araya geliyor ve bütün uygulamalar tartışılıyor, eleştiriler yapılıyor. Ortaya çıkan tüm sonuçlar da ilgili devlet karar alıcılarına iletiliyor. Dolayısıyla bunun politikaları etkilemesi kaçınılmazdır diye düşünüyorum. Resmî sorumluluğu olan insanların birbiriyle konuşmaları konusunda geleneksel kısıtlamalar var. Fakat bu bizim için söz konusu değil. Dolayısıyla bizim yapmış olduğumuz konuşmaların daha ufuk açıcı, daha rahat ve resmî bağlayıcılığı olmadığı için daha güçlü sonuçlar çıkardığı kanaatindeyim. Bu sonuçlar da şüphesiz resmî politikaların şekillenmesine katkı yapıyor.
 
Amur Gadjiev : Birkaç senedir sizin etkinliklerinizi takip ediyorum. Bu sene yapılmış etkinliğin katılım oranı oldukça fazladır. Hiç kuşkusuz bu, başarınızın bir göstergesidir. TASAM olarak bu tür ikili toplantıları yapma başarınızı neye bağlıyorsunuz?
 
Süleyman Şensoy : Biz 9 farklı başlıkta küresel ölçekte dış politika çalışmaları yapıyoruz. Bu 9 farklı başlıkta tanımladığımız bölgelerde önemli ülkelerle ikili - mekanizma olarak yuvarlak masa veya forum adı altında - toplantılar yapıyoruz. Bu, ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya gibi çok önemli ülkeleri kapsıyor. Burada iyi sonuç alınabilmesinde üç temel etken olduğunu düşünüyorum. Bir tanesi sürdürülebilirlik, yani alınan inisiyatifin sürdürülmesi, bir heyecanla başlanıp belli bir süre sonra yarıda kalmaması. İkincisi, güçlü bir idealizm. Üçüncüsü de güçlü bir profesyonellik. Bu üçü bir araya geldiği zaman; bu toplantıların, sonuçlarının ve içeriğinin de başarılı olduğunu düşünüyorum. Tabii burada işbirliği için seçilen kurum da çok önemli. Biz muhatap aldığımız ülkede o ülkenin en iyi kurumlarıyla çalışmaya gayret ediyoruz. Burada Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi ile çalışıyor olmaktan ve onların profesyonelliğinden de çok memnunuz. Toplantılara göstermiş oldukları akademik ilgiden, seviyeden de çok mutluyuz, açık sözlülüklerinden de. Yani, idealizm, profesyonellik ve sürdürülebilirliğin, bu konuda başarının ölçütleri olduğunu tekrarlayabilirim.
 
TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un açık diplomasinin ve ikili bilimsel forumların önemine ilişkin fikirlerini dinlediniz.
 
( Moskova’nın Sesi Radyosu Röportajı | 24 Ekim 2013, Moskova )
 
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC