Zeytindalı Harekâtı ve Terörle Mücadele
Emre  SERPER
Emre SERPER
Yayın Tarihi : 25.1.2018
Zeytindalı Harekâtı ve Terörle Mücadele
Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı ile başlattığı sınır ötesi operasyon, terörle mücadele alanında ve sınırların korunması konusunda ne kadar kararlı olduğunu göstermektedir. DEAŞ militanlarının yapmış olduğu saldırılar neticesinde ulusal güvenliğin korunması amacıyla başlatılan harekât başarı ile sonuçlanmış, terör bölgeleri tehditten arındırılmıştır. Türkiye’nin dört gün önce başlatmış olduğu Zeytindalı Harekâtı ise sınır ötesinde yuvalanan terör gruplarını ortadan kaldırmak ve bölgeye güven tahsis etmek için icra edilmektedir. Bölgeden Türkiye sınırları içerisine yapılan terör saldırıları bu tür harekâtın yapılmasını gerekli kılmaktadır. Aynı zamanda müttefik olarak adlandırılan ve son zamanlarda dış ilişkilerin bozulmasına neden olan Birleşik Devletlerin, bölgede bulunan YPG terörist grubuna yapmış olduğu askeri yardımlar Türkiye için bir güvenlik tehdidi oluşturmuştur. DEAŞ mücadelesi kapsamında Suriye’nin kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adlı çatı bir yapı kurarak, terörist bir grup olan ve PKK ile bağlantılı olduğu bilinen YPG’yi silahlandırması ABD-Türkiye ilişkileri bozmuştur. DEAŞ sonrasında bölgenin temizlenmesi için Türkiye’ye verdiği sözleri yerine getirmediği gibi bölgede kalıcı olmaya yönelik politikalar izlemesi Birleşik Devletlere olan güveni sarsmıştır. Bu neticede yapılması uygun görünen Zeytindalı Harekâtı, bölgenin terörden arındırılması, sınırların ve ulusal güvenliğin sağlanması açısından haklı bir davranıştır.
 
2015’te kurulan, DEAŞ ile mücadele etmek için oluşturulan çatı yapı SDG içerisinde büyük bir çoğunluğa ve karar verici yapıya sahip olan YPG, Suriye’nin kuzeyinde büyük bir alanı Birleşik Devletler desteği ile ele geçirmiştir. Birleşik Devletlerin bölgedeki silahlı gücü haline gelmesi ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozacak politikalar izlenmesi, Türkiye’nin haklı olarak tek taraflı kararlar almasına neden olmuştur. YPG’nin terör örgütü PKK ile bağlantılı olması sınırlarımız boyunca bir terör hattı oluşturmuştur. Bu terör hattı sınır güvenliği bozmakta ve iç güvenliği tehlikeye atmaktadır. Rakka’nın DEAŞ elinden alınmasıyla YPG’nin silahsızlandırılması için verilen sözler ne yazık ki tam tersi olaylara neden olmuştur. YPG, Suriye’nin kuzeyinde hem kontrol ettiği alanı genişletmiş hem de daha fazla silahlanarak Türkiye’ye tehdit olmuştur. Defalarca Birleşik Devletler tarafına iletilen endişeler dikkate alınmadığı gibi yapılan yanlış artarak devam etmiştir. YPG dışında DEAŞ militanlarının da sahadaki varlığı harekât için diğer önemli bir durumdur. Türkiye ise sahip oluğu meşru müdafaa hakkı ile kendi güvenliğini korumak amacıyla yeni bir sınır ötesi harekât başlatmıştır.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), internet sitesinde, “Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17:00'dan itibaren “Zeytin Dalı Harekâtı” başlatılmıştır. Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir”1 açıklamasını yaparak haklılığını ve tehdit durumlarını vurgulamıştır. Bu tehditlerin bertaraf edilmesi ile Türkiye için güvenlik sorunları bir nebze de olsa ortadan kaldırılacaktır. Fırat Kalkanı Harekâtı ile başarı gösteren ve bölgede düzenin sağlanmasına katkıda bulunan Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), yine birlikte hareket ederek bölgede hâkimiyet kuracaklardır.
 
Hava destekli saldırı ile başlayan Zeytindalı Harekâtı kara unsurlarının önündeki engelleri yok ederek karada başarılı ilerlemenin önünü açmıştır. Uzun bir süre Afrin’deki terörist hareketler TSK ve istihbarat tarafından izlendiği için yapılan yığınaklar, lojistik yolları ve silah depoları bu hava saldırısı ile yok edilmiştir. Afrin’e birçok cepheden giren TSK ve ÖSO birlikleri kısa sürede birçok köyü terörden temizleyerek halkı barış ortamına kavuşturmuştur.
 
Anadolu Ajansı’nın haberinde ise, “TSK, harekât kapsamında sivillerin zarar görmemesi izin azami özen gösteriyor. "Akıllı" mühimmatların da kullanıldığı harekâtta hedefler, hassas sistemlerle tek tek tespit ediliyor”2 açıklaması yaparak sivil halkın bu operasyonlarda zarar görmediğini ve görmeyeceğini belirtmiştir. TSK bu konuda dikkatli davranarak hedeflerin sadece terör grupları olduğunun altını çizmiştir.
 
Kara birliklerinin bölgeye girmesiyle beraber TSK, YPG terör örgütünün ele geçirdiği yerleri özgürleştirmeye başlamıştır. Yapılan operasyonlar neticesinde ise en az 260 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtilmiştir. Bu durum göstermektedir ki TSK ülke güvenliğini başarılı bir şekilde asimetrik tehditlere karşı korumaktadır. Harekâtın dördüncü gününde hızlı bir şekilde ilerleme kaydeden birlikler güvenli hatlar oluşturarak terörden arındırdığı bölgelerin kontrolünü de sağlamaktadır.
 
Uluslararası ortamda diğer ülkeler tarafından da bu harekâtın haklılığı belirtilmiş ve birçok ülke tarafından Türkiye desteklenmiştir. Birleşik Devletlerin Afrin konusunda yapmış olduğu çekinceli açıklamalar bir destekten daha çok harekâtın bitirilmesine yönelik olmuştur. Hükümet ve ordu tarafından yapılan açıklamalarda ise bu harekâtın bölgedeki terör unsurları bitine kadar devam edeceği belirtilerek kararlılık gösterilmiştir.
 
Sonuç olarak Türkiye kendi sınırlarını ve güvenliğini korumak için dışarıdan istediği desteği bulamamıştır. Güney sınırları içerisinde büyüyen terör örgütünün giderek bir orduya dönüşmesiyle tehdit daha da büyümüştür. Ayrıca Suriye’nin bütünlüğünden yana tavır alarak herhangi bir devlet oluşumuna karşı olduğunu da göstermiştir. Bölgedeki YPG ve DEAŞ militanlarının tamamen etkisiz hale getirilmesiyle sonuçlanacak olan Zeytindalı Harekâtı, Türkiye’nin kendi başına hareket ederek bölgede güçlü bir oyuncu olduğunu da ispatlamış oldu.
 
İlgili Döküman İçin Tıklayın
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC