Dünya Yeni Yıla, Amerika “Mali Uçurum”a Yaklaşırken

Makale

Dünya acısı bol, tatlısı az bir yılı geride bırakmak üzere. Yine de 2013 ü umutla bekliyor her kes. Zaten beklesek de beklemesek de gelecek. Zaman kimseye sormadan akıp gidiyor. Her şeyi kontrol edebileceğini zanneden güçlü siyasi liderlerin bile zamanı durdurma veya yavaşlatma gibi üstün becerileri yok. Ama eğer olsaydı, bunu eminim en önce tüm sorunlarına rağmen hala dünyanın en büyük ve güçlü ülkesi olan ABD nin, sıra dışı başkanı Barack Obama kullanacaktı. Çünkü ABD artık her geçen gün değil, her geçen saat, “mali uçurum”un kıyısına yaklaşıyor. 

 

Nedir bu “Mali Uçurum”?

Aslında dünya bıraktı bilimsel teknik tanımları, artık halkın kulağına daha çabuk ulaşacak ve beklenen etkiyi bazen korku salarak, bazen umut vererek sağlayacak mecazi ifadeleri kullanmaya başladı. İşte   “Mali Uçurum” Amerikan Federal Reserve Bankası başkanının icat ettiği bir mecaz. Bernanke “Mali Uçurum”u 31 Aralık 2012 itibarı ile yürürlüğe girecek olan yeni vergi ve harcama yasaları ile artacak vergi ve kısılacak harcamaların zaten kırılgan bir biçimde toparlanmaya çalışan Amerikan ekonomisi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi açıklamak için kullandı. Ama o denli iyi tuttu ki, dillere yapıştı kaldı.  İktisat yazınına yeni bir kavram kazandırdı Bernanke kuşkusuz.

 

Olabilecek Kötü Şeyler

Vergilerin artması, tüm Amerikalıları bir şekilde etkileyecek. Harcamaların kısılması da aynı şekilde belli grupları mağdur edecek. Zor zamanlarda, bir milleti oluşturan fertler fedakârlık yaparlar veya yapmaya razı olurlar. Ama esas itibarı ile kimse, hem de ABD gibi özgür bir ülkede, insanları artan vergi yükleri karşısında hala harcama yapmaya razı edemez. Kullanılabilir gelirleri azalan insanlar daha az tüketim ve yatırım harcaması yaparlar. Daha az harcama ise ABD gibi bir ülke için dalga dalga yayılabilecek durgunluk demektir. Şu anda kabul edilebilir ve umutlandıran büyümenin düşmesi demektir.

Eğer çözüm olmazsa, 2013 de büyümenin %5 düzeyinde düşmesi bekleniyor. Bu işsizlik demek. İşsizlik ise açlık demek; sefalet demek; umutsuzluk demek. FED enflasyon ve özellikle işsizliği büyük bir tehdit olarak gördüğünü her fırsatta açıklıyor ve politika önlemlerini ona göre alıyor.  İşsizlik %6.5 un altına düşmedikçe faizleri yükseltmeyeceğini açıklayarak, Chicago FED başkanı Evans’ın yaklaşımını(Evans Kuralları) benimsediğini gösteriyor. Enflasyon da %2.5 u aşmamalı. İstikrarlı büyüme ve işsize iş temel yaklaşım biçimi.

 

Kırk Katır mı? Kırk Satır mı?

Böyle bir tercihle karşı karşıya kalsam, ben her halde birincisini seçerdim. Neden mi? Belki Katırları bir şekilde yönetebilirim diye. Ot verirsin, su verirsin belki biraz inadından vazgeçer de sürüklemez insanı uçuruma kırk katır. Öte yandan kırk satır sadece kırk satır değil ki! Mutlaka o satırları tutan bir de kırk el vardır. Şimdi ABD de top temsilciler meclisi ve senatonun, yani siyasetçilerin elinde. Onlar harcamaların kesilmesi, kısılması gerektiği konusunda uzlaşmış sayılırlar. Tabii satırla kesilir gibi değil. Yıl içine ve sektörlere yayıla yayıla. Ama esas gürültü vergi oranları ve vergiye matrah oluşturacak gelir üst sınırının nerede başlayacağından kaynaklanıyor uzlaşmazlık Temsilciler Meclisi ve Senato kırk katırı tercih ederiz demiyor. Ama her bir üye ve özellikle Cumhuriyetçilerle, Demokratlar birbirleri ile adeta katır gibi inatlaşıyor.

Önlerinde önce iki tercih var: Ya 2012 nin son günü yürürlüğe girecek olan yasaların yürürlük tarihini öteleyecekler veya vergi oran ve matrahı ile indirim kalemleri üzerinde uzlaşacaklar. Şu ana kadar bunların hiç birini seçmediler. Zaman azaldıkça ikinci tercihin şansı da diğerine nazaran daha azalıyor. İkinci tercihin şansı ise artıyor. Bir de tabii hazinenin yapabileceği en yüksek borçlanmanın sınırının da ivedilikle yükseltilmesi gerekiyor ki, Amerikan hükümeti iflas etmesin. FED hala ekonomiye likidite pompalamaya devam ediyor ki dişli çarklar yağsız kalmasın.

 

Gün Doğmadan Neler Doğar

Amerika’nın Doğusunda, güneş bizden 7 saat sonra doğar. Bu demektir ki biz yeni yıla girip, birbirimizi kucaklarken, Washington hala çözümü kucaklamaya çalışıyor olabilir ve Amerikan halkına siyasi bir uzlaşmayı, yeni yıl hediyesi olarak sunabilir.  Şu ana kadar kulaklarımıza çalınan bir gelişme yok.  Adeta sinir bozucu bir oyun oynuyorlar. Hazine sekreteri Geithner, hükümetin borç sınırına doğru hızla ilerlediğini ve eğer tavanın yükseltilmesi ile ilgili bir uzlaşma sağlanmazsa, kendisinin kanunlarla belirlenmiş yetkilerini kullanarak olağan üstü önlemleri uygulayacağını açıkladı. Ama işte Geithner bunu kendi başına yapabilecek ve yasaları ihlal etmeyecek. Burada bir nefes alma payının olduğunu bilmek bile iyi.

 

Bunun ötesinde harcama ve vergilerle ilgili atılması gereken adımları atmaları gerekiyor.

 

Ne Yapılması Bekleniyor ve Uçurum Tam olarak Nerede?

Sırası ile şunlar:

  • Vergi artışının uygulanacağı gelir üzerinde uzlaşarak vergi gelirlerini arttırmak
  • Yaşlıların sağlık sigorta kapsamı olan MEDICARE ve
  • Fakirlerin sağlık sigorta kapsamı olan MEDICAID in içerik ve bireylerin katkı paylarını yeniden düzenleyip kamu üzerindeki yükü azaltmak
  • Emeklilik yaşını 69 a yükseltmek
  • Hayat Pahalılığı İndeks’ lerindeki mal gruplarını değiştirerek (daha düşük fiyatlı malları hesaba katarak), enflasyon şişkinliğini azaltmak(hesap ayarı).
  • Tarım sübvansiyonlarını azaltmak
  • Savunma ve diğer federal harcamaları azaltacak önlemleri alarak Amerikan GSYİH sının %7 si düzeyinde seyreden bütçe açıklarını hızla azaltmak(10 yılda 2 trilyon Dolarlık bir indirim öngörülüyor).

Bu 6 maddeye bakacak olursak uzlaşma için ne zaman, ne de zemin var diyebilirsiniz. Daha doğrusu, yapılması gereken işlerin hepsi önümüzdeki 3 gün içinde yapmak zorunda değiller. Bunların belki hiç biri kolay değil. Ama çoğunu 2013 e yayarak yapabilirler.  Bir tek ilk maddede uzlaşmaları veya vergi yasalarının yürürlük tarihini ertelemeleri gerekiyor. Yoksa yeni vergi oranları, yasanın öngördüğünce özellikle Mart ayıdan itibaren etkili olmaya başlayacak.

 

Yeni Yıla az kala Uzlaşmanın Neresindeler?

Anladığım kadarı ile artık kimse müzakerelerden kaçmıyor. İşi daha ziyade yokuşa süren Cumhuriyetçiler de günün ve yılın sonunda Amerika’lı. Amerika’nın iyiliği ve bekası onların da sorumluluğu. Ama beklenti Senatonun, mevcut vergi oranlarını koruyacak şekilde bir erteleme kararına ulaşması.  Uzlaşmazlarsa asıl gürültü daha önce söylediğim gibi Mart ayında kopacak. Dolayısı ile aslında Mart a kadar zaman var. Yine de uzlaşmaya varılması 31 Aralık 2012 i itibarı ile verilmesi, hem Amerika’yı, hem borsaları, hem de tüm dünyayı rahatlatacak. Amerika, dünyayı da hesaba katmak zorunda olan bir ülke. Piyasaları diken üstünde bırakamaz.

Hepimizin umudu 2013 ün dünyaya huzur, mutluluk, refah ve barış getirmesi, zor geçen 2012 yi aratmaması.  Bu düşüncelerle ile yeni yılı kutlarım.

 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263