Na İste Kala ( İyi Olsunlar )
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 10.6.2012
Na İste Kala ( İyi Olsunlar )

Yunanistan 17 Haziran seçimlerinde sandık en kötüyü çıkarmadı. Ama belirsizlik de bütünü ile dağılmadı. Durum 6 Mayıs seçimlerine nazaran elbette biraz daha iyi. Yine de koalisyon hükümetleri için mutlak bir ulusal mutabakata ihtiyaç var.

 

Umursamazlar ve Umutsuzlardan Geriye Kalan Umut

Yunanistan’da 17 Haziran seçimlerinde, halkın %39.86 sı zahmet edip sandık başına bile gitmemiş. Sıcak hava, kütüğe kaydolup ta ülke dışına zorunlu veya keyfi olarak çıkma gibi nedenlerle oy veremeyenler bir kenara bırakılacak olur ise, yaklaşık %40 oranındaki bu seçmen kitlesi, kısmen umudunu tamamen yitirmişleri, kısmen de ne olursa olsun umursamayanları temsil ediyor olmalı. Çorbaya koyacak tuzu bile olmayanlar ile tuzu kurular diyelim isterseniz. Bu yüksek orana, bir de  %5,8 civarında %3 barajını aşamayan parti oylarını ekleyecek olursak, bundan sonraki gidişatı toplam seçmenlerin %55 inin oyu belirleyecek demektir. Azımsanacak bir oran değil. İş ki bir kez daha sandık başına gitmek gibi bir israfın tuzağına tekrar düşmesinler.

 

Deneyimli Kurt ile Toy Kaplan

İlk açıklamalar Nea Democratia partisinin oyların %29.66 sı ile parlamentoda 129, Syrizia Partisinin ise oyların %26. 89 u ile 71 sandalyeyi güvence altına aldığı yönünde oldu. PASOK % 12.88 lik oy ile 33, ekonomik krizin kötü yüzü Altın Şafak ise %6,9 ile 18 sandalyeyi garantiledi. Mükerrer seçimlerin elbette radikal parti oylarını arttırma olasılığı daha fazla. Çünkü umursamazlar ile umutsuzlar genellikle uç noktalara meyledebilir. Ama şu anda halkın (az bir fark ile bile olsa) daha büyük bir oranı, dizginleri önce Antonio Samaras gibi deneyimli bir politikacının eline vermek istedi. Onu bir adım öteden izleyen toy kaplan Aleksis Tsipras ise genç yüzünde radikal çizgiler olan heyecanlı bir politikacı. Onun için eğer ülkenin geleceği kendi siyasi geleceğinden önce geliyorsa, uzlaşmacı olmaya daha fazla meyil gösterecektir. Yok, genç- yaşlı birçok politikacı gibi, kendi siyasi geleceğine öncelik vermeye devam edecek ise Mayıs 2012 koalisyon turlarındaki dik duruşunu korumak sureti ile bir dizi mükerrer seçime artan umut bağlamış demektir.  Bu ise Samaras’ın muhalefet deneyimi yaşadığı PASOK ve belki diğerleri ile uzlaşmaya çalışmasını gerektirecektir ki parlamentodaki toplam 300 sandalyenin hiç olmazsa sistemi tıkamayacak kadarını avucuna alabilsin. 

 

Samaras’tan Artık Semere Bekleniyor

Samaras hem iktidar, hem de muhalefet deneyimi olan bir politikacı. İyi eğitim almış, Atina’nın seçkin ailelerine mensup bir kişi. 1977 den beri sürdürdüğü siyasi kariyerinde, maliye bakanlığı da var, dış işleri bakanlığı da. İşin ilginç tarafı 1980 li yılların sonunda, dışişleri bakanlığında, Samaras ile şimdiki Cumhurbaşkanı Papoulias ile halef selef olmuşlar. Yani Mayıs 2012 seçiminden sonra, hükümet kurmayı bir gün deneyip havlu atması dışında her şey mükemmel.  Bu defa biraz daha direnmeli.

17 Haziran seçimleri, 35 dereceyi aşan sıcaklarda, dünyaya Yunanistan’dan yana daha yumuşak bir meltem esmesini sağladı. İş ki bu meltem Samaras’ın kaptanlığı,  Tsipras veya Venizelos’un ikinci kaptanlığında Yunanistan’ın yelkenlerini şişirebilsin. Dünyadan Yunanistan’ a doğru umut rüzgârları esiyor. Fransa’da parlamentoyu da yanına alan Holland, AB nin daha az kemer sıkma, daha fazla büyüme odaklı politika izlemesini istiyor.  

 

Drahmi’ye Dönüş, Şu Sıralar “Kangren’li Bacağı Kesmek” Değil

Sanırım Tsipras yine uzlaşmazlıklardan daha güçlü bir gelecek bekleyerek, Samaras’ın çabasını yokuşa sürecektir. Açıkçası onun amacının “Kangren olan bacağı keserek, vücudu kurtarmak” olduğunu sanmıyorum. O bir Argonot misali Altın post gibi gördüğü, bir siyasi kariyerin peşinde. Oysa Yunanistan önce düz yol veya kuytu bir liman bulmak zorunda. O limanda, motorlarını, gemisinin çarklarını onarmak, yelkenleri yamamak durumunda. Sonra hemen seçimin ve AB den gelecek yeni yardımın rüzgârı ile hızla ilerlemeli.  Başarabilirse Samaras’ın kuracağı koalisyon, zayıf bile olsa yine ulusal bir kurtuluş güdüsü ile davranmak zorunda.

Yunanistan’da her önleme “hayır” diyenler, Yunan halkının Birleşmiş Miletler yardımı alan fakir ülke insanları görüntüsü sergilemesine neden oldu. Hot ve zotu bir kenara bırakıp uzlaşmalılar. Yunan ekonomisi hala % 6-7 ile küçülüyor.   İşsizlik %15-20. Hayal peşinde dolaşmanın anlamı yok. Euro alanından çıkmak elbette mümkün.  Ama bu, şu anda Yunanistan’a da, alanın kendisine de ve nihayet dünya ekonomisine de önce büyük bir zarar verecektir.  Samaras’ın koalisyon turlarına başlayacağı şu sıralar bizden komşuya iyi bir dilek var: Na İste Kala (İyi Olsunlar) inşallah.

 

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC