Bir Şantaj Ekonomisi

Makale

Yunanistan şu anda Avrupa Birliği için ekonomik açıdan sadece bir yük. Bir umut, bir fırsat veya yeni bir şans için Haziran seçimleri bekleniyor. ...

Yunanistan şu anda Avrupa Birliği için ekonomik açıdan sadece bir yük.  Bir umut, bir fırsat veya yeni bir şans için Haziran seçimleri bekleniyor. Ancak belirsizliğin yarattığı karamsarlıktan öte Yunanistan’ın önce kendine, sonra AB ye yeni bir sayfa açabilmesi için ciddi bir yaratıcılık gerekiyor. Hangi yöne savrulacak? Sol gösterip sağ mı vuracak? Bunlar hep kafalardaki soru işaretleri. En iyi tahminle 2012 ve 2013 de ortalama %6 ile küçülmeye devam edecek. Sınaî büyümeden hiç umut yok. Turizm, otelcilik ve gemi taşımacılığı yaz ile birlikte kıpırdar mı?  Bir iki yeni grev ile gelecekleri ürkütüp, gelenleri canlarından bizar etmezlerse belki. Ama bu yaz “güneşin nuru” Yunanistan için biraz daha kararmaya devam edecek gibi. %20-25 arasında seyreden işsizlik, ülkeden yeni kaçışları tetiklemeye devam ediyor. Yunanistan’ın işsizi başkalarının derdi oluyor. Buna emek hareketlerinin serbestliğini temel özgürlüklerden sayan AB nin bile tahammülü yok. Öte yandan her paniğe kapılan, Euro hesabını kapatıp, bir kısmını yastık altına, bir kısmını da önce AB, sonra ABD deki bankalara aktardıkça, Yunanistan kaybetmeye devam ediyor. Başkaları kazanıyor. Yunanistan, ulusal bir bilince sahip olabilseydi, zaten bu hale gelmezdi. Ama kendisi kaybederken, başka ülkeleri kazandırmak, artık ayağına değil, şakağına kurşun sıkmak gibi bir şey olmalı.

    

Ama Hala Büyük bir Siyasi Değeri Var

Bütün bunlara rağmen Yunanistan Avrupa ve Avrupa Birliği için hala önemli bir siyasi değere sahip. Bunun önemli bir kısmı gerçek olmaktan çok, izafi bir değer. Bu atfedilen değerin bir iki nedeni var: Öncelikle Avrupa sözcük olarak bile Yunancanın ürünü. Kendini hala bu ülkeye kültürel açıdan göbek bağı ile bağlı hisseden Avrupa Birliği tedricen Yunanistan’ı gözden çıkarabilir mi? Hayır. O halde Yunanistan Euro alanında kalmalı. İkinci nedene gelince: Evet, biz Yunanlıları, zor zamanlarda, uzlaşmaz ve aksi yüzleri ile görüyoruz. Kimseye, hatta birbirlerine bile vefa göstermiyorlar. Ama onlar neşe’leri, keyifleri, tatlı dil ve güler yüzleri ile mekanize olmuş bir Avrupa’nın yaşlanmayan ruhu gibi. Hangi can ruhsuz yapabilir ki? Nitekim Avrupa edebiyat dünyası yavaş yavaş ses çıkarmaya ve Avrupa’nın Yunanistan’dan vazgeçemeyeceğini söylemeye başladı bile.

 

Aşil Topuğundan Vurulma Riski

Tabii bu siyasi değerin bir de gerçek yüzü var.  O da, Yunanistan’ın Euro alanından çıkmasının, Para Alanına ve bizatihi Yunanistan’a vereceği zarar. AB para alanı, yaratıp, el bebek, gül bebek büyüttüğü, nice dalgalı denizde yürütüp temel bir rezerv para haline getirdiği Euro’nun sol tarından Aşıl topuğundan yaralanmasının yaratacağı kan ve can kaybını istemez. Bir birlik ruhunun kaybını ise hiç mi hiç istemez. Kaldı ki böyle bir toz duman arasında, Euro alanından çıkmak demek, hemen Drahmi’nin dönmesi demek değildir. Yaşanan siyasi belirsizliğe eklenecek, parasal belirsizliğin katacağı ek maliyet, Yunanistan için çok büyük, AB için ise hiç de azımsanmayacak bir ek külfet olacaktır. Ya para alanı kaçışları Yunanistan sınırlarını aşarsa? Ya yeni şantajlar başlarsa? İşte bu şimdi biraz nitelik değiştiren, Alma-Fransız ekseninin de istemediği bir şey olacaktır. Bu eksen kendilerine uzaktan kıs kıs gülen İngiltere’ye ucuz bir zafer de kazandırmayı siyasi olarak istemeyecektir.

 

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırıla

Öte yandan Yunanistan için para alanından çıkmanın GSYİH da %40-%50 oranın ek maliyet unsuru yaratacağı hesaplamaları yapanlar var. Her türlü disiplini kaybetmiş, ulusal bilinç yoksunu bir ülke, örneğin sermaye denetimleri uygulayabilir mi? Şimdi hala %2 civarında seyreden enflasyonun, hiper enflasyon sınırlarına çarpmasını kaldırabilir mi? Bugüne değin kaybettiği rekabet üstünlükleri ile bundan sonra nerelere varabilir ki? Aynı tasa kaşık sallamak başka, kendi yağı ile kavrulmak başka. Tüm zorluklara karşın, Yunanistan’ın şantaj kartı görülecektir. 145 milyar Euro’luk kurtarma paketinin ikinci yarısı mı? Seçimler öncesinde verilecektir.  IMF desteği mi? Madam Lagarde kızıp, küplere binerek, ne derse desin, peyderpey IMF ödemelerini yapmaya devam edecektir. Kaldı ki onlar söylendikçe, Yunanistan’a başkaları sahip çıkacaktır. Pilavdan dönenin kaşığı kırıla.

 

İşte Şantajın Buram Buram Tüttüğü  O Baca

Bu riskleri biz biliyoruz da Yunanlı politikacılar ve Yunan halkı bilmiyor mu? Onlar hem biliyor, hem de “zararın neresinden dönersek kar” mantığı ile risklere dayanarak, bir şantaj ekonomisi koşularını kullanıyor. Kısa veya orta vadede kazanacaklar. Hiç kuşkumuz olmasın. Çünkü Yunanistan’ı kaybetmenin maliyeti, Yunanistan’ın kaybetmesinden çok daha fazla.  O nedenle ne IMF, ne ECB, ne de Almanya bu ülkeyi arkasız bırakmayacaktır. Ama Yunanistan unutmamalı ki, Şantajın gemisi yollu bir gemi değildir. Kısa ve hatta orta vadede ve özellikle “Altın Şafak”  seçimlerde korkutucu bir çıkış yapmazsa, AB bu gemiye yolluk vermeye, bakım yapmaya devam edecektir. Ama uzun vadede,  Yunan halkının döküp düşünüp, tek vücut halinde ulusal bir mutabakata erişmesi, gemiyi, dalgalı denizde ceviz kabuğuna döndürmekten alıkoyacaktır. Yunanistan’ın AB ye ve özellikle Euro Alanına alınmış olması hata olabilir. Ama  Birlik dışına kayıp gitmesi şimdi daha büyük bir hata olacaktır.

 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263