AB nin İran Yaptırımları “Akıllı” mı?
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 26.1.2012
AB nin İran Yaptırımları “Akıllı”  mı?

“Akıllı yaptırımlar" (smart sanctions), uluslararası kural ve teamüllere aykırı hareket ederek kendi öz halkına, komşularına ve dünyaya bir çeşit tehdit oluşturan hükümetlerin elini kolunu bağlayıp teslim bayrağı çekmelerini sağlayan önlemleri anlatmak için kullanılan bir ifade. Bu tür yaptırımlar,  masum sivil halka mümkün mertebe zarar vermekten kaçınmayı öngörüyor.

Ancak, genellikle ekonomik nitelik taşıyan akıllı yaptırımlar, yabancı ülkelerdeki resmi ve özel hesapların dondurulması, söz konusu ülkeye seyahat yasakları koyması gibi hedeflenmiş önlemlerle ceberut rejimlerin tembih edilmesini öngörürken halkların etkilenmesini engelleyemediği oranda akıl durgunluğu yaşıyor. Hazırlıklı siyasi yöneticiler hemen hiç etkilenmeyebiliyor. Dara düşen halkın ise isyan yolu ile siyasileri devirmesi, kültürden kültüre değişen bir zamanlama ile olabiliyor. Yani aslında hiçbir yaptırım akıllı değil. Akıl her zaman yaptırımlara kaçınılmaz olarak hedef olan halkın tepkilerinde ve istenmeyen(kendilerinin istemediği) rejimleri devirme iradesinde gizli.

 

Yaptırımların Aklına Turp Sıkanlar

Geçen hafta AB den gelen haberlerle, bilinen tüm yaptırımlara ilaveten, İran petrollerinin alınmaması ile ilgili olarak alınan kararın, Temmuz 2012 den itibaren uygulanacağını duyduk. İşin bu kısmı “akıllı” çünkü hala İran’a kendine çeki düzen verip, uluslararası otoritelerin, Buşehr ve Natanz tesislerini denetlemesine izin vermesi için mehil tanıyor. Eğer önümüzdeki 6 aylık süre içerisinde İran, “barış havarisi” AB ye kulak verip de şeffaflaşırsa, AB petrol almaya devam edebilir, hatta ilişkiler de normalleşir. Ama burada “akıllı” olan sadece mehil verme keyfiyeti o da bir iki bakımdan: Bir kere, amacın aslında İran’a zarar vermek olmadığı açıkça gözler önüne serilmek isteniyor. Ama daha önemlisi, kar kış kapıyı sarmışken ve zaten doğal gaz ile Rusya ve Ukrayna gibi sağı solu belli olmaz iki ülkeye bağımlıyken, kararı hemen yürürlüğe koyarak, AB nin kendi halklarına bedel ödetmemek. Ancak bunu değil kerli ferli AB bürokrasisi, bir çocuk bile düşünürdü.

Gelelim akla seza veren kararlara: AB ne zaman ortak bir dış politika uygulayabildi ki, İran’a ortak yaptırım uygulayabilsin? Yola “akıllı yaptırım” diye çıkılırsa ilk bakılacak şey, görünürdeki ortak kararın arkasında bir ortak akıl olup olmadığıdır. İşte tam bu noktada gördüğümüz şey tam bir ilahi komedi. Neden mi? Çünkü üzerinde anlaşılan İran yaptırımlarını üye ülkeler daha şimdiden kendi ulusal çıkarları doğrultusunda çeşitli istisnalarla(derogation) sulandırmaya başladılar bile de ondan. Bu durumda Temmuz 2012 de yürürlüğe girecek yaptırımlar, çalışır mı? İran kendi arzusu ile bir dönüş yapmazsa elbette hayır.
 

İlahi Komedi 2012

Oysa amaç “karanlıkta yolunu iyiden iyiye kaybettiği düşünülen İran’a zorluk çektirerek, önce Ahmedinecad’ı sonra İran halkını, “dağların(Elbruz) arkasında parlayan güneş ile simgelenen ilahi kurtuluşa eriştirmekti”*. Ama Dante nasıl o ölümsüz eserinde, siyasi bir ortamda düşmanları gibi dostlarını da “cehenneme” koyarsa, yaptırımlara muhatap olan  Ahmedinecad kadar, o sözüm ona akıllı yaptırım kararlarını alan, sonra bozan ve İran’ı yeni kararlar almaya iten   AB üyeleri de “cehennem”**de olmayı hak ediyor.


Şimdi 24 Ocak tarihinde, AB nin İran’a Temmuz ayından itibaren uygulayacağı yaptırımların ayrıntıları, Birliğin resmi gazetesinde yayınlandı.  İran’dan ham petrol alımı ve sevkiyatı yasak; Bu ülkeye mali hizmet, sigorta, ofis malzemesi, İran enerji şirketlerine eğitim hizmeti vermek ve bu şirketlerden enerji hisseleri almak yasak. Kara listede özellikle, İran Merkez Bankası, Devlet Ticaret Bankası ve nükleer malzeme ve yasal olmayan silah ticareti ile iştigal eden 10 gemicilik şirketi var. Kıymetli metalleri, yeni basılmış İran Banknotların ve bozuk paralarının AB-İran ticaretine konu olması yasak. Ama bu yasakların büyük bir kısmının yürürlüğe girmesi neredeyse Ağustos’u bulacak. Üstüne üstlük, bu konular kapsamında olup da, üye ülkelerin İran ile 26 Temmuz 2010 dan önce imzalamış olduğu  anlaşmalara dayananlar varsa, bunlar yaptırım kapsamında bile olmayacak. Altın ve pırlanta alım satımı, yaptırım kapsamında görülse bile eskisi gibi alınıp satılacak.

 

Sorunları Dondurmak

Birçok AB üyesi, İran Devlet Ticaret Bankasını hala Tahran’daki resmi(diplomatik vs.) ve özel ofislerin mali işlemleri için kullanabilecek. Petro kimya ürünlerinin ticareti bile ayrı bir tarifeye tabii. Amerika’ya karşı zaten yaptırımlar konusunda uzun bir süre direnen AB, şimdi zahiri bir yaptırım tablosu çizse bile, daha işin başında bunu yan çizmeye hazır gözüküyor. Bence bunlar hep petrol alımları için yeni bir kılıf bulma çabasıydı. İlahi Komedi 2012 de, AB kendi hesabınca İran ile Temmuz 2012 ye kadar karşılıklı söz düellosu yapmayı, ama Ağustos 2012 itibarı ile İran-AB sorunlarını dondurmayı planlıyordu ki 2012 yılı kışa hazırlanırken buzlar erisin ve petrol sevkiyatı yeniden rahatlasın. Amma açık verdiler. İran bence bunu fark etti.  

 

El mi Yaman?

İran’ın elinin gücü, AB ve ABD almasa bile, onun petrolünü zaten almaya hazır olan Çin ve Hindistan’dan veya sırf Batı’ya nispet olsun diye İran’a arka çıkan Rusya’dan kaynaklanmıyor. Onun esas gücü AB nin zafiyetinden, üyelerinin farklılaşan çıkarlarından ve en önemlisi AB nin yumuşak karnı olan o “yumuşak güç” iddiasından kaynaklanıyor. O ortak alınmış kararları bile sulandıran “yumuşak güç” iddiası, bırakınız başka yerleri, İran üzerinde hiç etkili olamaz. O zaman akıllı sandığımız AB yaptırımları için, rahatlıkla hiç de”akıllı” değil diyebiliriz. O halde El yaman değil.

 

Yoksa Bey mi Yaman?

Bey ise yaman olmasına yaman. Ona kuşku yok. Ama beyi yaman yapan bir neden, şu sıralar, AB yaptırımlarından önce, İran’ın hemen AB ye petrol satmama kararı alabilmesi. Avrupa'ya petrol ihracatının derhal durdurulmasını öngören bir kanun teklifi sanırım 29 Ocak’ ta İran Meclisinde görüşülmeye başlanacak.  Bu teklif kanunlaşırsa, hedeflenen, AB'nin İran'a yönelik petrol ambargosu başlamadan önce, İran'ın Avrupa'ya petrol ihracatını durdurmak. Pekiyi bu mukabele-i misil yaptırım akıllı mı? Tabii İran’ın aklına şimdi bunu yıllar sonra yeniden getiren AB nin kendisidir. Ama eğer İran dediğini mehil bile vermeden yaparsa, AB kış ortası petrolden mahrum kalacak. Hem üşüyecek hem “akıllı yaptırım” karizması bozulacaktır.

 

Aklın Sınırı

Bu arada AB yaptırımlarına zaten karşı çıkan Çin, daha ucuz ek petrole talip olabilir. Ama İran bu arada pazarlık gücü yanı sıra bir miktar petrol gelirini kaybedecektir. Bu akıllı mı? Bana kalırsa hayır. Pekiyi İran bunu niye yapıyor? 1950 lerden bu yana artık gurur projesi haline gelen o yaman nükleer zenginleştirme projesi yüzünden. Bunun ne kadarı akıl, ne kadarı sahte gururdur?  Sahip olduğu teknoloji, elbette İran için “akıl”dır. Ama eğer İran’da yakın tarihli rakamlara göre %14,9 oranında işsizlik ve %17-%19 arasında seyreden enflasyondan söz ediliyorsa, bu proje bir sahte gururdur. Ekonomik durumdan, artan doğal gaz fiyatlarından ve yaşam kalitesi düşük koşullardan el-aman çeken İran halkı bir karar veremiyorsa, onlar ne kadar yaman emin değilim. Çünkü bir düzeni iyiye veya kötüye değiştirecek temel güç, halkın kendisidir. Eğer İran halkı, ekonomik sıkıntı çekerken bir gurur projesine milyarlar harcanıyor ve İran’ın bu nedenle dış dünyadan soyut yaşama keyfiyeti sürüyorsa, bunun da sorumlusu İran halkıdır. Ne AB dir; ne de ABD.  


Şeytana Pabucu kim Ters Giydirir?

Tabii Libya’da halkın irade ve kararlığının Kaddafi’yi devirmeye yetmeyeceğini düşünen muhalefet cephesi, Batı’lı müttefikleri çağırmaktan çekinmedi ve bir “şeytan”ı hep beraber ortadan kaldırdılar. Ama ne Suriye, ne de İran için böyle bir durumun olmayacağını dünya çok iyi biliyor. Şeytan’a pabucunu ters giydirebilirler mi? Evet. Ama bu ancak Ahmedinejad ve ekibi,  asla işlemeyecek olan “akıllı yaptırım”lardan aldığı gaz ile Hürmüz boğazını kapayıp, yumuşak güçleri sertleştirir ve zaten olan sert güçlerle koalisyona teşvik ederse olur. Ama Hürmüz Boğazını kapatmak yerine, AB ye petrol sevkiyatını durdurmak,  ucu kendisine dokunsa bile o “akıllı” olduğunu iddia eden AB yaptırımlarından daha  “akıllı” bir karar. İran’ın dünyayı Hürmüz’de sıcak çatışmalara sokmaması “akıllı” bir tercih olacak. Ama İran’ın son niyeti ile şimdi durup düşünme sırası bir kez daha AB de.

 

* Dante’nin İlahi Komedya’sının temasından
** Dante’nin Orta Çağ cehennemi ateş değil buz ile sembolize edilir ve şeytan buz içinde dondurulur.


 

   
 

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC