Modi Modası
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 3.7.2017
Modi Modası
O dünyanın en kalabalık ikinci ülkesinin 2014 yılından beri başbakanı. Hindistan bilindiği gibi fakiri çok bir ülke. Ancak büyük bir nufus çoğunluğunun,  günde 1 doların altında yaşamasına rağmen, Hindistan’ın dünya ekonomisine kazandırdığı belli başlı çok uluslu şirketler var. Üstelik dünya teknoloji rezervlerine net katkıda bulunması nedeni ile Hindistan, artık sadece bir Yeni Sanayileşen Ülke olmakla kalmayıp, hala yüksek bir büyüme (2017 tahmini The Economist’e göre % 7.2) performansını sürdürmekte. Yüksek denilen işsizlik ise resmi olarak %5.5 değerinde.
 

Modi’nin Tercihi

Narendra Modi’nin Hindu Milliyetçiliği Partisi(Baharatiya Janata), ülkenin birbirinden çok farklı din ve etnik kökenli insanları ve özelikle Müslümanlar üzerinde kurduğu siyasi baskıyla maruf. Buna rağmen Hindistan,  hala dünyanın sömürge dönemi sonrasında kurulmuş en büyük demokrasisi olarak kabul ediliyor. Ülkenin en fakir bölgelerinden biri olan Gujarat’tan çıktığı için, fakirin de halinden iyi anladığını söyleyen Modi, ekonomi politikalarında da milliyetçi ve yönlendirici bir çizgi izlemekte. 26 Mayıs 2017 seçimleri ile iktidarda 3. yılını tekmil eden Baharatiya Janata partisinin en büyük iddiası, gerçekleştirmeye çalıştığı ekonomik reformlar ve yerleştirmek istediği sosyal refah programları. Modi’nin Çin ile bölgesel, ABD, İsrail, Portekiz ve Holanda gibi bölge dışı ülkelerle de öncelikli ekonomik işbirliği ve küresel terörle mücadele gibi hedefleri var.
 

Baharatiya Janata Reform Paketleri:  3 Yılda 3 Yeni Hedef

Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılki seçim dönemi öncesinde de Modi’nin Hindstan halkına verdiği sözler, enflasyon denetimi, bütçe ve dış ticaret açıklarının azaltılması, iş yaratma ve istihdam artışı ve hizmet sektörleri hızla büyüyen ülkede, yeni bir imalat sanayi yaratma dalgası başlatılması oldu. İstihdam açısından son 3 yılda başarı kaydedilmesi sözkonusu olmadı denebilir. Ama Modi’nin Hindistan’a kazandırdığı 3 yeni hedef ve slogan var: “Hindistan’da Üret (Make in India)”,Hindistan’ı Yetenekle Donat (Skill India)” ve “Hindistan’ı (yeniden) Başlat (Start-up India)”. Bunlar, Modi’nin, yeni bir Modist olarak,   reel üretim, eğitim ve ana vatana yatırım gibi temel hedefleri, yeniden moda tercihler haline getirmesi ve bunlara yeniden geçerlilik kazandırması bakımından önemli. Nitekim son seçimler öncesinde, ülkede yerli ve yabancı müteşebbislerin daha kolay iş yapması için gerekli ortamın da hızla sağlanacağı sözünü veren Modi’nin attığı en önemli adım 2016 Kasım ayında başlattığı para operasyonu oldu.
 

Neden İşe Rupi ile Başladı?

Evet geçen yılın sonuna doğru Modi, Hindistan’daki en büyük denominasyon olan 500 ve 1000 Rupi banknotların tedavülden kaldırılacağını açıkladığında, hedefinde, önce kalpazanlığı engelleyerek, kara paranın önüne geçmek, sonra da enflasyon denetimindeki ilk temel adımı atmak olduğu hemen anlaşılmıştı. Büyük kayıplara uğramamak için herkesin para varlığını açıklama mecburiyeti hissetmesinin, kayıt dışı ekonominin cesametini de küçülteceğini hesaplayan Modi ekonomi kurmayları, tedavüldeki paranın %86 sının bu şekilde çekileceği ve para ikamesi sağlanana kadar geçen zaman aralığında enflasyonun da baskılanacağı hesabını iyi yapmış olduğu söylenebilr. Çünkü son istatistiklere göre Hindistan’da enflasyon, Mayıs ayında geçen yıla göre  % 2.2. 2017 için verilen tahmini değer ise % 4.6.
 

Vergi Reformu ve Mali Kucaklama(Inclusion)

Uygulanabilirse, Modi’nin yürürlüğe soktuğu en önemli reformun yeni satış vergisi ve icra iflas yasasında yapılan yeni düzenlemeler olduğu düşünülüyor. Vergi yükünü imalat sanayi ve hizmetler arasında dengeli dağıtmayı amaçlayan bu yeni vergininin (Goods and Services Tax-GST) bir tür KDV olması, Hindistan’ın özellikle Avrupa mali sistemi ile harmonizasyonunu akla getiriyor. Tabii bu yeni verginin sağlayacağı kamu hasılatı, aslında alıcı ve satıcının sisteme uyumuna ve sisteme yardımcı olmasına bağlı.
 
 Pradhan Mantri Jan-Dhan Yojana denilen mali kucaklama ise, vergi tabanını genişletme, adil vergi ödeme sistemi oluşturma ve yastık altı parasal serveti bankacılık sistemine aktarma olarak tanımlamak mümkün.  Unutulmaması gereken şey, Hindistan’da şu anda köhnemiş olsa bile mali, finans ve bankacılık sistemini İngiltere’nin  kurmuş olmasıdır. Dolayısı ile Hint oligarkları işbirliği yaparsa belki, Hindistan’ın köklü ama şimdi arızalı mali sistemi düzelirse, ülkenin büyümesine olduğu kadar, gelir adaletinin sağlanmasına da yeni bir motor olabilir.
 
Bununla birlikte, dünyanın hiçbir yerinde dolaylı vergilerin gelir adaleti sağladığı görülmemiştir. Dolaylı vergileme, dolaysız progresif(müterakki) vergileme ile desteklenmedikçe Hindistan’da da bu sağlanamaz. Progresif vergileme ise her  yerde olduğu gibi Hindistan’da da fincancı katırlarını ürkütüp, Modi’nin popülaritesini azaltabilir.Bunu da Modi istemez tabii.  
 
 
Altyapı ve Üstyapı Reform’larının Sosyal Refah Ayağı

Modi’nin herkese her kesime 2022 ye kadar ucuz ev projesi olan 'Pradhan Mantri Gramin Awas Yojna', eğer ülkeyi bir kaç yıl içinde, ABD, İrlanda ve Portekiz’de yaşan Gayrimenkul krizine sokmazsa iyi. Ama herkese, her kesime ucuz  ev, riskleri ile denenen ve başlatana olduğu kadar yandaş mütahitlere iyi rant kapıları açan bir girişim. Modi’nin bu reformu zaten çoktandır birçok yerde ve bizde de çok moda. 
 
Modi’nin herdem moda reformları arasında en çok göze çarpanı, eşitsizliğin derin uçurumundaki bu ülkede, kadınlara sağlayacağı düşünülen yeni imkanlar. Bunlardan en önemlisi olarak düşünüleni, yoksul evlere, hijyenik kolay ısınma ve yine hijyenik mutfak yakıtı sağlanması için sıvılaştırılmış doğal gaz boru hatları(LNG) döşenmesi projesi olan Pradhan Mantri Ujjwala Yojana. Ancak bu proje ile, zaten dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olan Hindistan’ın, bir de LNG ithalatı bağımlısı haline geleceği iddia ediliyor. Bu fena tabii.
 

Modi Modasında Çiftçilere Düşen Pay ve Ötesi

Deen Dayal Upadhyaya Gram Jyoti Yojana, Modi’nin çiftçilere ve kırsal kesimde yaşayan insanlara sunduğu elektrifikasyon projesi.12.000 yeni yerleşim yerinin aydınlığa ve elektrifikasyonla gelecek hijyen olanaklarına kavuşması elbette önemli.  Ama Hindistan o kadar büyük ki, 12.000 bile az. Kaldı ki, bu projenin arkasında mutlaka ve mutlaka enerji santrallarının olması, bunun kimlerle ve hangi teknolojilerle yapılacağının iyi seçilmesi gerekiyor. Tabii Modi, Trump gibi Paris çevre anlaşmasının altını oyma niyetinde değil. Bu bağlamda, çevre bilincini gözetmesi, sadece Hindistan için değil, küresel çevre sorunları açısından da önemli. Açıkçası Modi “yeni dirigist” bir siyasi moda akımının temsilcisi. Başlattığı reformlar bakalım Hindistan demokrasisi için ne sonuçlar yaratacak.
 
İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC