Mısır’ın Tahrir Defteri
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 2.12.2011
Mısır’ın Tahrir Defteri

İlkokuldayken tahrir defterlerimiz vardı. Bu ( müzik ) nota defterlerine benzeyen ince çizgili defterlerde, düzgün yazı yazmaya çalışırdık. Bu işe mesai ayırırken bizden beklenen hepimizin güzel ve okunaklı yazı yazması olduğundan, sonraki kuşaklar için bu defterler “güzel yazı” defteri oldu çıktı. Ayrıca kurallı olmak esas ilke olduğu için bu çeşit “tahrir”de özgürlük söz konusu değildi.

Ben şahsen Arapçanın zenginliğinden kaynaklanan ve bir başka “h” ile yazıldığı için “özgürlük” anlamına gelen “Tahrir”in, bizim tahrir defterinden olan farkını, Türkçenin güzel yalınlığına alışık kulaklarımızdaki tını ayırdı ile değil, yıllar önce Kahire’deki o Meydanı görünce kavradım.

Ama adı resmen İsmailliye’den  “Tahrir”e, Cemal Abdül Nasır’ın özgürlük vaatleri ile 1952 yılında değiştirilen Meydanın gerçek işlevini, bize bu Meydanı mesken tutan insanların taleplerindeki ısrarlı tutum gösterdi. Olayların başındaki insan dayanışması ve itidali hepimiz takdirle izledik. “Sokak” nihayet bu “Meydan”da yıllardır kaybettiği sesine kavuşmuştu.

 

Ad Değiştirmek Yetmiyor

“Özgürlük”ü meydanların, sokakların veya parkların köşe duvarlarına kazımak yetmiyor. Onu akıllara, gönüllere ve bilinçlere işlemek gerekiyor. Bu gereksinmenin yaşayan en iyi örneklerini 1950 li yıllardan bu yana gerçek anlamda bireysel özgürlüklere kavuşamayan Mısır ve geçirdiği acı deneyimlerde görmek mümkün. Eşitsizliklerin ve ayrıcalıkların genel kural olduğu bir ülkede zaten ne kadar özgürlük olabilirdi ki? Bundan sonra olabilir mi?  Bunları yaşayıp göreceğiz. Pehlivan tefrikası gibi uzun bir sürece yayılan seçimlerin meşruiyeti toplumsal barış getirir mi? Bunu da izleyeceğiz.

Birçok ülkede olduğu gibi Mısır’da da, temel özgürlüklerin kural haline getirilip insanlara benimsetilmesi, kuşaktan kuşağa geçirilen bir değer haline gelmesi ve korunması gerekiyor. Bunun da Mısır için mümkün olup olamayacağını göreceğiz.

Ancak şu anda seçim sürecinden öte tanık olduklarımızın başında Mısır’daki özgürlük arayışlarının, Mısır Ekonomisini durma noktasına getiriyor olması geliyor*. Ekonomisi tıkanan bir ülkede ise, biçimsel demokrasi ve özgürlükler çok kolay tıkanma noktalarına gelebilir. Fırsatçılar kazanır. Çaresiz çoğunluklar kaybeder. Hoşnutsuzlukların tetiklediği kuralsız özgürlük arayışları ise, özgürlüğün en büyük düşmanı olur çıkar. Geleceği ipotek altına almadan bugüne yön vermek Mısır için şimdi her zaman olduğundan daha önemli.

 

  Yazı ve Yazgı  

Mısır halkı bir yıla yaklaşan bir zamandır, Tahrir meydanında yatıp kalkıyor. Olaylar ise bir  “tahrirat kâtibi” gibi tarih yazıyor.  Ne yazık ki eli kalem tutan sayısı bir hayli az olan** Mısır halkının yazgısı, bu olayların seyrine bağlı. Seçimlerin sonunda başa gelecek yönetim Mısır’a “Tahrir” mi getirecek, teceddüt mü, “infitah” mı? Yoksa bir başka çeşit yeni istibdat, umut ve beklentileri esir mi alacak? Onu da zamanla göreceğiz. Ekonomik çıkmazlarının üstesinden kendi başına gelemeyen ve eğitimsizliğin tuzaklarına kolay düşebilecek bir ülkede “Tahrir”, Mısır’lıların hala uzun bir tünelin ucundan özlemle baktıkları bir ışık huzmesi gibi olmasın da.

Askeri yönetime tahammülleri olmadığını gösteren halkın şu anda bunu değiştirmeye ne gücü, ne de müktesebatı var. Yönetimde gençleşme ve değişim beklentisi, yazgıda sivil egemenlik umudu var.  Ama yıkmada birliktelik var, yapmada ayrılık. Sabır yok, deneyim yok ama kendi modellerini kendileri oluşturma gayretindeler. Aslında bu kendi modelini oluşturma arzusu en doğal hakları. Kendi toplumsal dokularına en uygun modeli bulma iradesi, ayrıca ihtiyaç duydukları ulusal gurur. Ama ya bulacakları model dünyanın çağdaş demokrasi anlayış ve beklentilerine cevap vermezse ne olacak? Dünya Mısır’ı, Mısır da kendisini rahat bırakacak mı?

 

“Tahrir” Olaylarının Serencamı Ne Gösterecek?

Mısır’daki olayların serencamı, Mısır’ı olduğu kadar Orta Doğu’yu etkileyecek potansiyele sahip. Onun için işi kurallı yönlendirmeleri fevkalade önemli. Mısır’ a “Tahrir”, aynen benim modası geçmiş defterimde olduğu gibi kuralları ile özenli bir şekilde ve her kes için gelmeli. Hukuku ve hukukun üstünlüğünü yerleştirmeli. Ayrıca seçimde önde giden parti ve adaylar ulusal olduğu kadar, bölgesel ve küresel sorumluluklarının bilincinde olmalı ki Mısır tahrir olaylarının serencamını, kendisi ve dünya için “güzel yazı” ile yazabilsin.

 


* Yılsonu ekonomik büyüme beklentisi hala  %1.8 olsa bile güvenilir rakamlara ulaşmak zor.

** Mısır’da genel olarak okuma-yazma bilenlerin nüfusa oranı  %71.4. Bu oran kadınlar için sadece  %59.4.

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC