Afganistan İçin Yeni Yaklaşımlar ve Türkiye
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 18.10.2010

AFGANİSTAN SORUNU İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Kapsamlı bir barış Afganistan’da kuşatıcı bir liderliğin oluşturulmasına bağlıdır. Sırf askeri önlemlerden oluşan bir strateji Afganistan sorununun çözümü için yeterli değildir; gittikçe yoğunlaşan bir bölgesel iş birliği ve komşu ülkelerin desteği de gereklidir. Barış, güvenlik, ekonomik kalkınma, milli uzlaşı, iyi yönetişim, hukuk devletinin tesisi, yolsuzlukların engellenmesi vb konularında merkezi hükümete sağlanan destek yoğunlaştırılmalıdır. Afganistan’da yaşayan tüm unsurlar arasında bütünleşme sağlanmalıdır. Bunun için komşu ülkeler yanında IKT gibi uluslararası kuruluşların ve Türkiye gibi bölgeyi yakından tanıyan ülkelerin katkılarına ihtiyaç büyüktür. 

Komşu ülkelere daha fazla rol verilmesi
Afganistan uluslararası terörizm, aşırı dini akımlar, uyuşturucu kaçakçılığı vb Orta ve Güney Asya’ya yönelik tehditlerin merkezi konumundadır ve dolayısıyla Afganistan’da siyasi-askeri istikrarın sağlanması ve hayatın normale döndürülmesi tüm dünyayı ama öncelikle komşu ülkeleri yakından ilgilendirmektedir. Komşu ülkeler BM ve NATO gibi uluslararası örgütler tarafından ülkede yürütülen çabaların güçlendirilmesinde de önemli roller üstlenebilecek konumdadırlar.

Afganistan’da terör olaylarının çözümlenmesinde tüm komşu ülkelere büyük görevler düşmektedir. Ancak, Pakistan bu konuda doğal olarak en önemli ülke konumundadır ve yeterli imkana sahip olması ve ikna edilmesi durumunda Afganistan sorununun çözümünde büyük rol oynayabilir. Türkiye Afganistan ile olduğu kadar Pakistan ile de eşsiz bir tarihi geçmişe ve ilişkiler ağına sahiptir ve dolayısıyla Pakistan’ın problem çözme noktasında etkili olması için büyük katkı sağlayabilir.

IKT
Hiçbir halk, ülkesinin yabancılar tarafından işgal edilmesini hoş karşılamaz. Afgan halkı da ülkelerindeki yabancı işgalinden son derece rahatsızdır. Ne var ki, 10 yıllardır savaşlarla harap olmuş; eğitim, ekonomi ve iç istikrar bakımından dibe vurmuş bir ülkenin makul bir sürede normalleşebilmesi dışarıdan uzanacak bir dost eline bağlıdır.

30 yılı aşkın bir süredir Afganistan ile yakından ilgilenmekte olan IKT’nin bu ülkeyle daimi temsilci atamış olması son derece önemlidir. Afganistan’ın altı komşusundan beşinin IKT üyesi olması bu gerekliliğin altını bir kez daha çizmektedir.

Afganistan’daki yabancı güçlerin kültürel ve kimlik ile ilgili konularda yaşadıkları uyumsuzluklar çözüm yerine sorunu daha da içinden çıkılmaz bir duruma getirmektedir. IKT’nin soruna daha fazla müdahil olması bu tür sorunların engellenmesi açısından önemlidir.

Hükümet danışmanlıkları ve bürokratik kademelere atanacak yabancı uzmanların IKT tarafından belirlenmesi ve Afganistan’da görev yapan barış gücünde (ISAF) IKT üyesi ülkelerin ağırlıklarının artırılması sorunun çözümünü kolaylaştıracaktır. 

Aşiret temsilcilerinden ve Ulemadan oluşan bir danışma meclisi kurulması 
Mevcut durumda Afganistan’ın temel sorunu ülkeyi güç politikaları ile kontrol etmeye çalışanlarla kitleler arasındaki kimlik uyuşmazlığıdır. Normal zamanlarda bir sorun teşkil etmeyen bu tür uyuşmazlıklar çatışma ve kriz dönemlerinde hassas bir nokta haline gelebilmekte ve sorun ile uzaktan yakından ilgisi olan taraflarca istismar edilebilmektedir. Afganistan’da normalleşmenin hızla sağlanması için kitlelerle sağlıklı iletişim ve diyalog kurulması şarttır. Mevcut imkanlar çerçevesinde bakıldığında ulemanın, aşiret temsilcilerinin ve kanaat önderlerinin siyasi sürece katılmaları kaçınılmaz bir zorunluluk olarak gözükmektedir.

Ayrıca, savaşın bir an önce sona ermesini sağlamak üzere savaşan kesimler için bir genel af gündemde tutulmalı, ayrılıkçı unsurların mevcut yönetimle sühuletle bütünleşmesi sağlanmalıdır. 


Türkiye
Türkiye kendi topraklarında da terörle mücadele konusunda ağır bedeller ödeyerek önemli deneyimler kazanmış bir ülkedir ve kendi terör sorununun çözümünde önemli mesafe kat etmiştir. Bu konuda iç kamuoyu kadar dışarıdaki uzantıları ve bağlantıları ile ilgili olarak da ciddi deneyimi vardır.

Afganistan ile 1920’li yıllardan itibaren yakın ilişkiler geliştiren Türkiye 6+3 ülkelerinin her iki kanadı ile tarihi, kültürel, ekonomik, siyasi, stratejik ve askeri ilişkilere sahiptir.

Türkiye’nin Afganistan’a komşu altı ülkeden Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile soydaşlık ve kültürel bağları mevcuttur. İran ile doğrudan komşuluk kaynaklı benzersiz tarihi ilişkiler yanında, yoğun ekonomik ve kültürel ilişkilere sahiptir. Pakistan ile kuruluşundan itibaren dostça ilişkilerini sürdürmektedir. Çin ile özellikle son dönemde gelişen ticari ve ekonomik ilişkiler yanında siyasi ilişkiler devam etmektedir. 
Coğrafi ve kültürel konumu Türkiye’nin Batı ile doğu arasında dünyanın başka hiçbir ülkesinde görülmesi mümkün olmayan özgün ilişkiler geliştirebilen yegane ülke konumuna gelmesini sağlamıştır.

Türkiye son yıllarda, Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh ilkesi ile uyum içerisinde başta komşuları ile sıfır problem politikası, İsrail-Filistin ve Bosna-Hersek ve Sırbistan arasında barış adına arabuluculuk girişimleri olmak üzere pek çok alanda barışı destekleyen yoğun bir diplomatik faaliyet içerisindedir.

Bu bağlamda Afganistan’da çatışan taraflar arasında da arabuluculuk yapabileceğine dair güçlü bir inanç bulunmaktadır. Hatta Türkiye’nin son yıllarda bu yönde girişimlerde bulunduğu yönünde bilgiler bulunmaktadır. Türkiye hem Doğulu, hem Batılı ülkelerle sahip olduğu tarihi, siyasi ve kültürel deneyimler nedeniyle her iki tarafın duyarlılıklarını ve taleplerini en iyi bilen yegane ülke konumundadır.

Türkiye sahip olduğu diplomasi kültürü sayesinde Afganistan’daki yerel unsurlarla Batılı ülkeler arasında arabuluculuk yapma ve onları makul bir noktada buluşturma konusunda gerekli donanıma sahip tek ülkedir. Daha fazla kan dökülmesini engellemek, bölgeye güvenlik ve istikrarı getirip sadece bölge için değil enerjinin ve ticari malların sorunsuz transferi konusunda tüm dünya için arzulanan bir atmosferin yaratılabilmesi için Türkiye vazgeçilmez bir konumda bulunmaktadır.

Türkiye hali hazırda Afganistan’da TİKA gibi resmi kurumlar ve sivil toplum örgütleri Afgan halkının dostluluğunu kazanmak için bir takım faaliyetler yürütmektedir. Bu faaliyetler Afgan halkının modernleştirme çabalarına duyduğu kuşkunun azaltılmasında önemli bir işlev görmektedir.

Afgan halkı nezdinde kabul edilebilir bir imaja sahip olan Türkiye NATO’nun bir üyesi olması ve ABD ve AB ile üst düzey ve nitelikli ilişkileri nedeniyle BM ve NATO gibi uluslararası örgütlerin Afganistan’daki faaliyetlerinin kolaylaşmasına ve barış yönünde mesafe alınmasına göz ardı edilemez katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin Afganistan’daki yapıcı faaliyetlerini sürdürmesi, sadece Afganistan bölge ülkeleri için değil, tüm ilgili taraflar, hatta tüm dünya için büyük bir ehemmiyet arz etmektedir. 

Türk Askerlerinin Afganistan’da fiili operasyona katılmamış olmaları, buna karşılık Afgan/Taliban savaşçıların Türk askerini hiç hedef almamış olmaları Kamu Diplomasinin ve kimlik yakınlığının uluslararası ilişkilerde ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Türkiye Afganistan ile resmi olarak ve Afgan unsurlarla SSCB’ye karşı mücadelede geliştirmiş olduğu iyi ilişkilerin korunması için ve Afganlar nezdinde Müslüman Türk imajının zedelenmemesi elinden gelen tüm çabayı göstermiş ve bunun karşılığını almıştır. Öte yandan, Türkiye Afganistan’a komşu olan ülkelerin hemen tümünün gözünde olduğu kadar batılı dostları nezdinde de görece iyi bir imaja sahiptir. Çatışmanın taraflarınca kullanılan söylemlerin tümünü en iyi biçimde anlama, anlamlandırma ve yönlendirme kapasitesine sahiptir. Türkiye, yeterli kredi verilmesi halinde, orta noktanın bulunmasında ve bir uzlaşının sağlanmasında son derece önemli roller oynayabilir.

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC