2. Uluslararası Balkan Kongresi Başkan Şensoy’un Açılış Konuşması
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 24.4.2009
2. Uluslararası Balkan Kongresi Başkan Şensoy’un Açılış Konuşması

2. Uluslararası Balkan Kongresi | TASAM Başkanı Süleyman Şensoy’un Açılış Konuşması | 24.04.2009, Tekirdağ

 

Sayın Valim, Milletvekillerimiz, Tekirdağ Belediye Başkanımız, Namık Kemal Üniversitesi Rektörümüz, diplomatik misyon temsilcileri, Balkan ülke­lerinden gelen değerli konuklarımız ve tüm katılımcılar kongremize teşrifleri­nizden dolayı teşekkür ediyorum.

Kongrenin gerçekleşmesinde büyük emekleri geçen Tekirdağ Valisi Ay­dın Nezih DOĞAN'a,Tekirdağ Belediye Başkanı Op. Dr. Adem DALGIÇ'a, Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nizamettin ŞENKÖYLÜ'ye, kongrenin koordinatörlüğünü üstlenmiş olan TASAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı E. Büyükelçi Murat BİLHAN'a, koordinatör yardımcısı TASAM Balkanlar uzmanı Caner SANCAKTAR'a ve emeği geçen diğer tüm arkadaş­larımıza teşekkürlerimi sunarım.

Kongre'nin başlangıç günü olarak 24 Nisan tarihinin seçilmiş olmasının Türkiye açısından önemli bir nedeni var. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Balkan Kongresi'ni ülkemizde topladığı tarih 24 Nisan'dır. Dolayısıyla, hem 2008 yılında düzenlediğimiz 1. Uluslararası Balkan Kongresi'nin hem de bu yılki 2. Uluslararası Balkan Kongresi'nin açı­lış gününü 24 Nisan olarak belirleyerek Kongremize sembolik bir anlam yük­lemiş olduk. Atatürk, bir Balkan şehri olan Selanik'te doğup büyümüş ve ha­yatının önemli bir bölümünü Balkanlar'da geçirmiştir. Doğduğu ev ise halen Selanik'te bir müze evi olarak muhafaza ediliyor.

Balkan coğrafyası çok köklü tarihsel birikime sahiptir. Osmanlı İmpara-torluğu'nun kuruluşunda ve gelişiminde önemli bir yeri vardır bu coğrafyanın. Osmanlı İmparatorluğu çatısı altında aşağı yukarı 500 yıl Balkanlar'da ortak bir yönetim gerçekleşmiştir. Bu bağlamda Balkan ülkeleri ve milletleri arasın­da güçlü bir tarihsel ortak miras söz konusudur. Türkiye olarak Balkan coğraf­yası ile tarihten gelen çok derin kültürel, sosyal, ekonomik ve politik bağları­mız mevcuttur. Akraba ve kardeş topluluklarımız Balkan devletlerinin güven­cesi altında bölge ülkelerinde yaşamaya devam ediyorlar.

Balkanların çok güçlü müteşebbis ruhu ve kapasitesi var. Bu müteşebbis ruh ve kapasite doğru yönetildiği zaman çok olumlu gelişmeler kaydedilebil-mektedir. Fakat yanlış yönetildiği zaman da bu müteşebbis ruh ve kapasite çok büyük acılara ve yıkımlara neden olabiliyor. Bu iki durumu zaman zaman Balkan coğrafyasında gördük ve yaşadık.

1. ve 2. Balkan Kongrelerini düzenlerken ana eksenimiz "kamu diploma­sisi" anlayışıdır. Son yıllarda uluslararası ilişkilerde kamu diplomasisinin öne­mi büyük ölçüde arttı. Ülkeler arası ilişkilerde ve devletlerin dış politikaların­da kamu diplomasisi her geçen gün daha fazla rol oynamaya devam ediyor. Nitekim ABD, dünyadaki bütün diplomatik misyonlarını kamu diplomasisi merkezleri olarak yapılandırmayı amaçlıyor ve bu yöndeki çalışmalarını baş­latmış bulunuyor.

Özel ekonomik sektör, sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları, üni­versiteler, sportif ve kültürel kurumlar kamu diplomasisinin başlıca aktörleri­dir. Bu aktörler arasında kurulan ilişkiler devletler arasındaki ilişkileri yakın­dan etkilemektedir. TASAM olarak, Türkiye'nin diğer ülkeler ve bölgeler ile ilişkilerine kamu diplomasisi bağlamında katkı sağlamaya çalışıyoruz. TA­SAM gibi düşünce kuruluşlarının artması Türkiye'de kamu diplomasisi anla­yışının ve faaliyetlerinin yerleşip gelişmesi açısından çok önemlidir.

Balkan ülkeleri olarak zaman zaman ilişkilerde sorunlar ve sıkıntılar ya­şamaktayız. Bu sorunlar ve sıkıntıların yanlış anlamalardan ve önyargılardan kaynaklandığını düşünüyorum. Balkan ülkeleri arasında kamu diplomasisinin geliştirilmesi bu yanlış anmaları ve önyargıları bertaraf edebilir ve bölge ülke­leri arasındaki ilişkileri geliştirebilir.

Günümüz dünya sistemi çok kutuplu bir yapıya doğru hızla eviriliyor. Bu süreç yeni fırsatlar yarattığı gibi yeni tehditleri de doğruyor. Bu bağlamda, bir­birimizi daha iyi anlayıp daha güçlü ilişkiler kurmamız, hem resmi hem de si­vil kanatlarda etkileşim içinde olmamız, yeni fırsatları en iyi şekilde değerlen­dirmek ve yeni tehditlerin üstesinden gelmek için büyük önem arz ediyor.

Balkan ülkelerinden Slovenya, Bulgaristan ve Romanya Avrupa Birli-ği'ne katılmış bulunuyorlar. Diğer Balkan ülkeleri ise Avrupa Birliği'ne gir­meyi amaçlıyorlar. Avrupa Birliği de Balkan ülkelerinin tamamını kendi bün­yesine dahil etmeyi amaçlıyor. Fakat Avrupa Birliği'ne entegrasyon süreci içe­risinde bazı problemler ortaya çıkıyor. Bu problemlerin aşılması ve Balkan coğrafyasının Avrupa Birliği'ne sağlıklı biçimde entegre olabilmesi için bölge ülkeleri arasında işbirliği ilişkilerinin geliştirilmesinde büyük fayda ve gerek­lilik olduğunu düşünüyorum.

Bu bağlamda kongrenin bölge ülkeleri arasında işbirliği ilişkilerinin ge­liştirilmesine katkı sağlayacağını umuyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.

 

 

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC