21. Yüzyılın İlk Yirmi Yılında Yapacağımız Tercihler Yüzyılın Kalanında Nerede Olacağımızı Belirleyecek
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 11.12.2009

TASAM Başkanı Şensoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin AB süreci ve Mardin’de ikincisi düzenlenen "Türkiye-Avrupa Forumu" hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dünyada kamu diplomasisi anlayışının gelişmeye başladığını belirten Şensoy, devletlerin, uluslararası rolü azalarak sadece karar alıcı konuma geçmeye başladığını söyledi.

Şensoy, devletin aldığı kararların uygulanabilmesinin üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve düşünce kuruluşlarının ilgili coğrafyada ne kadar etkin ve güçlü olduğuna bağlı olduğunu kaydetti.

"II. Türkiye-Avrupa Forumu"nun neden Mardin’de yapıldığı sorusu üzerine Şensoy, Türkiye’de uluslararası ilişkiler kültürünün ağırlıklı olarak İstanbul’da icra edildiğini kaydetti ve bu kültürü Anadolu’ya taşıyarak Mardin’in bir model oluşturmasını istediklerini vurguladı.

Şensoy, Anadolu’da düzenlenen birçok uluslararası etkinlik olduğunu, ancak bunların genelde teknik konular üzerine yoğunlaştığını, bu tarz bütün Avrupa’yı ve Türkiye’yi ilgilendiren stratejik bir konunun Mardin’e taşınmasının önemli bir tercih olduğunu kaydetti.

Avrupa’dan gelen konukların kentin sosyo-ekonomik olgularını yerinde gördüğünü ifade eden Şensoy, Mardin’in birçok kültürü yüzyıllardır barındırarak barış ve huzur içinde yaşamasını, "Avrupa projesinin bir mikro modeli" olarak nitelendirdi.

TÜRKİYE - AB
Şensoy, "Türkiye’nin AB sürecini artık AB’nin belirleyeceğini" söyledi ve "AB’nin son iki yıldır etkili olan küresel mali kriz yüzünden içe kapanarak depresyona girdiğini ve Türkiye’nin, AB’nin depresyondan çıkmasını beklediğini" belirtti.

Avrupa’nın karar verme sürecinde girdiği depresyonun uzun sürmemesini ümit ettiklerini vurgulayan Şensoy, sürecin uzun sürmesi durumunda iki taraf için de (Türkiye ve AB) olumsuz neticeler çıkacağını kaydetti.

"21. yüzyılın ilk yirmi yılında yapacağımız tercihler, yüzyılın geri kalanında nerede olacağımızı belirleyecek" diyen Şensoy, "Türkiye’nin AB’ye ne kadar uygun bir aday olduğunu defaten söylememesi gerektiğini, tarafların bunu karşılıklı algı ve diyalogla anlaması gerektiğini" ifade etti.

Türkiye’nin son zamanlarda yürüttüğü Orta Doğu’daki diplomatik atak ve komşularla sıfır problem politikasının Türkiye’nin AB sürecine bir etkisi olup olmayacağı sorusunu yanıtlayan Şensoy, "bazı AB ülkelerinin bu konuya ideolojik bakarak, Türkiye’ye karşı öfke ve duygusallığını kontrol edemeyip Türkiye’nin görmüş olduğu çok boyutlu ilgiden rahatsız olduğunu" kaydetti.

Şensoy, Türkiye’nin son dönem dış politikasına sağduyuyla bakan AB ülkelerinin Türkiye dış politikasını anladığını belirtti ve şunları söyledi:
"Hiçbir ülkenin çok kutuplu şekillenen dünya sistematiği içinde tek boyutlu politika yapmak gibi bir lüksü yok. Bu intiharla eş anlamlıdır. Türkiye’nin sadece AB merkezli bir dış politika izlemesi, orta ve uzun vadede Türkiye’nin intiharı demektir. Hiçbir ülke bu riski almaz."

Türkiye’nin küresel mali krizde gelişmiş ülkelerden büyük oranlarda ticaret hacmi ve ihracat siparişi kaybettiğini belirten Şensoy, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin ve sermayesini genişletmesinin ihracattan başka ciddi bir alternatifi bulunmadığını, dolayısıyla Türkiye’nin bu alternatif bölgelerde de ekonomik olarak büyümeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC