İsrail ile Son “Bir Dakika”
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
İsrail ile Son “Bir Dakika”
Türkiye ve İsrail Haziran ayının son haftasından beri ilişkilerde normalleşmeye doğru adım adım ilerliyor. Henüz söylendiği gibi, karşılıklı temsilde büyük elçi düzeyine geri dönülemedi. Ancak zaten bozulmayan ekonomik ilişkilere, şimdi  doğal gaz ticaretinden, tarım teknolojileri işbirliğine uzanan geniş bir aralık içinde yeni umutlar eklendi. Bu umutlar, Ban Ki-moon’un ifadesi ile “bölgesel istikrarın sağlanması için de umut işaretleri”.


Dereyi Görmeden  Paça Sıvanır mı?

Dere yakındaysa neden olmasın! Karşılıklı yakınlaşma arzusunun temelinde, özellikle karlı Akdeniz doğal gaz ticareti, genellikle de büyüyen güvenlik riskine karşı işbirliği düşüncesi bulunuyorsa, zaten bugüne kadar atılan adımlara ilaveten ulaşılan yeni evre makuldür.

İsrail, Mavi Marmara olayı nedeni ile hissettiği üzüntüleri zaten açıklamıştı. Geçtiğimiz hafta  itibarı ile de 20 milyon Dolar’lık tazminatı, Adalet Bakanılığı hesabına yatırmış olması, bundan sonra herhangi bir olumsuz gelişme olmazsa, ilişkilerin rayına yeniden oturacağı konusunda önemli bir merhale kat edildiğinin göstergesi oldu bile.


Shimon Perez’in Mirası

Tazminat bedelinin ödenmesi ile, Shimon Perez’in vefatının aynı zamana rastlamasının özel bir anlamı var mı bilmiyorum. Ama bir Polonya’lı göçmen olarak, geçmişinde büyük acı anılar olan Perez, ülkesine her kademede hizmet eden bir insandı.  Üstelik, vatanının selameti için,  önce bir “şahin” ken, ömrünün son 20 yılında hep bir “barış güvercini” olmayı ve şu gök kubbede hoş bir seda bırakmayı tercih etti. Dolayısı ile bıraktığı siyasi mirasta, İsrail ve Filistin barışının sağlanması arzusu var.

Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) 2015 den bu yana genel sekreteri olan Saib Erekat, CNN International’ın  kendisi ile yaptığı mülakatta, Perez’in  ona, “Saip, eğer barış müzakereleri için harcadığımız  5 dakika, bir çocuğun ölmesine engel oluyorsa, müzakerelere devam edilmelidir” dediğini söylerken, Perez’in ölümünden dolayı duyduğu üzüntüyü gizlemeye çaba göstermiyordu.


Arafta “Bir Dakika”

Evet, Shimon Perez, hayatının son yıllarında, kendisine ne zaman sorulsa, “iki devletli bir çözüm”ün, zor, ama bir o kadar da, hatta daha fazla, bir  zorunluluk olduğunu ifade etmekten çekinmiyordu. O etrafını çevreleyen şahinlere karşı güçlü ve yaşlı kalbi yumuşamış bir güvercin olarak gözlerini kapadı.  Zaten yaşam ile ölüm arasında geçen o kısa arada, o son “bir dakika” veya daha az bir zamanda, geride kalanlara son arzusunu bırakabildi ise, bu Filistin Devleti için bir umut bence.

Bu umut bile İsrail- Türkiye ilişkilerinin geleceği için bir ivme. Çünkü Türkiye, “bir dakika” değil, her an, her dakika, Filistin için, Filistin halkı için hakkaniyetli bir çözüm istiyor.
 

Yine de Ticaret ve Siyaset Birbirine Karışmasın

Bu arada, siyaset ile ticareti karıştırmaktan iki taraf da ve özellikle Türkiye uzak durmalı. Hele ilişkiler normal akışına dönsün, iki ülke ticareti mütevazi değerleri aşıp, şöyle 10 milyar dolarlık bir hacme ulaşsın; Ürdün-İsrail doğal gaz ortaklığı, hem Akdeniz havzasındaki Mısır gibi başka ülkeler için, hem Türkiye ve Türkiye üzerinden Batı Avrupa için  özendirici olup, yaşama geçirilebilsin, bundan eminim Filistin halkı ve müstakbel bir Filistin devleti de nasibini alabilecektir.


Geleceğin Vaad Ettiği Umut

Aradan geçen 6 uzun yıl içinde, ufak tefek sinir bozucu anlar oldu. Ama devletler kin gütmez ve karşılıklı menfaatler doğrultusunda işlere bıraktığı yerden devam eder.

Evet, İsrail ile bir koltuk krizi yaşandı. Evet Türkiye, Perez’e  o “bir dakika”da neler söyledi, neler! Ama unutmayalım, İsrail, Knesset’in Eğitim, Kültür ve Spor Komitesi’nin Ermeni soykırımı teklifine bile itibar etmedi ve  ilişkileri daha fazla germedi. 31 ülke tarafından kabul edilen bir tasarıyı, meclisinden geçirmedi. Bu İsrail’in Türkiye’nin hassasiyetlerine verdiği önemi göstermesi olarak değerlendirilmelidir.
 

Tabii Bir İhtimal Daha Var

Tabii bu arada bir ihtimal daha var. Süresi dolmak üzere olan Başkan Obama, gider ayak, Perez’in hassasiyetini düşünüp, son sözlerini de bir dünya mirası olarak kabul ederek, Birleşmiş Milletler kararına (Birleşmiş Miletler  Genel Kurulu’nun  29 Kasım 2012 tarihli 67/19 sayılı kararı) koyduğu veto’yu kaldırır ve Bağımsız Filistin Devleti’nin kuruluşu için gereken yeşil ışığı yakarsa, bu da İsrail-Türkiye ilişkilerine aydınlık bir yön verir.
 
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC