Brexit: 23 Haziran 2016’ya Doğru Obama ve ABD Faktörü
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 25.4.2016
Brexit: 23 Haziran 2016’ya Doğru Obama ve ABD Faktörü
Bu Birleşik Krallık’ın (BK) ilk Avrupa referandum girişimi olmayacak. 1975 yılında, yani topluluğa katılmalarından tam iki yıl sonra da böyle bir girişimde bulunup, o zamanki adı ile Avrupa Ekonomik Topluluğu’ndan (AET) yol yakınken ayrılmak istemişti. Ama o tarihte İşçi Partisi Hükümeti’nin Başbakanı olan Harold Wilson, kabinedeki bölünme yüzünden bu işi askıya almıştı. Şimdi de her kafadan yeni bir ses çıkıyor. Onun için bakalım David Cameron 23 Haziran’a az bir zaman kala, ne yapar? Ben burada ABD’nin ve özellikle Başkan Obama’nın tavrının önemli ve etkili olduğunu sürpriz gelişmelerin olabileceğini düşünüyorum.


Brexit’ten Ne Bekleniyor?
 
Britain (Britanya) ve “exit” (çıkış) sözcüklerinin birleşiminden oluşan “Brexit” İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasını ifade etmek için kullanılıyor.
 
Ben Brexit ile ilgili referandumun hep dört temel nedeni olduğunu düşündüm. 1. İskoçya bağımsızlık hareketine karşı gösterilen tepki ve bunun Brexit tehdidi ile önünü kesmeye çalışmak; 2. Zaten AB ile Para Birliği ve Schengen gibi bağları olmayan Birleşik Krallık’ın, AB pazarı ile ilgili  yeni tavizler kapmasını sağlamak; 3. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (Transatlantic Trade and Investment Partnership -T-TIP) anlaşmasında, tam da coğrafi konumuna uygun bir aracı rolü üstlenmek; 4. TTIP aracılığı ile ABD’ye, AB’nin geri kalanına göre daha yakın olmanın yollarını hazırlamak ve özellikle güvenlik açısından bundan daha fazla yararlanmak. Şimdi bunları biraz daha yakından inceleyelim.
 

İskoç Bağımsızlığının Önünü Tamamen Kesmek
 
1.6 milyon seçmenin oy verdiği 2014 Referandumunda İskoçya ufak bir fark ile birlik içinde kalmaya karar verdi. Yine de İskoç Ulusal Partisi (SNP) var olduğu sürece bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilecek ve “daha fakir ve bağımsız” sloganları ile Birleşik Krallık’tan kopma,  ama AB’deki yerini koruma girişimleri yine ses getirecektir. Ama ya BK bütün bunlardan önce AB’den ayrılmak için girişiminde bulunursa ve o da bunu gelecek gündemlere malzeme olarak kullanmak üzere depoya koyabileceği niyetini gösterirse, belki bu sadece İskoç bağımsızlığının değil,  BK içindeki tüm ayrılıkçı girişimlerin oluşumuna son verir.
 

AB’den Yeni Tavizler Koparmak
 
BK’ın, AB’den bazı istek ve talepleri var. Bunların başında Euro’nun Avrupa ve AB’deki tek para birimi olmadığının kabulü ve BK’ın Para Birliği’ne katılma konusunda herhangi bir yeni taleple karşılaşmaması gelmekte. Bu yolla BK, hem AB mali birliğine de katılmama, hem de kriz dönemlerinde şirket kurtarma operasyonlarına zorlanmama  konusunda da güvence istemekte. Ayrıca, AB’nin malum “rekabet gücü arttırma” konu ve ısrarı ile ilgili ek yüklerden ekonomisini masun hâle getirmeyi talep etmekte. Göç ve göçmen konusunda BK’ın talepleri sadece Orta Doğu ve bölge dışı göçleri değil, aynı zamanda Baltık Cumhuriyetleri başta olmak üzere Doğu Avrupa’dan olacak göçlerin sınırlandırılması ile ilgili. Bu konu ile ilgili dört yıllık bir sınırlama talebi var BK’ın. Çünkü, BK ekonomisinin özellikle, bu göçlerle birlikte gelen sosyal yardım ve hizmet taleplerini karşılamakta zorlandığı ifade edilmekte.
 

Ulusal Egemenlik ile İlgili Israrlı Talep
 
BK’ın egemenlik hakları ilgili konu ise, “her zamankinden daha yakın bir AB” düşüncesine olan tepkiden kaynaklanıyor. BK’a göre AB daha ileriye gitmemeli ve Brüksel aşırı müdahaleden artık vazgeçmeli. Bunun dışında BK’ın çok ayrıntılı yeni talepleri de var. Bunların başında hizmet sektörleri ve dijital sektörlerle ilgili olarak uygulamada olduğu düşünülen ticaret engellerinin kaldırılması, buna mukabil, Londra’nın korunması ile ilgili olarak yeni bir düzenlenmenin yapılması. BK, AB’nin ortak bir ordu ve polis kuvveti kurması fikrine de karşı. Galiba BK çok vitesli, gevşek bağlardan yana. Ulusal Parlemento’ların önemi hiç bir zaman göz ardı edilmemeli düşüncesinde. Zaten West Minister başlı başına bir demokrasi modeli tezahürü ve uygulaması olduğuna göre, bu adeta bir tescile tabi olmalı ve müdahaleden imtina edilmeli.
 

Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’nda ABD’nin En Yakınında Olmak
 
TTIP iddialı bir proje. ABD ile AB, standartları yüksek bir ticaret ve yatırım tasarımında anlaşılabilir ve kapsamlı bir anlaşmayı hayata geçirmeyi istiyor.  Obama bunu özellikle, kökü çoğu kez eski kıtadan gelen Amerikan ailelerinin, şirketlerinin, işçilerinin, çiftçilerinin AB’ye artan bir şekilde girmesi için istiyor. Hani Amerikan kıtasını İngiliz ve İskoçlar nasıl 1600’lü yılların başından itibaren kolonize etmeye başlamışlarsa, şimdi ABD’nin de tekrar eski kıtaya yeniden dönmesi zamanının geldiğini düşünüyor olmalı.
 
Tabii ABD 2. Dünya savaşındaki Avrupa çıkarması ve savaş sonrası dönemin gelişmeleri ile hızını eski kıtada alamamıştı. Bu tarihin bu dönemecinde ABD için olduğu kadar AB için de  büyük bir fırsat diye düşünülebilir. TTIP, 13 milyon yeni Amerikan ve AB insanına iş vaat eden bir düzenleme olarak takdim ediliyor. Ama ABD, AB’nin ve AB dışında kalan Ukrayna gibi ülkelerin işsizlerini dalga dalga almaya hazır olmalı. TTIP, emek hareketlerini kapasamaz demeyin. Kapsasa da kapsamasa da, merak etmeyin o hemen emek göçü artarak kervana katılır. Çünkü ABD hâlâ iş cenneti olarak algılanıyor. Öyle olmasa bile BK,  işte bu tasarımda ABD’ye daha yakın durmak istiyor. Ama TTIP nin öncelikli amacı, ABD’nin uluslararası rekabet gücünü arttırmak, iş ve büyüme sağlamak. Obama’nın da kaygısı dolayısı ile ne İngiltere, ne de AB. Onun asıl iddiası, barış misyonu ile AB’yi etki alanına daha fazla alabilecek olan ABD.
    

Hem Ziyaret, Hem Ticaret, Hem Veda ve  Aba Üstünden Gösterilen Sopa

Obama BK’ı yeni ziyaret etti. Bu,  Kraliçe’nin  90. yaş gününe de yakın bir ziyaretti.  Obamaların yaptıkları bir dizi seyahatte, bir başka uğrak noktasıydı Londra.  Herkese veda da etti yedi ay içinde görevinden ayrılacak olan Obama ve Michelle.

Minik prens George’a tahta bir at hediye ettiler. Prensin bu attan düşmemeyi öğrenmesi önemli tabii. Çünkü yakında gerçek ata binmeye başlayacaktır. Bornozlu Prens ile resimler pek şirindi.

 Ama BK’a fazla ayrıcalık sözü vermediği gibi, Aba Üstünden Sopa da Gösterdi Obama. Tatlı tatlı umutlarını kırdı Brexit destekçilerinin. “Eğer ayrılırsanız” dedi, “öyle hemen bir ABD-BK ticaret ortaklığı beklemeyin”. “Biz BK’lı bir AB ile görüşmeleri sürdürdük. Anlaşmayı da BK’lı bir AB ile hayata geçirmek planı yaptık”. Bu işler ciddi işler. Pilavdan dönerseniz, Kaşığınız kırılabilir.

“Biz büyük bir ticaret blok’u ile anlaşma yolundayız. Küçülen parçalanan bir yapı ile işimiz olamaz” mesajı verdi. BK’ın AB için önemine dikkat çekti. Bu AB etkisini sadece arttırır. AB’siz bir BK ve BK’sız bir AB ise, attan düşmüş, eşeğe binmiş birer süvari gibi olur izlenimi verdi. ABD için ikisi bir arada önemli diyerek, Brexit’in önünü kesmeye, AB’nin de BK’ın isteklerine kulak vermeye çağrıda bulundu. BK’taki etki olumlu gelişti. “Ayrıl” kampanyasının doruğunda, “ayrıl” oyları anketlerde bir anda % 39’dan % 24’e düştü. Bu işler elit projeler. Halklar manipülasyona hep açık.
 
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC