Obama’nın Şemsiyesi

Yorum

Obama’nın Küba ziyaretinde dikkat edilecek çok şey vardı. Bu seyahatle, Obama’lar, Amerikan halkına yıllarca uzak durdukları bu adanın ailecek gidilebilecek güvenli bir ülke olduğu izlenimini vermeye çalıştılar. ...

Obama’nın Küba ziyaretinde dikkat edilecek çok şey vardı. Bu seyahatle, Obama’lar, Amerikan halkına yıllarca uzak durdukları bu adanın ailecek gidilebilecek güvenli bir ülke olduğu izlenimini vermeye çalıştılar.


“Şans Kapıyı Kırınca”

Seyahatlerine kayınvalide de katılınca, aklıma Ferhan Şensoy’un komedisi geldi. Ama Obama, Küba’da Raul Castro’ya benzediği  için değil, Kuba’lılar için vaad ettiği umut dolayısı ile merak ve coşkuyla karşılandı.  Obama, Küba’ya kötü şansın kapısını kırmaya, iyi şansa kapı aralamaya gitti. Raul Castro ile belki de tek ortak noktaları bu. Cografi olarak çok yakın olan iki ülkeyi, tarihin mengenesinden kurtarıp, iktisadi ve siyasi olarak yaklaştırmak isteyen iki lider, 2009’dan bu yana sistematik olarak sürdürdükleri çabalarla bugünlere geldiler.


Havana’nın Havası

Küba halkı sevecen ve güleç, Havana’da hava ise çoğu zaman yağmurluydu. Obama mecburen şemsiye ile dolaştı. Üstelik koca siyah şemsiyeyi hep kendisi taşıdı. Bu bana 1950 li yılların Türkiye’sinde gördüğüm mütevazi politikacıları hatırlattığı için, hayret etmedim. 4. caddedeki kasaptan kendisi et almaya gelen bir maliye bakanını ben çok iyi hatırlarım. Ama bugün insanlar böyle bir şey görse dudakları uçuklar. Oysa benim çocukluk hafızama yerleşmiş böyle bir kaç tane fotoğraf karesi var.

Bazıları Obama’nın şemsiyeyi aynı zamanda eşi Michelle’i de yağmurdan korumak için tuttuğunu  görünce, “demek başkan olunca, şemsiyeyi bile kendin taşıyacaksın” diye düşünebilir.  Oysa belki Obama, tarihi değiştirmek için gittiği Küba’da hem tevazuun ne denli büyük bir erdem olduğunu, hem de mağrur olmanın değil, insanlığa hizmet eden iş yapmanın önemli olduğuna da vurgu vurmak istemiştir.


Tarihi Değiştirmek

Obama 2009’da iktidara geldiğinde Amerikan halkına “Ümit ve Değişim” (“Hope and Change”)  sözü verdi. Demek ki değişim sözünü, barış misyonu ile Küba’ya da uzatmaya ve Küba için de ümit olmaya karar vermiş. Tarihi arkasında bir barış mirası bırakarak değiştirmek, Obama’ya nasip oldu. Ne mutlu. İran ile barış ve normalleşme, Küba ile normalleşme ve barış. Kasım 2016 seçimlerine şunun şurasında ne kaldı? Ama Obama, biraz gevşetilse de Küba’ya karşı hâlâ uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılması için Kongre’ye öneri gönderdi bile. Şimdi top, çoğunluğu Cumhuriyetçi partiden olan kongrede. Ya tutar  ve gereğini yapar veya golü yemiş olurlar. Çünkü Obama’nın girişimi, önümüzdeki Amerikan seçimlerinde, demokrat parti adayına, Hispanik Amerikalıların oylarını kazandırma fırsatı da veriyor.
  

“Soğuk Savaşın Enkazını Gömmek”

Raul Castro ile birlikte yaptığı konuşmada bunu söyledi Obama. “Soğuk savaştan geriye ne kaldı ise, birlikte gömelim, ilişkilerimizde yeni bir sayfa açalım” dedi. Tarihi bilmenin, ama tuzağına düşmemenin önemine dikkat çekti. Şimdi bu yakınlaşmanın Küba için ne anlama geldiğine bakmak lazım.

Mali işlemler kolaylaşırsa, Küba ithalatta, nakit ekonomisi kurallarından kurtulacak. ABD’de yaşayan Küba asıllı Amerikan vatandaşları, Küba’ya para transferi yapabilecek. Küba’yı ziyaret eden turist sayısı artacak. Deniz ve hava taşımacılığı kurallarla işleyecek ve kolaylaşacak. Günlük karşılıklı uçak seferleri başladı bile. İhracatının artması da Küba’yı dünyaya, trans-Atlantik ekonomik alanına entegre edecek.


“Aileleri Birleştirmek  Kupkuru bir Siyaset Değil” Mesajı

Sürgündeki Kübalılar ve onların çocukları için, ne kadar önemli bir adım bu! Onlar kaybettikleri vatana yeniden kavuşacak ve belki çifte vatandaşlık hakkından yararlanacaklar. İnsanlar için, Küba’nın know how’ından da yararlanacak, ortak projeler yapılacak. Ebola ve HIV Aids ve Zika virüsü ile birlikte savaşılacak. Obama Castro’ya özgür düşünceden korkmamasını öğütlerken de insanı düşünüyordu. Karayipler’in bu en büyük adası ile köprü kurmayı planlarken, insanların iyiliği için, ekonomik eşitsizliklerin azaltılması için, Küba’nın kalkınma hamlesi için neler neler yaplabileceğini de dile getirdi Obama. Hem de Raul Castro ile birlikte söyledi bunları. Üstüne üstlük kanunlar önünde insanların eşitiği ve insan haklarına da değinerek Küba’nın yumuşak karnına dokundu. Raul Castro’da Guantanamo’yu ABD’nin mutlaka Küba’ya yeniden bırakması gerektiğini söyledi.


“Umut  Kendi Hayatınızı Kazanabilmekle Başlar”(“Hope begins,“with the ability to earn your own living”)

Obama gençlere böyle söyledi Küba’da. Bunu söyleyerek artık Küba’nın bir emir komuta ekonomisi olmaktan çıkıp, serbest teşebbüse soluk aldırması ve bunun için gerekli reformalara başlamasını beklediğini belirtti. Zaten normalleşmeden Küba’nın ne kadar yararlanacağı, gerçekten de ekonomisini ne kadar ve ne kadar zaman içinde libarelleştirmesine, hukuk sitemini ve her türlü alt yapısını küresel standartlarda modernleştirmesine bağlı.

Bu nedenle, bir taraftan ABD Kongresi “şimdi biz ne yapacağız?” diye başını kaşırken, bir taraftan da Küba bütün bu reformaları yapacak ki, Obama’nın başkanlık süresinin bitimine bir kaç ay kala diktiği tohumlar yeşerebilsin.

O Küba’da barışa bir şemsiye açtı. Misyonu kavga değil, uzlaşma olan Obama’yı tarih eminim çok iyi anacak.
 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263