Soruların Gölgesinde Suriye Ateşkesi?

Makale

Suriye’de ateşkesin 27 Şubat’ta başlaması konusunda anlaşıldığında dair açıklamalar yapılıyor. Savaşın iki küresel kutbu ABD...

Suriye’de ateşkesin 27 Şubat’ta başlaması konusunda anlaşıldığında dair açıklamalar yapılıyor. Savaşın iki küresel kutbu ABD ve Rusya bu konuda irade koyduklarını ifade etmekteler. Bu manada uzun hikâyede tünelin ucu görünmüş gibi olsa da kafalarda hala istifham düğümleri dolaşmakta.
 
Bu barış sürecinin kimin garantörlüğünde ve hangi somut kriterlerle yapılacağı başlıca mesele.  Bu noktada Rusya ve ABD barış dışında tutulan PYD’ye karşı nasıl bir tavır takınacaklar; DAİŞ’le mücadele bahanesiyle oradaki statükoyu genişletme çabaları devam edecek mi?
 
Diğer bir mesele ise ateşkes şartlarında DAİŞ bahane edilerek bazı yerlerde gayrı meşru saldırılar vaki olursa bunu kim nasıl tetkik edecek. Vekaletçiler bahane edilip ateşkes bozulacak mı? Ya da hibrit savaş bu manada şekil değiştirerek devam edecek midir? Bu manadaki münazaalı hallerin denetimini kim yapacaktır? Dolayısıyla DAİŞ münasebetiyle ÖSO ve Suriye halkının elinden alınan mücadele vekaletçiler eli ve bahanesiyle sürdürülmeye devam mı edecek?
 
Bu noktada Beşşar ESED’in ateşkesi kabul ettiği noktasında açıklamalar basına yansıyor. Bu da diğer bir RUS-ABD ortak yapımı simülasyon olabilir mi? Esed barışı ya da ateşkesi kabul ile makul davranan taraf rolüyle ortaya çıkarken içeride provoke edilen unsurlar karşılık vermek durumunda kaldığından “bakın gördünüz mü bunlar terörist barış ortamını istemeyenler belli oldu alın işte denirse” ne olacak? Ateşkesi kabul ediyoruz, ama terörist gruplara misilleme hakkımız saklı şeklindeki açıklamalar bile işin nereye gideceğini göstermez mi?
 
DAİŞ ve el-Kaide unsurları bahane edilerek Suriye’de kurulacak statüko içine Suriyeli bazı gruplar katılamazsa; mesela Türkmenler bunlar Nusracı gibi damgalar vurularak ötekileştirilmeye çalışılırsa bunun müeyyidesi ne olacak? Yani DAİŞ Suriye gündemini domine edip yönlendirme de yerel ve küresel aktörler için araç olmaya devam edecek midir?
 
Bu noktada ateşkes bütüncül bir Suriye kavrayışına mı hizmet edecek yoksa bölgesel sınırlar içinde herkes kendi yerini koruyarak IŞİD unsurlarına karşı toplu bir mücadele yerine mevzi çatışmaların IŞİD bahanesiyle sürdüğü bir kördüğüme mi şahit olunacak?
 
Bu bakımdan bu ateşkes Türkiye’nin Suriye’de aldığı tutumun gelecek Suriye manzarasına yansımasında ne derecede anlamlı olacak? PYD bu noktada neye evrilecek. DAİŞ ile mücadele ne yollarla sürecek ve bu ateşkes ortamının sürdürülebilirliğine ne kadar etki edecek? Esed rejimi PKK misüllü PYD’yi bağrına basarsa Suriye parçalanmasa bile uzun sınırımızda kırılgan bir hal oluşmaz mı?
İran - Rusya tandemindeki rejim ve PYD gibi vekâletçi unsurların DAİŞ bahanesiyle ve sair sebeplerle mızımayacağını ne garanti edebilir?
 
Daha önce bir yazımızdaki kısmı önemine ve ateşkesin anlamlı bir hale evrilmesindeki yerine binaen aynen iktibas ediyoruz: Son dönem diplomasi tarihinde Avrupa, Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde iç çatışmalar nedeniyle zayıflayan veya çöken devletlerin meselelerini çözümde ‘geçiş diplomasisi’ veya ‘ihtilaf sonrası yeniden inşa’ diplomasisi denilen yeni bir tarz kullanılmaktadır.
 
Bugün Suriye çökmüş (failed) bir devlet yapısı vardır. Bu diplomasi yöntemine göre, sahada güvenlik operasyonları düzenlemek ilk aşama olarak görülür. Bu bakımdan Suriye içinde gelişmeleri kontrol altına almak, müzakereleri sürdürebilir kılmak adına çöken yapının yeniden kurulması adına güvenlik operasyonları, IŞİD ve PYD gibi unsurların Suriye’nin bütünlüğüne zararlı yapılanmaları ve bu yoldaki gayretleri sınırlandırıldığı ya da tamamen ortadan kaldırıldığında ancak ikinci aşama olarak yeni bir yönetimi oluşturmak konuşulabilir. Akabinde ise ülkede geniş katılımı temsil edebilecek olan-Irak’taki durum bu bakımdan karamsarlığa yol açıyor- seçim reformu yapmak gereklidir. Bu yolla normalleşme ve yeniden ülkenin işleyebilir bir yapıya kavuşması sağlanabilecektir. Irak veya Libya’daki gibi dâhili harici unsurlar bu süreci baltaladığı sürece ve şiddetin sürmesi halinde gerçek ve nihai bir barış söz konusu olamayacaktır. Bütün bunlar sonrasında ise savaş suçlarını tespit edip yargılama mekanizmasını kurmak gelecektir.
 
Bu arada akla gelen bir ihtar: Almanya vesilesi ile I. Dünya harbine girdik, Von Papen ve benzerleri ile Almanya bizi II. Dünya harbine sokmaya da çalıştı ama başaramadı bir üçüncüsü için Suriye sınırı Odesa olmasın Yavuz ve Midilliler ansızın çıkıp gelmesi ne alaka mı bilmem alakalı demedim ki…
 
Ahlakın politikaya baş eğdireceği bir zaman gelir mi meçhul lakin ateşkes ilanı umut verici olmasını dilediğimiz bir süreci başlatır dilendiğindeyiz, lakin sorular sorulmadan da durmuyorlar işte.
 
Suriye’nin geleceğinde yaşananlar bir yönüyle Türkiye’nin müstakbelindeki bazı gelişmeleri de doğuracağı için bu soruların cevapları hayati derecede önem taşıyor.
 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3265 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3265