Keskin Dönemeçlerde Manevra Kabiliyeti
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 15.2.2016
Keskin  Dönemeçlerde Manevra Kabiliyeti
Türkiye ve İsrail’in sahip olduğu ortak bir özellik bu. Geçmişe sünger çekmek ve yeniden başlamak. Yavaş yavaş, ısına ısına, görünürde pazarlık yapa yapa yeniden başlamaya  çalışmak.


Altı Yıl Önce, Altı Yıl Sonra

Aslında Türkiye-İsrail ikili ilişkilerinde fazla değişen bir şey yok. 1996 serbest ticaret anlaşmasından sonra, Filistin ile olan ticaret de dahil olmak üzere toplam ticaret hacmi, 3.5 milyar Dolar’a kadar çıkmıştı. 2009 da indiği 1.5 milyar Dolar değerinden  2014 de, 2.92 milyar Dolar’a çıkmasını başarı olarak kabul etmemizin nedeni, gergin siyasetin, ekonomik çıkarları etkileyememesi oldu. Yoksa aslında o alanda fazla bir ilerleme olduğu söylenemez. Ama Türkiye – İsrail ekonomik ilişkileri oldukça sofistike malların alınıp satılmasını kapsadığı için de önemli. Hala değeri sembolik bile olsa bu keyfiyet, ikili   ilişkilerde  “ekonomik açıdan karşılıklı bağımlılığı” göstermesi nbakımından önemli. Sanırım zaten bu özellik, bugün gelinen dönemeçteki keskin manevrayı kolaylaştıran bir etken. Doğal bir atlama taşı.

Tabii altı yıl sonra bölgenin altı üstüne geldi. 2003 den sonra bir kez daha bölge dışı aktörler, sınır boylarında ve Akdeniz’de.  Rusya Akdeniz’de, NATO Akdeniz’de, neredeyse Çin bile Akdeniz’de. Özellikle Suriye krizinin kutuplaştırdığı Türkiye-Rusya ilişklileri, şimdi Türkiye ve İsrail arasında yeni bir fırsat yaratma istidadında.İki ülkenin yapması gereken şey, hazırda duran basamağa çıkıp, yeni bir tırmanma şeridi yakalamak. Zaten yapılmaya çalışılan da bu.


Mustar Durumda Olan Sadece Türkiye mi?

Hayır değil. Elbette şu veya bu şekilde Rusya ile soğuyan ilişkiler, önümüzdeki kış Türkiye’nin doğal gazı başka bir kapıdan almasını gerektirebilir. Kazakistan uzak ve Çin ile anlaşmalı, Türkmenistan Rusya evet demezse satamaz. Suriye’nin müttefiki İran acaba ne yapar? Katar gazının getiririlmesi zor ve güzergah konusunda yeni yeni siyasi çıkmazlara girilebilir. O halde en uygun çözüm İsrail’den gaz almaktır.

Ama önemli bir rezervin üzerinde oturan İsrail de bu zenginliği kullanılabilir hale getirmek için müşteri bulmak ve çıkarmak zorundadır. Aradaki yol kısa, boru hattı maliyeti düşüktür. İşte size bir başka karşılıklı bağımlılık fırsatı. Türkiye gazı bir başka alternatif kaynaktan almak, İsrail ise çıkarıp satmak zorundadır ki ekonomik bir değer üretsin. Arada mutabakata erişilmesi gereken konular engel değildir. Tam tersine özellikle Gazze ile ilgili olanlar, Gazze’ye fayda getirirse, İsrail’in üzerindeki siyasi külfet de hafifler. İşin içinde iki ülkenin aynı ağırlıkta mücbir ihtiyacı var ise, mustar durumdan çıkmanın yolu uzlaşmaktır. Gördüğüm kadarı ile heyetler zaten bunu bulmaya çalışıyor.
 
 
Ama Engeller Yok mu?

Türkiye ve İsrail, yakın geçmişteki nahoş deneyimlerine rağmen şimdi uzlaşmaya çok yakın olabilir.  Ancak gelişmelere ilk engel jeoteknolojik olacaktır. Şöyle ki Kıbrıs karasularının aşılmasını gerektiren ve görece olarak daha pahalı boru hattı, işi biraz uzatabilir..Burada bir başka siyasi denklem bu jeoteknolojik durumu zorlaştıracak gibi gözükse bile bence potansiyel engeller arasında en masum olanı budur. Çünkü tahmin edilebilir bir engeldir bu.

Ama bence Türkiye-İsrail yakınlaşmasının bu aşamasına asıl tepki, artık Akdeniz’de tam teçhizat bulunan Rusya’dan gelebilir. Türkiye bunu hesap etmek zorundadır. Gasprom’un İsrail gazı üzerine gösterdiği hassasiyeti değerlendirmek zorundadır. Bu potansiyel zorluk, Türkiye-İsrail gaz ticaretinin maliyetini arttırabilecek bir zorluktur.

Bir başka zorluk ise,  Doğu Akdeniz’de eşi menendi görülmemiş bir işbirliği örneği olarak karşımıza çıkan Kıbrıs-İsrail-Mısır münhasır ekonomik alan belirlemesi(delimitation ve exclusive economic zone) anlaşmaları imzalanırken onları uzaktan izleyen Türkiye’nin o kadar zaman ayak sürümesinden kaynaklanabilir.Ama bu iki ülke arasındaki bu “karşılıklı bağımlılığı”, ilişkilerin bu dönemecinde, keskin manevrayı kolaylaştıran bir mücbir neden olarak gören Türkiye için aşılamayacak bir engel değildir.


Filistin de Olaya Verimkar Yaklaşmalı ve Destek Vermeli

Bakalım, temasların seyri ne gösterecek, kimlerin sesi en yüksek çıkacak, kimler tekere taş koymaya çalışacak. Eğer Türkiye ve İsrail arasında bir boru hattı doğal gaz ticareti açısından bir kapı aralarsa, bundan Filistin(Gazze) de yararlanacaktır. Bu nedenle onların da özellikle kendileri için çırpınan Türkiye’ye yardımcı olmaları ve yeni çatışma alanları yaratmamaları önemlidir.    
 
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC