Orta Vadeli Program Hedef mi? Temenni mi?
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 13.1.2016
2016-2018 Orta Vadeli Programı açıklandı. Önce bu konuda mazruftan ziyade zarf ile ilgili bir hususa dikkatinizi çekmek isterim. Her yıl açıklanan ve gelişmelere göre yeniden gözden geçirilen bu esnek program, her şeyden önce bir perspektiftir. Avrupa Birliği için “Mali Perspektifler veya Mali Çerçeve”(Financial Perspectives-Financial Framework) olarak açıklanan ve 7 yıllık bir dönemi kapsayan hedeflemenin Türkiye koşullarına uyarlanmış bir uygulaması ve uyum süreçleri ile gelen bir zorunluluğudur.
 
AB Mali Çerçevesi ile Orta Vadeli Programların Temel Farkı

Ancak AB için bu belge bir bütçe tasarımıdır. Türkiye için henüz böyle bir yetkinlik kazanmamıştır. AB için özellikle Euro alanının geçirdiği tüm krizlere rağmen 7, Türkiye’de ise hala 3 yıllıktır. Bununla birlikte evdeki hesap çarşıya uymayınca bir değil bir kaç sefer revize edilmektedir. AB için Avrupa Parlamento’sunun da onay sürecinden geçirilen “Mali Çerçeve”ye karşılık, Türkiye’nin Orta Vadeli Programı sadece hükumeti ilgilendirmekte, Büyük Millet Meclisi’nin eshamesi okunmamaktadır.
 
Uzlaşma Değil, En İyimser Yaklaşımla Bilgilendirme

Yani AB için Mali Perspektif bir uzlaşmayı,  bizde açıklanan belgeise uzlaşmayı değil, iyimser bakış açısı ile bilgilendirmeyi, eleştirişel bakış açısı ile “ben yaptım oldu” yu temsil etmektedir. Bütün bunlardan da öte, AB deki en son örneği ile 2014-2020 “Mali Çerçevesi”nde olduğu gibi, yıllık AB bütçesi, bu  uzun vadeli bir bütçe perspektifi ile uyumlu olmak zorundadır. Yani çok yıllı (multiannual) bir persepektif vardır. Ama yıllık AB bütçesi de tüm koşullarda, aşamalı süreçlerle hazırlanır ve benimsenir. Biz bütçe ve bütçe denetimlerini çoktan tozlu raflar arasına koyduk. Ama Orta Vadeli Programları, bir tören havasında açıklıyoruz.     
 
Bizimkisi Üçer Yıllık Öngörü mü?

Ben burada öngörü yani tahmin ile hedefi ayırmalıyım. Her ikisinde de aslında rakamlar konuşur. Ama tahminlerin daha az iyimser olduğu dönemlerde, hala sadece üç yıllık olarak ortaya koyabildiğimiz programda biz siyasi vesayetin ağırlığını görüyor, destekli veya desteksiz rakamları, hedef diye açıklıyoruz. Oysa hedef, “biz enflasyon ve işsizliği düşüreceğiz; büyümeyi yükselteceğiz” diyebilip, bunların alt başlıklarındaki ayrıntılara girebilme basiret ve iradesini ifade eder. Kontrol edilemeyen, endojen(içsel) ve exojen(dış kaynaklı) sanşsızlıklardan kaynaklanan öngörü sapmalarını, “programı revize ediyoruz”biçiminde sunmak ise bize daha pragmatik geliyor.
 
Siyaset Mümkün Olanın Sanatı. Hedef ise Çaba Gerektiriyor

O halde açıklanan belge, geçici bir öngörü. Mümkün olabileceğin tevazusu ile, siyasi iştihanın abartılı vaadi arasına sıkışmış rakamlar bunu yansıtıyor. Yani  hedef değil. Çünkü aslında hedef  ulaşmayı istediğimiz ideal rakamları ve seviyeleri yansıtmalı. Yüreklerdeki aslanlara hitap etmeli, gerçekçi ama yürekli olmalı.
 
Şimdi gelelim 2016-2018 Orta Vadeli Program’ın hedeflerine, Sayın Bakan Şimşek vuzuhatle açıkladı. Gerçekçi gibi sunulan yıllık enflasyon rakamları, düşen petrol faturalarına rağmen yüksek. “Çekirdek”i çıkarırsak, etli kısmın gerçek enflasyonu yansıtmadığını kargalar bile biliyor. Biz manşet enflasyon diye bir şey uydurduk. Gördüğümüze bile inanmıyoruz.
Büyüme rakamlarında belirtilen artışlar, enflasyon öngörüleri ile at başı olunca, ister istemez enflasyonist büyüme tehlikesini öngörüyor. Dönemsel olarak son çeyrekten devir olan %14 lük sınai büyümenin sırrını, yine “yık, hafriyat curufu kaldır ve yap” ta gördüğüm için, bırakınız tarım sektörü ile ilgili olarak görmek istediğim feyzi görememiş olmama, diğer sanayi alt başlıklarında bile göremediğim öngörü beni el yordamı ile karanlıkta ilerleyeceğiz hissine kaptırıyor. 
 
Dış konjonktür objektif nedenlerle ve sübjektif nedenlerle olumsuz. Kapanan piyasalara karşı, ihracatla büyümeyi sürdürmek söz konusu olursa bu mucize olur veya mucize gibi sunulur. Algı operasyonu Orta Vadeli Program’ın bir parçası tabii.
 
Tasarruf Artışı ile İlgili Öngörü Var mı?

Borçlanarak büyümenin sınırlarında olmak, tasarrufları arttırıp yatırıma dönüştürememenin çilesi. Burada bir öngörü göremedim. Yabancı yatırım gelmezse, yine kamu projeleri ile büyüyeceğiz veya öyle gözükeceğiz. Kamu finansmanı nereden temin edecek? Zamlı vergiler, harçlar, maliyenin başvurduğu kaynak. Dış kaynak bulmak 2016-2018 arasında öncesinden daha zor olabilir. Ama kaynak tahsisi artışları enerji bakanlığına cömert davranmışsa, kamu enerji yatırım harcamalarında artış öngörüsü görüyorum. Ya olmazsa? Ne yapalım sağlık olsun. Ama emniyet bütçesindeki artış, bana terör ve asayiş sorunu öngörüsü çağıştırıyor. Milli Savunma bütçesi ile ilgili bir vurgu olmaması, askeri vesayet ile ilgili bir öngörü vermiyor. Ama iç ve dış güvenlik sorunlarının 2016-2018 programına  damga vuracağını düşündürüyor.
 
Temenniler Kursakta Kalmasın

Hedef değil, öngörü demiştim. Ama iyimser rakamlarda bir temenni var. Dileğim siyasi temennilerin, ülkenin iktisadi kursağını tıkamaması, hedefleri daha açık bir şekilde, büyüme çıtasını yükselterek ortaya koyabileceğimiz düzlüklere çıkılabilmesi. 
 
İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC