Batı Siyasi İslâm Projesinin İflas Ettiğini Anladı Mı?
Dr. Nejat TARAKÇI, Jeopolitikçi ve Stratejist
Dr. Nejat TARAKÇI, Jeopolitikçi ve Stratejist
Yayın Tarihi : 17.11.2015
Batı Siyasi İslâm Projesinin İflas Ettiğini Anladı Mı? İflas tabiri; çalışan veya işleyen bir proje veya sistemin verimliliğini veya amacını kaybetmesi nedeni ile artık sistemin temeline veya bedenine zarar vermesi anlamına gelmektedir. Bu projenin adı Siyasal İslam Projesidir. Projenin fikir babası 1996’da yayınlanan Medeniyetler Çatışması kitabının yazarı Samuel Huntington’dur. Medeniyetler Çatışması, 1990'lı yıllardan itibaren uluslararası ittifak ya da ihtilaflarda belirleyici olan unsurun politik ya da ekonomik ideolojiler değil, medeniyetler olmaya başladığını ve 21. yüzyılda da bu trendin devam edeceğini ifade eden bir tezdir. Huntington bu tezini ilk olarak 1993 yılında Foreign Affairs adlı akademik dergide yayınlanan bir makalesinde ele almış, ardından da 1996 yılında çalışmasını genişleterek kitaplaştırmıştır.

Aslında bu tezin gizli amacı, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası kurulması planlanan Neo-Liberalizm veya Küresel Ekonomik Sistem adlı yenidünya düzeni için gerektiğinde güç kullanımını meşrulaştırmaktı.  İki kutuplu dünyada Batı ve Sovyet sistemi dışında kalan çok farklı ekonomik sistemlere ( sosyalist, komünist, karma ekonomi vb.) sahip birçok ülke vardı. Ancak yeni sistemde buna izin verilemezdi. Tüm dünya tek bir ekonomik sistem içine alınacak ve Batı merkezli Finans-Kapital Sistem, dünya ekonomisini kontrol altında tutacaktı. Sisteme girmeye direnen veya sisteme aykırı politikalar (Amerikan dolarından çıkma, takas usulü ticaret, stratejik kuruluşların muhafaza ve korunması, banka ve sigorta şirketlerinin milli konumda kalması, milli savunma sanayisi kurma vb. gibi) izleyen ülkeler önce ekonomik, ticari ambargo ve kısıtlamalarla, bu mümkün olmadığı takdirde askeri güç kullanılarak sisteme sokulacaktı.
 
Siyasal İslam ve Küresel Ekonomik Sistem
Küresel Ekonomik Sistemin tasarımcıları açısından Avrupa’daki Sovyet eskisi ülkelerin sistemle bütünleşmesinde bir sorun yaşanmadı. Çünkü bu ülkeler uzun süreden beri içinde bulundukları kapalı ekonomik sistemden çıkışlarından o kadar mutlu idiler ki, nasıl bir sömürü düzeni ile karşı karşıya kaldıklarını çok geç anlayacaklardı. Ayrıca bu ülkelerin hiç birinin sisteme direnecek jeopolitik ağırlıkları yoktu. Asıl sorun İslam coğrafyasında ve Ortadoğu’daydı. Bunun iki temel nedeni vardı; Birincisi bu ülkelerin çoğu petrol zengini ülkelerdi, ikincisi yönetimlerin çoğunluğunu Batı ve Amerikan karşıtı milliyetçi idareler oluşturuyordu. Sisteme sorun yaratan veya yaratacak potansiyel İslam ülkeleri şunlardı; Türkiye, İran, Irak, Suriye, Libya.

Yazının tamamını okumak için lütfen aşağıdaki bağlantıyı kullanınız.


İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC