Pasifik’te Ticaretin On İki Havarisi: TPP ve ABD

Yorum

Trans Pasifik Ortaklığı, ufuktaki yeni bir ticaret bloku gibi görünse bile, yeni bir tasarım olmaktan çok, Pasifik Okyanusuna kıyısı olan ülkeler arasında, bugüne kadar kifayetsiz kalan tüm eski ortaklıkların yerini alma iddiasında olduğu için önemli. ...

Trans Pasifik Ortaklığı, ufuktaki yeni bir ticaret bloku gibi görünse bile, yeni bir tasarım olmaktan çok, Pasifik Okyanusuna kıyısı olan ülkeler arasında,  bugüne kadar kifayetsiz kalan tüm eski ortaklıkların yerini alma iddiasında olduğu için önemli. Başkanlık süresi boyunca, dünyaya kapsamlı bir barış projesi sunma iddiasında olduğunu göstermeye çalışan Obama, TPP yi elbette misyonunun tamamlayıcı bir cüzü olarak takdim edecek. Orta Doğu’daki ABD basiretsizliğini, Pasifik’teki iyi niyetli girişim ile telafi etmeye çalışarak, bir sene sonraki Amerikan seçimlerinde partisine prim kazandırmaya çalışacak. Ama iş bu kadar basit değil tabii.

ABD Pasifik’te Oyun Kurucu mu?
ABD nin en coşkulu vatan şarkısında, “Tanrının tüm nimetlerini, üzerine saçtığı, denizden, parlayan denize uzanan topraklar” dan bahsedilir. Bu bağlamda, ABD her zaman kendini “Tanrının ülkesi” olarak tanımlar ve bunu, İncil’deki 72/8 sıra sayılı “mezmur”a bağlamaktan asla çekinmez. Bu durum Kanada içinde böyledir. Ancak ABD nin tarihi boyunca karşılaştığı en büyük tehdidin, Pasifik’ten gelmesi, bu ülkeyi “parlayan deniz” e karşı çok daha duyarlı hale getirmiştir. Dolayısı ile muhtemel yeni tehlikeleri önceden karşılamak için işlevsel Pasifik ortaklıkları kurmak, ABD için önemlidir. Bu açıdan öncü rolü üstlenmesi de ABD yi Pasifik’te önemli bir oyun kurucu ve yönetici haline getirmektedir.
 
Ayrımcılık Kime Karşı?
Şimdi ilk tasarımlanan biçimden çok daha sınırlı oyuncunun katıldığı bir TPP görüyoruz. Ufacık tefecik bazı ülkeler artık TPP klübünde gözükmüyor. Ama Güney Kore de ortalarda yok. Çin ise tamamen dışlanmış durumda. Haydi Güney Kore önce izlesin, sonra  beğenirse katılsın diyelim. Ama Çin bu tasarımın dışında isteği hilafına kaldıysa, ben TPP yi muhtemel bir Çin tehlikesine karşı kurulan ve daha çok siyasi içeriğe sahip bir oluşum olarak görürürüm. Yine de bu beni TPP nin ekonomik cesametini ve sağlayacağı ek ekonomik yararları düşünmekten alıkoymaz.
 
TPP den Beklenen Yarar Nedir?
Aslında hala ABD de bile tereddütler var. Ama dünya ticaretinin % 40’ına hükmeden 12 ülke, eğer aralarında 18.000 münferid gümrük tarifesini kaldırmayı başarırsa, ciddi bir karşılıklı bağımlılık sağlar ve bununla da kalmaz, ticaret maliyetlerini bir hayli düşürür diye bir iddia var. Zaten bu yüzden TPP ye son 20 yılın en önemli çok taraflı anlaşması gözü ile bakılıyor. Yine de topu topu 12 ülke. Bunun 28 ülkeli AB nin yanında eshamesi mi okunur? Üstelik bir para birliği tasarımı bile yok. Nasıl olsun ki? Hem Euro alanı iyi bir örnek değil? Hem de böyle bir niyet zaten yok. Olamaz da.

On iki Serbest Ticaret Havarisi
ABD ve müzakereleri yürüttüğü onbir ülke, bir mutasavver ticaret alanının arkasında yürümeye çalışıyor. Öncelikler sınai mal ticaretine odaklanmış durumda. Ama hem tarım ticareti, hem de hizmet ticareti de konuşuluyor, tabii karşılıklı yatırımlar da. Sanki bunlar GATT, WTO, APEC ve diğer oluşumlarda hiç konuşulmamış gibi.  Tabii çevre ve emek standard’ları açısından küresel normlarının kısıtlamalarına sadık kalınılacağı açıklanıyor. Ticaretin 12 havarisi, adeta su üzerine yürümeye çalışıyor. İşleri zor ve onama süreçleri ile elleri de bağlı. Üstelik anlaşmazlık çözümleri ile ilgili çalışmalarda herhangi bir yeni öneri henüz ortaya çıkmış değil.

İnan ve Yürü”
Genellikle anlatılan bir güldürü vardır. Oniki havari Hazreti İsa’nın peşinden, Galile gölünün üzerinde yürümeye başladığında, kuşkucu Tomas, ikide bir Petros’a suların hızla yükseldiğini, böyle devam ederse boğulabileceğini söylüyormuş. Buna karşılık Petros’dan her seferinde aldığı cevap, “inan ve ilerle” oluyormuş. Artık bir noktada göğsüne kadar  suya batan Tomas, bir kez daha tehlikenin yakın olduğunu  Petros’a hatırlatınca, yine “inan ve yürü” cevabını almış almasına. Ama bu defa Petros, Tomas’ın kulağına eğilip, “tanrı aşkına sen neden hepimizin yaptığı gibi kayalara basarak ilerlemiyorsun ki?” demiş. Zor işi başarmak  için yöntem göstermek gerekir. Yoksa bırakın koskoca  Pasifik’i, TPP projesi bir avuç suda bile boğulabilir. Ama işte ABD bir şekilde oniki ülkeyi ikna etti gibi.

Pasifik’te Kayalar Üzerinde Yürünür mü?
Şimdi Pasifik’te serbest ticaretin, 2025 yılına kadar dünya ekonomisine 223 milyar Dolar’lık bir itici güç sağlayacağı söyleniyor.  Şimdilik  12 üyelik tasarımdaki her bir üyenin de kaşığına daha büyük bir pay düşeceği, özellikle küçük üyelerin bundan daha büyük bir yarar sağlayacağı açıklanıyor. Yol gösteren pek yok. Ama bu küçük grupta bile kuşkucu “Tomas”lar çok.  Ya Çin? Açıkçası, ortaklığa doğru,  üzerinde yürünecek kayalıklar bulunsa bile,  bence Çin, yüzüne karşı  sırt dönülüp yürünecek bir ülke değil. Ya Çin’i de bir şekilde işin içine katmalılar veya Çin en azından Japonya’yı kayalıklar, kayalıklar (Senkaku veya Diaoyu) diye daha çok taciz eder.
 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263