Bir Başka Hasta Dev

Yorum

Başta Asya’dakiler olmak üzere piyasalar iki gündür Çin ile yatıp Çin ile kalkıyor. Dünya’nın son yıllarda iki numaralı ekonomisi haline gelen dev adamın aldığı beklenmedik kararların etkileri tartışılıyor....

Başta Asya’dakiler olmak üzere piyasalar iki gündür Çin ile yatıp Çin ile kalkıyor. Dünya’nın son yıllarda iki numaralı ekonomisi haline gelen dev adamın aldığı beklenmedik kararların etkileri tartışılıyor.

 Yavaş Atın Tekmesi
Çin’in dünyaya açılması yavaş ve temkinli oldu. Rusya Federasyon’unun aculluğunu izlemedi. Bu nedenle de dışa açılma hamlesi, modernizasyon ve ikinci, üçüncü dalga sanayileşmesi ile uyum içinde gerçekleşti. Evet kıyı kentleri ve özellikle birleşmeden sonra Hong Kong ile ülkenin kuzey ve doğusu arasındaki büyük uçurumlar, eşitsizlik ve dengesizlikler izale edilemedi. Ama öyle veya böyle Çin dünya ekonomisinin, hem de vurduğunu oturtan bir ekonomisi haline geldi. Üstelik bunu topu topu 25 yıl içinde yaptı. Tek gözü açık uyuyan dev uyanmıştı. Yakın tarihlere kadar dünyanın İran gibi  hala dışa kapalı ülkelerine bile ilham kaynağı olan Çin, bu günlerde makbul bir sepete koydurma gururuna henüz erişemediği para birimi ile bir şaşırtmaca oynuyor.   
 
“Sepet Sepet Yumurta, Sakın Çin’i Unutma”
Dünyanın zaten Çin’i unutmasına imkan yoktu. Gelin görün ki bir kaç yıldır, dünya ticaretinde ve mali sisteminde ulaştığı yere ve ısrarlı tutumuna rağmen, Çin IMF nin üzerinden tüm mali işlemlerini (kredi verme) gerçekleştirdiği SDR yani Özel Çekiş Hakları sepetine alınmaya layık görülmedi. Bunda Madam Lagarde’ın kuşkulanılan kaprisinden çok, Çin’in petrol, hava taşımacılığı ve on-line perakende ticaret gibi (Ali Baba etkisi) dünyanın belli başlı piyasaları üzerindeki fiili ve muhtemel etkisinin rolü var. Ama asıl önemli olan galiba Çin’in devlet istatistiklerine duyulan güvensizliğin IMF ve diğer uluslararası kuruluşları üzerinde bıraktığı ikircikli izlenimin karardaki etkisi.

“Düşmez Kalkmaz Bir Allah”
Yaklaşık bir ay önce bir şeylerin iyi gitmediği belli olmuştu. Beklenmedik şekilde Çin piyasaları ve peşine taktığı bir dizi Asya piyasası çöküverdi. “Köpük söndü” dendi. O halde bir “varlık enflasyonu” ve aşırı spekülasyon, piyasaların rotasını, üretimden çok tüketime hızla kaydırmaya başlamıştı. Olabilir. Bu tür konjonktürel veya arızi düşüp kalkmalar artık sıradan haberler. Bugün yerlerde sürünen piyasalar, ertesi gün yine şaha kalkabiliyor. Kağıtlar havada uçuşuyor. “Sular bulanmadan durulmaz” derler ya! Çin piyasaları da sonra duruldu. Ekonomik “paparaziler” yine, FED kararları, İran yaptırım ve yatırım potansiyellerinin peşin düştü. Zaten 2015 in ilk yarısının aşıldığı bir dönemde, Çin yine %7 gibi istikrarlı bir büyüme sergilemeye devam ediyordu. Sınai büyüme hala %6.8 ile bunu sağlayan en büyük ivme, %2.3 yıl sonu enflasyon beklentisi, durgunluk çarkına düşmeyecek işlerin güvencesi, %5.3 işsizlik oranı  ise her ülkenin gıpta ile baktığı bir rakamdı.
 
“Paralar, Açılmasın Aralar”
Hatta hatta muazzam bir ticaret dengesi fazlası ve Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının %3 ü civarında seyreden bir cari işlemler fazlası vardı. Ama olanlar oldu. Çin’in iddiasına göre Temmuz ayında ülkenin ihracatı %8.6 oranında azaldı. İstese de istemese de, dış talebe bağlı bir hale gelen Çin ekonomisi, bunun denge bozucu etkisine bir fren çekmek istedi. Ağustos başından bu yana sessiz sessiz ve ufak oranlı değer kayıpları yaşayan Yuan’ı, Çin Merkez Bankası, Salı gününden beri bir dizi devaluasyona tabii tutmaya başladı. Oysa göstergelerine bakarak kendisinden Yuan’ın değerini yükseltmesi ve ithalata daha fazla kapı aralaması isteniyordu. Şimdi Çin dünyayı hayrete düşürerek tersini yapıyor. İhracatı ucuz, ithalatı daha pahalı hale getirerek, “pahalı Dolar(ve diğere paralar), ucuz Yuan” politikasını belirsiz bir süre sürdüreceği izlenimi veriyor. Yuan faiz oranları %3 civarında. Şimdi konu tabii ki “ne olacak” sorusuna düğümleniyor.

Ne Olacak Dersiniz?
Herşeyden önce, anlaşılan bir şey var: Ya Çin istatistikleri doğru değil. Yani dev adam hasta veya Çin dünya ile inatlaşıyor. Aslında her ikisi de doğru. Çin’in istatistiklerinin biraz şişirildiği konusunda ciddi kuşkular hep vardı. Ama inatlaşması için de her neden var. Bir kere şu anda askıya alınmış olsa bile, Çin, Trans- Pasifik Ticaret ve Yatırım müzakerelerinin dışında bırakılmış, bunu hiç içine sindirememişti. Rusya ile ardı ardına imzaladığı prestij anlaşmalarının bile bunu telafi etmesi sözkonusu olmadı. Neyse ki TPPT anlaşma henüz gerçekleşmedi  ve bence gerçekleşemez de. Bir de tabii Yuan SDR sepetine alınmadı. Çin buna da epey içerledi. Hem dünyanın iki numarası olacaksın hem de paranın yüzüne bakılmayacak. Olur mu böyle şey?

Gelelim Japonya’ya, tabii Yuan’ın seri devaluasyon’larının en fazla aradaki “sorunlu deniz”in ötesini etkilemesi beklenir. Ama Japonya, ucuz Çin ithalatından kendini iyi koruyabilecek gelenek ve aletlere sahiptir. Zaten parasal genişleme yapıyordu, devam eder ve Yen değerini dengeler.

Kazın Ayağı  FED ve Çin ilişkisi; Çin Farklı
Ya ABD ne yapar? Orada kazın ayağı başka gibi. Kesin olmamakla birlikte faiz arttırma işaretleri veren FED, elbette bir çok yeni sanayileşen ülkeye olduğu gibi ve hatta daha çok Çin’e, sermaye kaçışı tehdidi oluşturuyordu. Şimdi ABD önce daha çok rekabet gücü kazanan Çin mallarına karşı alacağı önlemleri düşünmek zorunda. Ayrıca zaten Yuan devaluasyonu ile  yükselen, ve FED kararlarının, bırakın vukunu, şuyuu ile bile daha da yükselecek olan Dolar değerinin ABD'ye nelere neler yapabileceğini hesaplaması gerekiyor. Çin’in seri devaluasyonları FED kararını biraz daha öteler mi? Emin değilim. Bu tamamen ABD enflasyon, istihdam ve perakende ticaret verilerine bağlı olacaktır.

Türkiye için Söylenebilecek Tek bir Şey
Türkiye’ye gelince, Çin’le olan ticaret hacmini sık sık böbürlenme vesilesi yapan, ama bunu yaparken, Çin’den yaptığı ithalatın, ihracatını nasıl misli ile aştığına dikkat etmeyen Türkiye, şimdi daha da ucuzlayan Çin ithalatının büyüsüne kapılmayıp, Çin’e karşı kısılacak olan ihracatının derdine düşmeli bence.  Hele ucuz iş gücünden faydalanmak için Çin de mal üretip Türkiye’ye getiren açık göz işadamları ile  Türk cam sanayi gibi müemmen kuruluşlar, hiç ellerini oğuşturmasın lütfen. Başkaları döviz savaşlarını koruma aracı olarak düşünürken, sakın Türkiye’ye bunu yapmayın, sakın.


Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4724 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1100
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3263 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3263