“Gloria all Egitto”(Mısır’ın Şanı) *
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 7.8.2015
“Gloria all Egitto”(Mısır’ın Şanı) *

“Gloria all Egitto”(Mısır’ın Şanı) *

 
Prof.Dr. Sema Kalaycıoğlu
Perşembe günü  2. Suveyş kanalı için açılış yapıldı. Bu El Sisi’nin, hayata geçirmeye başladığı büyük bir projenin ilk halkası.  Akdeniz ve Kızıldeniz arasında uzanan mevcut kanalın genişletilerek, yaklaşık 80.000 kilometre karelik bir alanda, uluslararası taşımacılık önceliğine dayanan bir dev sınai alan haline getirilmesi isteniyor. Yaklaşık 170 km lik eski Suveyş kanalına paralel olarak açılacak yeni kanalın takriben 40 km civarında bir uzunluğu ve derinliği olması tasarımlanmış durumda. Akdeniz ve Hint –Pasifik Okyanusları arasında kolaylaşacağı düşünülen trafiğin önce Mısır ve tabii uzanıp dokunduğu her bölge  için yeni yeni iş, aş, yepyeni bir yaşam alanı ve iyi yaşam fırsatı olması bekleniyor. Abdül Fettah El Sisi, bildiğim kadarı ile başından beri 2. Kanal projesinin münhasıran Mısır’a ait olmasını istiyordu. Geçmişte büyük projelere imza atan seleflerinin pabucunu bu proje ile dama atmak ister gibi bir hali vardı hep.
Mısır’ın Şanlı Projeleri
Asvan barajı çok büyük bir projeydi. Mısır’da zaman zaman gemi azıya alan Nil sularının taşkınlığını denetleme ihtiyacı rivayete göre 11 yüzyıldan beri telaffuz ediliyordu. Ama böylesine büyük bir rüyayı  Mısır’da krallığa son veren Abdül Cemal Nasır gerçeğe dönüştürmeyi başardı.  Asvan barajı, sel denetimi, sulama ve insanların kullanımına su sağlama yanısıra elektrik enerjisi temini açısından Mısır için değerli bir projeydi. Üstelik uzun bir süre dünyanın en büyük barajı olma özelliğini koruyan Asvan’ı inşa ederken, Mısır ne vartalar, ne vartalar atlattı. Bunun için de baraj gölüne Nasır gölü denmesi pek yerinde bir karardı.  Ne var ki Mısır hem finansmanı, hem de teknik desteği dışardan almak mecburiyetindeydi. Nitekim Sovyetler Birliği de dahil olmak üzere Asvan barajının yapılmasına bir çok ülke katıldı.  Bir de tabii Asvan Doğu Afrika’da Mısır lehine gibi gözüken bir su paylaşım tablosu çıkardı ki, Nil’in sularını paylaşan 9 ülke o gün bu gündür birbirlerine hem yakın, hem de kuşkulu bir mesafe ile yaklaşıp durur. Asvan Mısır’ın belki de piramitler ve 1. Suveyş kanalından sonraki en büyük gururudur.
  Enver Sedat’ın en önemli projesi barıştı. O Camp David anlaşmaları ile barışı başardı. Bugün adına faaliyet gösteren Begin-Sedat Center, belki Nasır gölü kadar görünür değil. Ama Sina yarımadasını işlevselleştirecek barış anlaşmasına imza atıp, hayatından olan Sedat, Mısır’a Asvan kadar özenle korunması gereken bir miras bırakmıştır.
Hüsnü Mübarek te şahine benzer yüz ifadesi ile oldukça iddialıydı. Onun Mısır için düşündüğü en önemli proje Batı çölünün sulanması ve Asvan barajının bir kanalı olan Toshka, sulama, tarımsal üretim ve enerji projesiydi. İddia büyük, kaynak az, sömürü dozu yüksek olduğu için projeyi  yolsuzluk çarklarında öğüttü. Yapabildiğini yaptı. Ama adına bir “Mübarek” levhası konamadı.
Suveyş denince Aida’yı Hatırlamak
Bilirsiniz, Suveyş kanalının açılışı şerefine, Hidiv İsmail Paşa İtalyan besteci Giuseppe Verdi’ye bir opera siparişi vermiş ve o zamanki ölçülerle karşılığında külliyetli de bir para ödemişti. Araya giren siyasi engeller, savaşlar derken “Aida” Kahire’ye geçikmeyle ulaşmıştı. Ama tınısı bugün bile hafızalardan silinmeyen aryaları ile, dünyaya gelmiş geçmiş en büyük aşk hikayelerinden birini kazandırmıştı. Özellikle Giza’da dinlenmesine doyum olmayan  Aida operasının baş kahraman
    
Etiopya kralının köle olarak Mısır’a getirilmiş kızı  Aida’dır. Aida’nın uğruna ölümü bile göze aldığı  sevgilisi ise, Firavun’un komutanı ve sevgili kızı Amneris’e damat olarak seçtiği Radames’tir.  Opera’yı bilenler, sonunda Aida’nın Radames’in kollarında öldüğünü hatırlar. Zindan’ın dışında da  Firavun’un kızı Amneris, göz yaşları ile iyi yürekli tanrı İSİS’e sevgilisi Radames için yalvarır.
Ama bu Komutan Radames’in Dönüşü Değil. El Sisi’nin Atağı
Tabii şimdi komutan El Sisi, Radames gibi  safdilli değil. Ketum ve adımlarını temkinli atıyor.   2. Suveyş kanalının  Mısır kaynakları ile yapılmasını isterken, gururun tamamen Mısır halkına ait olmasını istiyor. Kanalın 9 milyar Dolar’a mal olacağı açıklandı. Sisi bunun Kahire Borsası aracılığı ile satışa arzedilen hisselerle karşılanmasından da Mısır için bir ekonomik ivme umuyor. Haksız da değil. Çıkarılan hisselerin bir hafta içinde tükenmesini ise, halkın projeye ve projenin ulusal finansmanına verdiği destek olarak takdim ediyor. İşler toparlanır, dünya ticareti canlanırsa, yatırımı çabuk geri toplayabilirler. Sisi risk üstleniyor. Ama Radames’in hatasını biliyor.
İSİS Başka ISIS(İŞİD) Başka: Mısır Ordusu  Milli Proje ve Yabancı Ortakların Hizmetinde 
Proje milli olmasına milli. Ama yine de arkasında ciddi bir uluslararası destek var. Yaklaşık bir yıl önceden itibaren, İngiliz, Hollanda, Belçika, ABD menşeili kazı şirketleri ile  imzalanan  sözleşmeler var. Ama asıl aktör Mısır’lı Orascom gibi gözüküyor. Emirliklere ait şirketler de harman yerinde. Ve tabii Mısır ordusu tüm gücü ile projenin arkasında.
El Sisi bir Radames değil dedim. Akıbetinin öyle olmaması Mısır için iyi olur. Birinci kanal için bestelenen operada, Radames’i koruması için Amneris’in yakardığı İSİS, Mısır’ın iyi yürekli koruyucu tanrısıydı. Oysa şimdi hem El Sisi’yi, hem de muhtemelen gün ola harman döne adı El Sisi kanalı olabilecek projeyi koruyan Mısır ordusunun korkulu rüyası ISIS yani İŞİD veya DAİŞ. Bu eli kanlı katiller ordusunun şimdi atılım yapmaya çabalayan bir ülkenin geleceğini tehdid etmesine izin vermemek lazım. Mısır Orta Doğu ve Kuzey Afrika için önemli.    
 

Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC