Mısır’ın Güvenliği ABD için Neden Önemli?
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 3.8.2015
Mısır’ın Güvenliği ABD için Neden Önemli? Mısır’ın Güvenliği ABD için Neden Önemli?

Prof.Dr. Sema Kalaycıoğlu
Güvenlik konusu geniş bir yelpaze kapsamında ele alındığından beri, iç güvenlik, sınır güvenliği, askeri ve sivil güvenlik, ekonomik ve mali güvenlik, su, gıda  ve çevre güvenliği kadar bölge güvenliği Mısır için de birbiri ile içiçe geçmiş kavramlar olarak düşünülüyor.

İç Güvenlik Maafiş
Arap Bahar’ının ciddi bir şekilde vurduğu ve insanlarını siyasi akımlar içinde savurmaya devam ettiği Mısır’da, hep korku vardı, hala var. Can ve mal güvenliği güncelliğini bir gün bile kaybetmedi. Halkın güvenliğine amade olması gereken kolluk kuvvetleri Mısır’da öteden beri, halka karşı bir tehdid olarak algılanırdı. Bugün de gözaltında kaybolan insanların artan sayıları ile Mısır devleti iç güvenliği sağlamakta etkinliği zayıf, buna karşılık tehdhiş ile denetim sağlamada etkili görünümünü koruyor. El Sisi yönetiminin, insan hakları karnesi bu açıdan  Mübarek dönemini hiç ama hiç aratmıyor. En büyük korku içeriden dışarıya ve dışarıdan içeriye sızan İŞİD,Selefi ve maalesef bunların destekçisi konumuna düşmüş olan Müslüman Kardeşler ile ilgili olduğu için Mısır sınırlarını aşıp, tüm Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya(MENA) oradan da önce Avrupa’ya, sonra dünya’ya aktarılıyor. Okyanus’ları aşıp Amerika’ya bile uzanıyor

ABD’nin Önceliği    
İşte bu nedenle, ısrarlı insan hakları ihlallerine rağmen ABD, Mısır ile geçtiğimiz Pazar gününden itibaren, altı yıl önce, yani 2009 da  ara verdiği  “Güvenlik” görüşmelerine yeniden başladı.Bu görüşmelerin yazılı ve yazılı olmayan amaçları var. Elbette ilişkileri canlı ve rayında  tutacak araçları da.
Amaçların başında “Mısır’ın askeri kapazitesini yüksek tutmak” geliyor. Bunu göstermek için ABD yeni F16 uçaklarını Mısır’a teslim etti bile. Ancak şunu hemen hatırlayalım ki ABD Mısır ile ilgili bu amacında yanlız değil. Bunu en az ve hatta ondan daha fazla Rusya da istiyor. Geçen Şubat ayında Putin’in Kahire ziyaretini ve El Sisi’ye hediye ettiği sembolik Kalashnikov’u hatırlayalım.  ABD nin teslim ettiği F16 dan önce, Putin Mısır’a 3-5 milyar Dolar’lık bir silah satışı sözü vermişti zaten. Tabii Mısır da, bu en önemli önceliği gözetmede birbirinden farklı düşünmeyen iki ülke ile ilişkileri dengeli tutmaya özen gösteriyor.

Silahlar Kime Karşı?
ABD nin teslim ettiği F16, Rusya’nın söz verdiği hafif ve ağır silahlar, ABD-Mısır Güvenlik görüşmelerinin güvencesi altında hangi hedeflere yönlenecek sorusu önemli. Aslında Rusya ve ABD arasında bu konuda da bir fark olduğunu düşünmüyorum. Sadece sıralama farkı olabilir, o kadar. ABD açısından Mısır güvenliği, MENA bölgesinde İsrail’in güvenliğini de güvence altına alacak  motifleri ön saflara koyuyor olmalı. Rusya’nın böyle bir önceliği ancak başka başka saiklerle olabilir. Sina yarımadasının İslami teröristlerden arındırılması hem ABD, hem Rusya, hem de Mısır için önemli. Bu açıdan ABD-Mısır güvenlik görüşmelerinin değeri, Mısır için olduğu kadar, İsrail, ABD ve  Rusya için önemli. Amaç, adına İslamı karıştıran her türlü odağı, Mısır’ın bölge konumunu kullanarak ateşle yok etmek.

Mısır’ın Bölge Liderliğinin bir kez daha Tescili
6 yıllık aradan sonra başlayan “ABD-Mısır Güvenlik” görüşmeleri, Doğu Akdeniz’de ve MENA bölgesinde Mısır’a atfediln önemin bir kez daha tescilidir. İran’ın dünya sahnesine yeniden çıkmaya hazırlandığı bir süreçte, bölgedeki güç dengelerinin yeniden tesisi ve taşların yerine oturtulması açısından önemlidir. Mısır’ın elinin ekonomik olarak güçlenmesi, istihdam olanaklarının arttırılmasına zemin hazırlayacak yatırımlarla,yoğun nufuslu ülkenin genç insanlarına İŞİD’e katılmaktan daha iyi alternatifler sunulması gerekir.
Güvenlik görüşmeleri, mutlaka ABD nin Mısır’a her yıl yaptığı “koşullu” dış yardımın miktar artışı ile de desteklenecektir. Bir de üstüne aynı kaygılarla Rusya yardımı gelirse, artık Mısır’ın marifetini gözlemek gerekir. Gelen ve gelecek olan  maddi olanakları yolsuzluk çarklarında övütmeden alınacak her arşın yol, Sisi iktidarının başarısı, ülke, bölge ve dünya barışına katkısı  olacaktır.
Enerji Güvenliği hangi Sırada?
Bu sanki ABD için doğrudan olarak büyük bir öncelik gibi gözükmeyebilir. Kendisinin önemli bir petrol ve doğal gaz üreticisi olarak sahneye çıktığı, İran’ın petrol ve doğal gaz ile dünya piyasalarına yeniden tam yol girmeye hazırlandığı bir dönemde, “Doğu Akdeniz Gaz” havzaları ve başta İsrail ve Mısır olmak üzere bölgedeki ülkelerin, aralarında imzaladıkları “münhasır ekonomik bölge sınır anlaşmaları” , ABD nin acil önceliği olamaz. Ancak hem ABD şirketlerinin, hem ali çıkarları açısından Rusya’nın ve nihayet Rusya paydaşlarının gözlerini dört açtığı konuların başında olabilir. Bu bakımdan ABD-Mısır Güvenlik görüşmelerinde, bir şekilde yeralması gerekir.
Daha da önemlisi, Mısır ve İsrail arasında yıllardır varolan ikili doğal gaz ticaretinin bekası,  terör odaklarının hedefi olmaktan çıkarılması,  Sina yarımadasının bu açıdan da  güvenliğinin sağlanması ve nihayet Gazze-Mısır sürtüşmesinin asgariye indirilmesi görüşmelerin sıralamada önemli öncelikleri arasında olmak zorundadır.

Görüşmelerde İkinci Kanal
Şu sıcak günlerde Kerry, Mısır’a eli kolu dolu geldi. F16 lar, helikopterler, saldırı gemileri, zırhlı araçlar ve modern hafif silah sistemleri hep hediye listesindeydi. Ayrıca aynen Putin’in geçen Şubat ayında yaptığı gibi Mısır ordusunu eğitmeye devam sözü verdi. Gözaltındaki yabancı gazeteciler için azıcık sitem etti etmesine. Ama terörism ile mücadelede sadece askeri gücün etkili olamayacağını bildiklerini, bunun için Mısır’ın ekonomik olarak güçlenmesine önem verdiklerini açık açık söyledi. Bu nedenle 2. Suveyş kanalı projesini desteklediklerini de belirtti. Hatta El Sisi’yi bunun için hararetle kutladı.  Perşembe günü törene katılır mı? Yoksa sıcaktan bunalıp kapağı hemen Viyana’ya mı atar  bilemiyorum. Ama görüşmelerde “ikinci kanal” bence hakettiği yeri buldu.
 
Diğer Yazıları
© 2018 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC